• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
01 Eylül 2016 Perşembe

Özgürlük-istiklal-kurban

1
Her ne kadar ‘kurban’, kelime anlamı olarak, yakında olmak, yaklaşmak (akraba ile aynı kökten) anlamına gelse de, bir anlamda vazgeçmek, uzaklaşmak anlamlarını da içerir.
Bu karşıtlık, hakikate yaklaşmak, kötülüklerden uzaklaşmak bağlamında başka birçok kelime/kavramda da göreceğimiz manada bir karşıtlığa denk gelmez.
Kurbanın içerdiği vazgeçme/uzaklaşma kötülüklere icra edilebilse de, asıl anlamı, yeri ve zamanı geldiğinde en sevdiklerinden, en değer verdiklerinden, en çok kıymet verdiklerinden vazgeçmeye işaret etmesiyle ortaya çıkar.
Bu veçhesiyle kurban, insanlığın ta başlangıcından bugüne kadar kesintisiz bir biçimde insanlığın ve kulluğun bir şiarı olarak toplumlarda yaşayagelmiş, fertlerin insan olma, toplulukların millet olma macerasında önemli bir rol oynamıştır.
Öyle ki; kurban kesmeyi, kurban vermeyi, kurban olmayı, göze alamayan fertlerin ve toplulukların ham ervah olmaktan kurtulamadığı tarihin gözlemlenen ve bilinen bir gerçekliği olarak ortada durmaktadır.
Bu bağlamda ‘özgürlük’ ve ‘istiklal’in gerçekleşmesi sürecine de ancak layıkıyla ‘kurban’ın önemini kavrayanlar katkıda bulunabilir.
“Benim anam babam da kurban kesiyordu” (Ertuğrul Özkök gibiler) diyenler ise hiçbir zaman bu hakikati kavrayamamışlar olarak kalırlar.
2
15 Temmuz gecesi, milleti bir gecede özgürleştiren duygu, düşünce, kanaat ve isteklerin temelinde kuşkusuz tevarüs edilen ‘kurban’ bilgisi/inancı vardı.
15 Temmuz gecesi insanlar zalimlerden, bozgunculardan, katillerden, sömürgecilerden, haram zedelerden, uzaklaşmak ve kurtulmak için meydandaydı.
15 Temmuz gecesi insanlar, insan onurunu korumak, insani olana yaklaşmak, varmak, akrabayı gözetmek için dışarıdaydı.
15 Temmuz gecesi insanlar, önceden söylemişçesine bir coğrafyada yaşayan, bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes ile kardeş olmak, akraba olmak, yakın olmak için sokaklardaydı.
Velhasıl 15 Temmuz gecesi milletimin her bir ferdi kurban olmaya, kurban etmeye, kurban vermeye hazır ve nazırdı.
Bedelini ödedi ve özgürlüğünü satın aldı 15 Temmuz gecesi.
3
Bedelini ödemeyi göze alarak ordu, Suriye topraklarına girdi.
Yadsınamaz bir gerçek ki, bedeli ödenmeden, ödemeyi göze almadan, bir şeyin elde edilmesi mümkün değildir.
Hasbel kader kendiliğinden bir nimet ulaşmış olsa da bize, bedelini yeterince ödememişsek eğer layıkıyla kıymetini bilemeyiz.
Böyle olunca bir topluluk için, bir devlet için olmazsa olmaz hükmündeki ‘istiklal’i elde etmek ve muhafaza etmek için en yüksek bedeli ödemek ya da ödemeyi göze almak gerekir.
Bir kişinin, toplumun ödeyeceği en yüksek bedel ise ‘kurban’dır.
4
Umarım, milletimin her bir ferdi önümüzdeki Kurban Bayramı’nı eda ederken, kurbanlıklarını keserken…
15 Temmuz gecesine ve askerlerimizin Suriye’ye girişine müteallık şükranını ortaya koyarken…
15 Temmuz ruhunun lekelenmemesi, ilelebet yaşaması için…
Askerlerimizin sınır ötesi harekatından hasıl olacak bereketi çoğaltmak ve kardeşçe bölüşebilmek için…
‘Kurban’ anlayışının hep diri ve taze tutulması gerektiğinin şuuruyla, idrakiyle hareket ederler. Ne güzel söylemiş eskiler
“Kurbanın olam” İnanın bir toplumun fertleri birbiri için kurban olmayı kabul ettiğinde o topluluk artık millettir. O millet sırtını sağlam yere dayamıştır.

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi