• $7,403
  • €9,0147
  • 440.845
  • 1542.45
15 Temmuz 2011 Cuma

AB için erken uyarı

Seçimden sonraki ilk buluşma... 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu gazetecilerle sohbet ve bilgilendirme toplantılarına bir süre ara vermişti. Dün sabah daraltılmış grupla, 11 gazeteciyle bir araya geldi.
Mekan bu kez Çırağan Sarayı... Bakan, on beş dakika gecikti. Bir aylık torununu görmeye gitmişti. 7 yaşında bir torunu daha var. 'Torun sevgisi bambaşka bir şey, adeta mucize' diyerek bütün büyükanne ve büyükbabaların hissettiği duyguların etkisi altında olduğunu gösteriyordu. 
Çizgili bir gömlekle, kravatsız geldi; yanında kurmay ekibiyle...
Kısa süre sonra 'Rahat oturalım' diyerek ceketini de çıkarttı.
Bir gün önce, iç ve dış kamuoyunu, özellikle diplomasi çevrelerini sarsan 'AB ile ilişkilerimiz donma noktasına gelebilir' açıklamasını yapmıştı.
Bunun dışında Arap Baharı'yla birlikte Ortadoğu'yu ısıtan gelişmeler, Suriye'de kabaran isyan dalgası, Libya'da dökülen kana aranan uluslararası çözüm çabaları Davutoğlu'nun söyleyeceklerinin önemini artırmıştı. Üstelik bugün Libya Temas Grubu toplanıyor ve Hillary Clinton bunun için Türkiye'de.
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını, daha önce yaptığı gibi tarihsel bir perspektif içinde 'dördüncü restorasyon dönemi' olarak tanımladı: Tanzimat, Cumhuriyet'in ilanı, çok partili hayata geçiş ve AK Parti iktidarı...
YENİ EKSEN: SİYASETTE AB, EKONOMİDE ASYA
Açıklamalarına başladığı andan itibaren, restorasyonun çerçevesini çizdiği bütün bölümlerde Avrupa Birliği'ne vurgu yapması dikkat çekiciydi.
Hükümetin dış politikasını anlatırken 'zamanın ruhu arayışına' atıfta bulundu sürekli. Bunun coğrafi sınırlarını ise 'özgürlükler ve demokrasi için Avrupa Birliği, ekonomik kalkınma için Asya' olarak çizdi.
Bu çerçeveye ulaşabilmek adına kullanılacak aracın adını 'yeni anayasa' diye ifade etti. 
'Stratejik derinlik', üçüncü AKP iktidarında ve 2023 vizyonunda işte böyle bir yörüngeyi gözüne kestiriyor. Şimdi gelelim bu teorik yaklaşımının ardından güncel sorunlara ilişkin düşüncelerine...
'RUMLAR NE DEDİĞİMİ ANLADI'
Davutoğlu o açıklamayı neden yaptı?
Brüksel'de buz gibi bir hava esmesine neden olan 'İlişkiler donma noktasına gelebilir' sözünün arka planında neler yatıyor? İşte Bakan Davutoğlu'nun değerlendirmesi:
'Bir çeşit erken uyarı mesajı verdim. AB ilişkilerini kurtarmak için... 2012 Temmuzu'nda ne olacağını görelim. Herkes hazırlığını ona göre yapsın. Benim sözlerimden reformların duracağı anlamı çıkar mı?
Şah diyecek, önüne fil koydum. Senin planını görüyorum. Rumlar, BM ve AB'yi bilenler, ne dediğimi anladılar. AB'ye 'Bir önceki hatanı tekrarlama, sorun çözülmeden Rumları üye aldın, şimdi sorun çözülmeden dönem başkanlığını verme. Donma noktasına gelir' diyorum.'
'BEN DE GİTMEM BAŞBAKAN DA...'
Sözler çok çarpıcı...
Ben de kendisine katılıyorum. Dünkü toplantıdaki arkadaşların büyük bölümü de öyle...
Gayet samimi biçimde şöyle sürdürdü sözlerini:
'1 Temmuz 2012 geldi. Ben gidecek miyim? 'Sayın Başkanım' diye dönem başkanı Rum lidere hitap edecek miyim? Bunu yaparsam sonra müzakere edebilir miyim? Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin zımnen illegal olduğunu kabul etmiş olmaz mıyım? Konsey'e çağırdılar diyelim, Başbakanımız gidebilir mi?'
Tam bu noktada bir gazeteci 'Neden gitmesin?' diye araya girince, yüz ifadesi değişen Davutoğlu, 'Olur mu? Gitmez' diyerek net bir öngörüde bulundu.
Davutoğlu aslında AB perspektifinin sürmesinden yana. Ancak Rumların altı ay dönem başkanı olması halinde yaşanabileceklerle ilgili şimdiden uyarı görevini yerine getiriyor. Kendi ifadesiyle AB'ye de 'devreye girmenizin tam zamanı' mesajı gönderiyor. Bakalım bu uyarı mesajı yerine ulaşacak ve etkili olacak mı?

<h3>Süper Lig'in 20. haftasında Fatih Karagümrük ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Maç Kara Kartal'ın

Beşiktaş-Karagümrük maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu