• $7,481
  • €9,0909
  • 442.397
  • 1565.01
03 Eylül 2010 Cuma

Başbakan'ın 'sıcak miting' mesajı... 'Büyük Türkiye' diyecek

Tam beş yıl önceydi...  12 Ağustos 2005 günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte Diyarbakır'a gitmiştik.

Gezide altı bakan da vardı.
Henüz ortada 'resmen' açılım filan yoktu.

Erdoğan önce 'aydınlar' olarak tanımlanan bir grupla görüşmüştü.
O günkü DEHAP'lılar 'bir başka çeşit boykot' uygulamışlardı.
Kalabalığın toplanmasını engellediler.

Başbakan, 'illa adını koyalım diyorsanız' diye başlamış, 'Kürt sorunu bu ülkede yaşayan herkesin sorunudur' diye devam etmişti.
2009 yılında gündeme gelen 'Demokratikleşme açılımı'nın başlangıcı o geziydi aslında. Bunusonradan anladık.

Bu kez ağustosun bittiği, eylül ayının başladığı günlerde, 2010'da Diyarbakır'dayız.

Referanduma sadece 10 gün kalmış durumda.
Ne ilginç, 'evet mi', 'hayır mı' dengesinin anahtarı Kürt konusu...
Oysa Türkiye genelinde kararsızların en az olduğu il Diyarbakır, herkes
kararını vermiş.
Ama BDP boykotu dayatıyor.
Bir strateji gereği 'sandığa gitmeyin' baskısı uyguluyor.

Demokratik bir tavır olarak oy vermemek bir tercihtir. Ama burada vatandaş üzerinde adeta terör estiriyorlar.
BDP, boykotun kırılabilme ihtimalini bertaraf etmek adına 'beklenti yükseltiyor'.

Hesaplıyorlar ki 13 Eylül'de yüzde 65-70'lik boykot oranı çıksın.
Erdoğan'ın söylemlerindeki sınırı biliyorlar.
Sonra 'hayal kırıklığı' diyecekler.

Oysa Erdoğan, Kürt sorununa bir de Türk sorunu eklememek gerektiğinin bilincinde.
Bir sorunu çözerken, başka sorunlara sebep olmamak gerektiğinin farkında.

Peki bu zor denklemden nasıl çıkacak?
KÜÇÜLME DEĞİL 'GENİŞLEME'

Ben referandum konusunu, ağırlıklı olarak Doğu-Güneydoğu açısından kritik buluyorum.

Daha önce de yazdım, ne çıkarsa çıksın Türkiye bunu kendi içinde çözecektir. Ama bölge politikaları açısından konu siyaset üstüdür, milli meseledir.

Diyarbakır'a gitmeden önce Erdoğan'ın neler söyleyeceğini öğrenmeye çalıştım. 

Başbakan, bugün Diyarbakır'da tıpkı 5 yıl önce olduğu gibi 'tek bayrak, tek devlet, tek millet' diyecek. 'büyük Türkiye şemsiyesi' altında kardeşçe yaşamaktan söz edecek. Küçülme değil, nüfuz olarak büyüme ve genişlemeden bahsedecek. Ekonomik şartların iyileşmesi, demokratik standartların gelişmesi hedefinde birleşme arayacak. 'Biz bu ülkeyi beraber kurduk' diyecek. İnsan odaklı, şefkatli söylemler kullanacak.

AÇILIM NE OLDU?
Diyarbakır ziyareti 'referandum' açısından önemli ama 'asıl bundan sonrası' için kritik hale geldi.

Anketler, 'evet-hayır arasında dengeli' sonuçları işaret ettiğine göre bölgede seçime katılım belirleyici olacak. BDP onu engelleyerek güç gösterisi yapmak istiyor.

Beni ilgilendiren konu, 13 Eylül sabahından itibaren bölgenin nabzının nasıl atacağı...

Açıkça söylüyorum, söz konusu olan üniter yapıysa, beni evet mi çıkmış
hayır mı hiç ilgilendirmiyor.
Bu, Türkiye'nin can alıcı sorunudur.

BDP, son dönemin yıkıcı politikaları ve uzun dönemli stratejileri gereği boykota büyük önem veriyor. Bunu adeta bir 'ilk adım' gibi görüyorlar.
Sistemin Adalet ve Kalkınma Partisi dışında bölgede başka bir silahı olmadığı anlaşılıyor. Yedi yıldır böyle.

Ve...
Kürt sorunu, nasıl ki önce Türkiye, ardından Ortadoğu sınırlarını aşan uluslararası mahiyet kazandıysa...

Türkiye'nin yumuşak karnı olmuştur. Hele şimdi Irak'tan ABD'nin çekildiği süreçte...

Üstelik bütün siyasal denge ve mücadeleyi etkileyen bir sorun...
Şahsen, Diyarbakır'da Erdoğan'ın konuşmasını ülkem adına bir umut arama çabası olarak ilgiyle dinleyeceğim. Referandumdan ne çıkacağından ziyade, birlik ve beraberliğimizi koruma adına neler söyleyeceğini ve sonraki günlerde neler yapacağını anlamak merakıyla...

Bir elimde de Erdoğan'ın 12 Ağustos 2005 günkü konuşma metni...
Tarihi bir gün vesselam...

<p>Neslihan Atagül, Sefirin Kızı dizisindeki Nare karakterine can veriyordu. Atagül diziye veda etti

Neslihan Atagül'den ayrılık kararı... Haftanın Magazin Başlıkları'nda

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı