• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
15 Mayıs 2020 Cuma

"Şekerinin yarısı denizde…"

Büyükşehirli günlerin özellikle ilk yıllarında öylesine yoğun ve zaman tanımaksızın çalışmaya dalmıştık ki; ne zaman eski dostlarla, özellikle Çengelköylü, Üsküdarlı arkadaşlarla karşılaşsak onların sitemlerine maruz kalmaya başlamıştık.

Tabi ki hepsine tek tek gerekçeleri anlatırdık ama bir gün bu konuyla ilgili toptan bir cevap verelim istedik.

O günlerde Yeni Şafak Gazetesi’nde haftada bir gün yazıyordum. İşte sözünü ettiğim cevap o yazılardan biriydi; başlığı da ‘Çınaraltı’nda Şekerinin Yarısı Denizde Çay İçtiğim Günleri Özledim’ şeklindeydi.

Mesele şuydu;

Çınaraltı’nda yapılan sohbetlerin müdavimi olmanın yanında, bizatihi Çınaraltı’nda olmak ve denizle ülfet kurmayı severdim.

Bu nedenle neredeyse her gün hiç değilse bir sefer deniz kenarına oturur, bir çay söyler, çay ile beraber gelen şekeri ortadan ikiye kırar, yarısını çayıma atıp yarısını da denize atardım.

O an için denize atılan yarım şekere yavru balıkların hücumunu seyretmekten daha hoş bir şey olamazdı.

Yani dostlarıma demiş olmuştum ki o yazıyla, “bakın hayatta en çok sevdiğim ve istediğim ‘şekerinin yarısı denizde çay’ dahi içemiyorum; ne olur anlayın beni…”

İmdi, neredeyse çeyrek asır sonra Çınaraltı’nda belki de hiç kimse (hadi denize şeker atmasından vazgeçtik) oturup çay içmiyor/içemiyordur.

Biliyor musunuz?

Şimdilerde, yani açık olduğu zamanlarda, günün hangi saati olursa olsun deniz kenarında oturacak sandalye bulmak hep zordur, hatta imkansızdır.

Ama hiç değilse, gerilerde bir yerlerde oturup yine çayımızı içebiliyorduk… 

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sivas'ta 388 köy yolu kar nedeniyle ulaşıma kapandı

İzinsiz kazı yapan 11 kişi gözaltına alındı