• $7,5296
  • €9,0211
  • 409.585
  • 1538.04
12 Ocak 2012 Perşembe

Hasta memnuniyeti tamam, doktoru nasıl tedavi edeceğiz?

Sağlık sektöründe gerçekten 'çarpıcı bir çelişkiyle' karşı karşıyayız.
'Köklü sistem değişiklikleri', aynı dünyanın içindeki grupları yüz seksen derece farklı etkiliyor.
'Hasta memnuniyeti' zirvede...
Geçenlerde buna ilişkin bir anket yayınlamıştık: 'Vatandaş en çok sağlığa güveniyor.'
Nitekim iktidar partisinin arkasındaki güçlü halk desteği, ağırlıklı olarak bu alandan geliyor.
Madalyonun bir de öbür yüzü var.
'Doktorlar mutsuz.'
Geleceklerinden umutsuz.
Doktorların bir kesimi değil, hepsi sıkıntılı. Kiminle konuşsanız şikayetçi. İster özel hastane, ister üniversite... Hatta kendini hükümete yakın hisseden hekimler buna dahil... 'Beyaz önlüklüler dertli.'
Kolay değil, kurulu düzen ve işleyiş değişti.
Seçmen, pardon 'vatandaş' memnun diyerek geçip gidemeyiz. Hem hastanın hem de doktorun optimum memnuniyetini buluşturacak formülü bulmak zorundayız. Yoksa 'Bu tablo sürdürülebilir değil.'
Ana unsurun kendini tehdit altında hissettiği bir yapı, taşınabilir olamaz. Hele sağlık harcamaları da tavan yapmışken...

DEVLETİN OLGUNLUĞU...

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın rahatsızlığında Tam Gün Yasası, doktorlara 'istisna' tanınarak delinmişti. Sonradan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç için de benzeri uygulamaya gidildi. Hafta başı manşetten duyurduk, gayet yerinde bir kararla kök hücre çalışmalarında Sağlık Bakanlığı aynı esnek yaklaşımı sergiledi. Bunlar olgunluk...
Gelişmelere bakarak, 'torpillilere yol açılıyor' diye düşünmeyin.
Özel izin kararları olumlu sinyal...
Elimizdeki, sağlık örgütlerinden, sendikalardan ve üniversitelerden gelen çeşitli resmi yazılar, bu formülün sıradan vatandaşlar için de işletildiğini gösteriyor. Evet evet sade vatandaşların bir telefonuyla...
Sağlık Bakanlığı'nın iletişim merkezini arayan vatandaşların taleplerini bakan adına Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü imzalayarak bu yolu açıyor.
Yapılan işlem şu:
Son düzenlemelerin ardından muayenehanesi olan üniversite hocaları hastanede hasta bakamıyor. Üniversite hastanesine gidiyor, sadece ders veriyor. Bunun dışında ilaç yazmak, ameliyata girmek gibi en temel görevlerini yerine getiremiyor. Yasak.

DÖNÜŞÜMÜN TRAVMASI DA TEDAVİ EDİLMELİ
Ama hayatın gerçekleri yasak dinlemez. Hele söz konusu olan insan yaşamıysa. Hastalar bir şekilde kendi zor durumlarına çare olacağına inandıkları doktorları buluyorlar. Bir şekilde ameliyatlarını yaptırmak istiyorlar. Bazen çok az sayıda doktor o tedaviyi yapabiliyor. İşte son bir haftada gördük ki Sağlık Bakanlığı bu duruma çare olarak 'bir orta yol' deniyor. İnattan vazgeçerek, hem getirdikleri yeni sistemi sürdürmenin hem de istisnalar oluşturmanın bürokratik mekanizmasını işletiyor. Yani devlet, tek bir hastasının bile peşine düşüyor, derman arıyor. Ben bunu alkışlarım. Eğer durum buysa, ilgili mevzuatta değişikliğe gitmek gerekmez mi?
Biz AKŞAM olarak siyasal dönüşümlere olduğu gibi sağlık, çalışma hayatı, eğitim gibi konulardaki yapısal değişikliklere de çok hassas yaklaşıyoruz. Kamu adına, tüm olumlu yansımalarını destekliyor, değişimlerin getireceği riskleri, hatta travmaları haber ve yorumlarımızla gündeme taşımaya çalışıyoruz. Uzman arkadaşlarım sıkı bir uğraşının içindeler. Ben de bizzat çok sayıda doktorla konuşuyorum. Çevremizde Avrupa çapında olduğunu bildiğimiz nice uzman doktor var. Çok hantal, eski sağlık sistemi üzerinde önemli reform çalışmaları yürüten Sağlık Bakanı'yla da görüşüyoruz. Bütün boyutlarıyla dikkatinize sunmaya devam edeceğiz. Yarından başlayarak...

<p>Öğrencilerin merakla  beklediği yüz yüze eğitim başladı. Çocuklar eski normale nasıl adapte ol

Yüz yüze eğitim başladı, anne babalar nelere dikkat etmeli?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi