• $7,6958
  • €9,1281
  • 417.798
  • 1527.36
26 Aralık 2010 Pazar

Hayata nasıl tutunuruz?

Sanatçı kendindeki ve dünyadaki eksikliği 'eseriyle' tamamlamaya çalışandır.
Sanat, bazen bir metin, bazen bir resim, bazen şiir ve kimi zaman da notalarla 'yarım bir hayatı bütünlemenin estetik yolu'dur.
Frida bunun en güzel, en çarpıcı örneklerindendir.
Meksikalı kadın ressam Frida Kahlo'nun yaşamı ve eserleri, bir insanın sanat yoluyla hayata ve aşka nasıl tutunduğunun görkemli başyapıtlarıdır.
Frida, üç gün önce İstanbul'a geldi, mart ortasına kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
Tarihi Pera Müzesi'nde onun ve kocası Diego Rivera'nın eserleri, kırık ve hüzünlü hikayelerinin sanata nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor. Bir süre önce yazmıştım, Viyana'da gördüğüm Gelman Koleksiyonu, bu kez yılın sanat fırsatı olarak İstanbul'un ayağına geldi. Ben de dün sergiyi ikinci kez mutlulukla ve coşkuyla gezdim.

KAZAYLA ORTAYA ÇIKAN DEHA
Dünya resim sanatının en özgün şahsiyetlerinden biridir Frida. Uzun uzun yaşam öyküsünü anlatacak değilim. Çocuk felci geçirir, bir bacağı ince kalır. Lakabı 'tahta bacak'tır.
Dönüm noktası ise yaşadığı korkunç trafik kazasıdır. Her yanı kırıklarla dolu küçük vücudunun yatağa mahkum olduğu yıllar boyunca Frida'nın içindeki resim dehası ortaya çıkar. Yatağının üzerindeki tavana asılan aynaya bakarak kendi portrelerini yapmaya başlar. Resim ona acılarını unutma, uykusuz gecelerinde avunma ve umutsuz yaşamında motivasyon kaynağı olur.

İKİNCİ BÜYÜK KAZA: AŞK
'Hayatımda iki büyük kaza yüzünden acı çektim; biri üzerimden geçen tramvay, diğeri Diego.'
Böyle diyordu Frida.
Resimlerini göstermek için o dönemin ünlü ressamı Diego Rivera'ya gider. Birbirlerine çarpılırlar. Zehirli, sancılı bir ilişki başlar. Mutsuz evlilik. Kopmayan, bitemeyen, ihanetlerle dolu birliktelik. Bu yeni tür acı da kırıkları gibi Frida'nın yeteneğini kamçılar. Ortaya olağanüstü resimler çıkar.
Evet, resim sözsüz bir metindir. Sözsüz ama güçlü. Tutkusunun temel kaynağı artık Diego'dur. Frida'nın resimlerinden duygu taşar. Aşk, hayal kırıklığı, pişmanlık ve isyan...
Bir kadının kendini ve dünyayı anlatım biçimlerinin en güzellerini görürüz Frida'nın çizimlerinde.
Bir tablosunun adı 'Düşüncelerimde Diego'yu gördüm'dür.
Kendi portresini yapmış, alnının üzerinde Diego'yu çizmiş. Zihninden söküp atamadığı Diego'yu resmetmiş. Kesinlikle dahiyane ve sıra dışı bir resim.
Frida yaptığı resimlerle başkaldırıyı gösterir.

SEVMEKTEN NE ZAMAN VAZGEÇERİZ?
Seni sevmekten ne zaman vazgeçtim?
Frida'nın bu metni çok etkileyicidir.
'Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim' diye başlar. 'Senin beni sevmekten vazgeçtiğini anladığım gün' diye biter.
Frida'nın bir bacağı kangrenden kesilir. Zor bir hayattı; karşılaştığı sıra dışı dramlar sanatına yansıdığı gibi, sanatçı olarak ölümsüzlüğüne de katkı yaptı.
Ölmeden önceki son eserinin adı ise manidardır: 'Viva la Vida- Yaşasın Hayat'
Frida'yı mutlaka ziyaret edin, etkilenmemeniz imkansız. Modern çağ insanının derin ihtiyaçlarından birisi 'hikayedir' ve 'masalsılık'...
Günümüzde bizler sadece nesneyiz, sistem bizler adına toplu hikayeler kurguluyor. Yetmez ki. Frida'da bunları bulacaksınız.
Pera'ya gitmişken, ikinci kata da uğrayın, Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu sizi bekliyor.

<p>24 Ekonomi Müdürü Sadi Özdemir, yeni haftada ulusal ve  uluslararası piyasaların nabzını ve tüm b

Altın ve dolarda nasıl bir seyir var?

Adana'da yanan ormanlık alanlar tekrar ağaçlandırılmak üzere hazırlanıyor

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi