• $8,3227
  • €10,0997
  • 490.431
  • 1441.06
01 Kasım 2012 Perşembe

İslam aleminde hangi Türkiye kime nasıl model olur? -2

Tarihsel sürecini ve kuruluş öncesi dönemini bir yana bırakırsak İsrail'in Doğu Arap ile Batı Arap dünyasını birbirinden ayrımak için ABD , Siyonist hareket ve Batılı müttefikler tarafından 1947'de BM'de  kurulduğunu rahatlıkla görebiliriz. Ama biz İsrail konusunu sonraya bırakarak Nil Nehri'nin doğusundaki Arap ülkelerine göz atmaya devam edelim.
Suudi Arabistan: ABD'nin bölgedeki en önemli ülkesi. Suud ailesini Osmanlı'ya karşı ayaklandıran ve sonrasında Hicaz topraklarını bu aileye tahsis eden İngiltere, 1945'ten sonra bu ülkeyi ABD'ye devretti. O tarihten sonra Suud ailesi tüm dünyada birçok sahnede başrolde yer aldı. Vahhabilik bağnaz bir düşünme ve davranış yapısına sahiptir. Suudiler asla Türkiye'nin modeline geçit vermez ve bunu engellemek için İslam aleminde kullanabilecekleri çok güç var.
Körfez ülkeleri: Suudi Arabistan'ın yanısıra Kuveyt, Umman, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar var. Hepsi kral, emir ve şeyhler tarafından yönetilmekte, ancak hepsinde çağdışı anlayışlar ve Batı'ya göbekten bağlılık var. Üstelik bu ülkelerin kendi aralarında da sorunları, mezhepsel çatışmaları ve asla bir araya gelmeyen dinsel yorum ve pratikleri var. Yani Körfez'in görselliğe yansıyan o güzel manzarasının içinde insani değer namına hemen hiçbir şey yok.
Yemen: Umman ve Suudi Arabistan'a komşu olan ve 'Arap Baharı'ndan etkilenen Yemen tam anlamıyla çağdışı bir dönem yaşamaktadır. Ülkeyi 33 yıl yöneten Ali Abdullah Salih 2012'de iktidarı bıraktı, ama hiçbir şey değişmedi. Kadınların %90'ı erkek doktorun eline düşmemek için evlerde doğum yapıyor, çocukların %50'si  aç, hasta veya beslenme sorunu yaşıyor. ABD ise buraya gönderdiği casus uçakları ile hergün El Kaide avına çıkıyor.
Ürdün: 1916'da Osmanlı'ya karşı ayaklandırıldıktan sonra gerçek memleketi Mekke'den alınarak Ürdün denilen topraklara getirilen ve kendisine bir ülke hediye edilen Şerif Hüseyin ve ailesi tarafından yönetilen ürdün, İsrail'e tampon bölge oluşturuyor. Başta 1970 Kara Eylül olmak üzere Filistinlilere karşı sürekli katliam uygulayan ve nüfusunun % 70'i Filistinli olan Ürdün'ün başındaki Kral Abdullah, ABD ile çok yakın ilişkiler içinde. Şu anda da başı radikal İslamcı güçlerle belada.
Filistin: Üç dinin buluştuğu ve çatıştığı Kutsal Topraklar. Bölge ve dolayısıyla dünya tarihinin merkezi. Bu coğrafyada Hıristiyan Batı ile Yahudi dünyasında son 2500 yıldır yaşanan her şey Filistin ile ilgilidir. Tıpkı son 100 yıldır olduğu gibi. İsrail de bu amaçla Filistin'de kurulmuştur. Son 100 yılda bu coğrafyada yaşanan herşey İsrail'den dolayı yaşanmıştır. Filistin'den dolayı bu coğrafyada 4 İsrail-Arap savaşı yaşandı. İsrail Lübnan'ı işgal etti, Irak nükleer tesislerini bombaladı, Tunus'a operasyon düzenledi ve birçok Arap ülkesinde Filistinlilere yönelik suikastler gerçekleştirdi. Filistinliler ise çoğu zaman kendi aralarında anlaşamadı ve Arap liderlerinin çoğu Filistin'e ihanet etti. Şimdi de İslamcı Hamas ile Batı yanlısı Mahmud Abbas arasında sorun ve kavgalar devam ediyor.
Lübnan: Bağımsız olduğu 1946'dan beri sorun yaşayan Lübnan'da cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, gazeteciler ve aydınlar hep suikastlerle öldürüldü.  Aralıklı olarak iç savaş yaşayan ülkede farklı mezheplere bağlı Hıristiyanlar ve Müslümanlar yaşamaktadır. Hizbullah'tan ve Suriye'ye komşu olmaktan dolayı İsrail'i yakından ilgilendiren bu ülkede karışıklıkların bir nedeni de, Arap ülkelerinin hem kendi adlarına, hem bölgesel ve uluslararası devlet ve güçler adına karışması ya da karıştırmasıdır. Filistin sorunu çözülmeden Lübnan da durulmaz. Şimdi Suriye sorunu da bu yumağı büyütüyor. Lübnan'ın yeni bir iç savaşın içine çekilmesini hevesle isteyen belki tek ülke İsrail'dir. Lübnan etnik, mezhepsel ve dinsel yapısı itibariyla Türkiye modeliyle ilgilenecek belki son ülkedir.
Irak: Irak, kurulduğu günden itibaren hep sorunlarla boğuşup durudu. Darbeler, suikastlar ve sonunda Saddam. 33 yıl süreyle ülkeyi yöneten Saddam Hüseyin önce İran'a saldırdı, peşinden Kuveyt'i işgal etti. Hepsini de ABD ve bölgesel müttefikleriyle birlikte yaptı. Kürt, Şii ve Türkmenlere karşı sürekli katliam yapan Saddam sonunda ABD halatıyla asıldı. Irak'a demokrasi geldi ama Irak diye bir ülke kalmadı, bundan sonra da olmayacak. Kürt sorunu ise Irak'ın bölgesel konum ve rolünün en önemli özelliklerini taşır. İran ve bölge açısından önem kazanan diğer önemli faktör Şii çoğunluk ve bunun bölgedek Şii-Alevi- Sünni dengesine ya da çatışmalarına olası yansımasıdır.

Yarın: Kilit ülke Suriye

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Elazığ'da 2 bin 340 rakımlı Haroğlu Dağı'nda 2 bin 340 rakımda tesadüfen keşfedildi!

Sağlık çalışanlarının özverisini kare kare gözler önüne serdi

Adana'da polis, Engelliler Haftası dolayısıyla engellileri evlerinde ziyaret etti