• $7,3654
  • €8,968
  • 441.603
  • 1551.57
17 Ekim 2011 Pazartesi

İstanbul'da bir pazar sabahı

İki gündür aralıksız yağan yağmur, dün sabah da devam ediyordu. Yer yer şiddetini artıyordu da. Buna rağmen yüz on bin kişi  Avrasya Maratonu'nun halk yürüyüşüne katıldı. Coşku görülmeye değerdi. Şölen havasında, kitlesel bir etkinlik... Bu boyutuyla dünya çapında bir olay. Bir megapolde yaşayan her çeşit insanın böylesi bir spor etkinliğini, görkemli bir sosyal olaya çevirmesi şehircilik kültürü açısından da en azından umut verici.
Kıtalararası maratonun ve halk yürüyüşünün İstanbul'a şehir kimliği verdiğini düşünüyorum.
Kamusal alanda o şehrin yaşayanlarının buluşabilmesi, trafiğin vatandaşlar için kapatılabilmesi ne kadar anlamlı. Hızlı ve telaşlı yaşama iki-üç saat de olsa mola verip birbirleriyle etkileşim kurabilmelerini çok önemsiyorum.

"istnbldabrpzrsbhi.jpg"
Üstelik yüzlerce sivil toplum örgütü, dernek ve kulüpler, okul organizasyonlarının 'eşofmanlı resmi geçitine' şahit olduk. Adını ilk kez duyduğum 'Düşün Taşın Derneği'nden tutun, 'Unutmadık' yazılı Muhsin Yazıcıoğlu tişörtü dağıtanlara, İngilizce 'Dünyayı değiştirseydim savaşları durdururdum' pankartı taşıyanlara dek binbir çesit mesaj yüklü koşucular...
Çok sayıda turist dikkatimi çekti, ayrıca İstanbul'da yaşayan yabancılar da gayet tabii ki bu renkli festivali kaçırmak istememişler.
Koşu Altunizade'den başladı, bu yıl köprüye 25'er binlik gruplar halinde geçiş planlaması yapıldı. Geçen yıl müthiş kalabalık bir anda köprüye hücum edince Boğaziçi sanki yıkılacaktı. Bu kez önlemi iyi alınmıştı.
Klişe gibi gelebilir ama yine de Asya'dan başlayıp Avrupa'da biten bir yürüyüş duygusu çok güçlü ve etkileyici. Köprüde durup o eşsiz manzarada fotoğraf çekmek veya çektirmek de öyle.
5 TL'ye şemsiye, 2.5 TL'ye yağmurluk satan esnaf, simit ve su satanlar hayatlarından memnundu.
Her yerde balonlar vardı, AKŞAM yazılı kırmızı balonlar. Biz, geçen yıl olduğu gibi tek medya sponsoruyduk. Bu vesileyle Omurilik Felçlileri Derneği ile de işbirliği yaparak tanıtımlarına katkıda bulunduk ve akülü tekerlekli sandalye kampanyası düzenledik. Ekip olarak Avrasya'ya çok önem veriyoruz ama özellikle tek kişilik ordu gibi çalışan arkadaşımız Abide Turan'a özel bir teşekkür borçluyum.
Yürüyüş başladığında gördüm ki, İstanbul'un zirvesi de spor kıyafetleriyle halkı selamlıyor. Vali Mutlu, Belediye Başkanı Topbaş, Emniyet Müdürü Çapkın halkla beraber aynı coşkuyu yaşıyordu. Onların 'İstanbul takımı' olarak her fırsatta beraber olmalarını da ayrıca altını çizerek takdir etmeliyiz. Hele geçmişteki olumsuz örnekleri hatırlayınca.
Yanlarına gidip bir süre onlara katıldım. Spor A.Ş. yönetimi de organizasyonun başarısından dolayı çok mutluydu. Her geçen yıl daha da kusursuz bir maratona dönüşüyor Avrasya. Üstelik 3 yıldır görüyorum, Cumhuriyet Bayramı'nı da en güzel İstanbul kutluyor. Boğaz'da havai fişekli kutlamayı da sabırsızlıkla bekliyoruz.
Ben 8 kilometrelik yürüyüşümü tamamladım. Çok ıslandım ama değdi. Woody Allen'ın son filmi Paris'te Gece Yarısı'nda olduğu gibi ben de 'sevdiğim şehirde yağmur altında yürümeye' bayılıyorum.

<p>Trump'ın ayrılışının ardından ABD'nin 46'ncı başkanı Joe  Biden ailesiyle birlikte yemin ederek r

Joe Biden, AB ile buzları eritir mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler

Enerji timlerinin zorlu öesaisi