• $7,417
  • €8,9978
  • 445.952
  • 1569.35
09 Eylül 2010 Perşembe

Gençlik mi yaşlılık mı?

Futbolla hayatın kesişme noktasındaki düğüm...

'Yirmi bir (21) yaşındaki oyuncu benim gözümde genç değil, tecrübeli futbolcudur.'
Üzerinde derin derin düşünülmesi gereken bu cümle, Milli Takım'ın teknik direktörü Hidding'e ait. Belçika maçından bir gün önce NTV'de dinledim.
Hocanın bahsettiği salt futbol gerçeği değil, 'bir yaşam bilgeliği' aslında.
Hamit Turgut, büyüğüm olmasının dışında, daha çok dostum ve arkadaşımdır. Kendisi 84 yaşında. Bir gün otururken, yanımıza onun eski bir tanıdığı gelmişti. Ona 'sen şimdi kaç yaşındasın?' diye sormuş ve '65' yanıtını almıştı. Hamit Turgut'un gayet ciddi biçimde 'Ooo sen daha çocuksun' dediğini hiç unutamam. 65 yıllık bir yaşantıya böylesine bir yorum...
Oldum olası futbolla hayat arasında özdeşlik kurmuşumdur. Zamanlama, disiplin, çalışma, takım oyunu, teknik beceriler, bireysel yetenekler ve illa ki çok çalışma... Ama şans olmazsa olmaz. E talih biraz da açık zihinlere gider.
Milli Takım'ın teknik patronunu dinlerken bunları düşünüyordum...
Şu cümlesi beni çok etkiledi:
'Bireysel yeteneklerimizi gösterebileceğimiz disiplinde oynamalıyız.'
Yetenek ama yetmez disiplin de şart.
İşte budur.


QUARESMA'NIN KARİZMASI
Başbakan Erdoğan'la geçen hafta Diyarbakır'a giderken Hakan Şükür'le futbol sohbeti yapmıştım. Sordum, şaşırtıcı ama bu yılki şampiyonluk favorisi Fenerbahçe. Oysa biz Beşiktaşlılar 'erken havaya' girmiş durumdayız. Hakan'a 'yıldızlarımız?' dedim, Guti, Quaresma...
Bakın nasıl etkileyici bir yorum yaptı:
'Büyük oyuncular, müthiş yıldızlar. Ama en önemlisi Quaresma'nın topa bu kadar istekli girmesi, oyuna bu kadar asılması. Çok şaşırtıcı. Demek ki taraftarın coşkusu ona yansımış.'
Hakan haklı, yıldız oyuncuların bu denli hırslı oynamaları, canlarını dişlerine takmaları çok rastlanır değil, en azından bizde öyle.
Bir süre önce Rıdvan da Guti için böyle bir değerlendirmede bulunmuştu:
Güntekin Onay'la maç yorumlarken 'Bak kafasını topa nasıl sokuyor, oysa tekmeler havada uçuşuyor. İşte gerçek yıldızlar böyle oynar' demişti.
Gençlik ama tecrübe bakışı, yıldız gibi parlamak ama disiplinli olmak...
Futbolla hayat nasıl da benzeşiyor.
Tekrar yaş mevzuuna dönelim...
 

84 YAŞIN BİLGELİĞİ
Bayramını kutlamak için Hamit Turgut'u aradım. Geçmişte hayat üzerine çok konuşmuşluğumuz vardır. 'Söyler misin' dedim, '84 yaşın bilgeliği ne demek?'
'İnsanları tanımaktır' dedi, 'tanıdıkça da sevginin yok olması...'
Hazin değil mi?
Devam etmeyelim...
Az lafla onun meramını anlatamam. Ama şunu belirtmeden geçmeyelim: Kendisi bir yaşam gustosudur. Sapına kadar da hayata asılan, ondan keyif alan birisi...
Bir de not:
Serdar Turgut'un da babasıdır.
Serdar Bey bana hep 'bıktım İsmail'in gençlik mevzuundan' diye takılırdı. Genç yaşta(!) önce Ankara Temsilcisi ve sonra yayın yönetmeni olmamla ilgili...
Oysa ben kendimi oldum olası 10 yaş filan büyük hissetmişimdir. Hatta biraz yaşlı bulurum kendimi.
Hayatı düşünmeye daldığımda, pusula niyetine öncelikle iki başucu kitabına başvururum: Birisi, herkes gibi Montaigne- 'Denemeler', diğeri Sponville- 'Büyük Erdemler Risalesi...'
Denemeler'in 'İnsan Ömrü' bölümünde Katon'un bir sözüne yer verilir. Katon 'Ben, hayattan vakitsiz ayrıldı diye ayıplanacak bir yaşta değilim' diyor. Bunu söylediğinde 48 yaşındadır.
Bakın nereden nereye geldik...
Bir bayram gününde gençlik, futbol; yaşam dedik... Bilgelikten söz ettik.
Ben futbolu severim, hayatı da...
Sorunlara da Nietzsche gibi bakarım: 'Öldürmeyen bela oldurur.'
Bayramınızı içtenlikle kutlar, mutluluklar dilerim. Bu yazıyı da Persius'la bitirelim: 'Sağlıklı olmak ve yaşamak, işte benim bütün bildiğim.'

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı