• $16,8373
  • €17,6088
  • 978.482
  • 2458.62
24 Nisan 2016 Pazar

Ömer Dinçer üzerinden ‘Aktif Modernleşme’ ye dair…

1

Ömer Dinçer; benim dünyamda, benim Türkiye’mde, benim çağımda ve benim çevremde tanıdığım yüksek-cins kafalardan birisidir, benim tanımlamama göre.
Bu nedenle
1994 Mart ayında tanıdığım günden bu yana onun yaptığı ve yapmak istediği şeyleri hep önemsedim, yeri geldiğinde ve icap ettiğinde de hiç çekinmeden savundum.
Üniversite hocalığını diğer bütün mesleklerin ve mevkilerin üstünde tutan Dinçer’in, 2003 yılında İstanbul’da çalıştığı üniversiteden Ankara’ya geçişinde etkili olan isimlerden birisi olmaklığımla övünmem mi, üzülmem mi gerektiği hususunda ciddi bir kararsızlık içindeyim bugün.
2
Ankara’da
Sırasıyla; Başbakan Başmüşavirliği, Başbakan Müsteşarı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı yapan Dinçer, bu görevlerde bulunduğu sürede yaptıkları arasında en çok, 2003-2007 yılları arasında gerçekleştirmeye çalıştığı ‘Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma Projesi’ni önemsemiş olmalı ki, bu proje çerçevesinde yaşadıklarını konu alan bir kitap yayınladı: ‘Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor’ ismiyle.
Sözü edilen projeyi, süreç içinde hararetle destekleyen, anlatılanların birçoğuna zamanında şahitlik etmiş biri olarak Dinçer’in yeniden anlatımıyla oluşan kitabı okuduğumda;
Bugünden geriye bakarak Dinçer’in nasılda bir modernleşme tuzağına düşmüş olduğunu görüyor olmanın hüznünü yaşıyorum.
Genel olarak ‘modernizm’ diye tanımlayabileceğimiz Batı’da gelişen Aydınlanma ve Pozitivizmle karşı karşıya kalan, içinde Osmanlı’nın (Türkiye’nin) da bulunduğu dünyanın geri kalanının bu dayatmaya iki türlü karşılık verdiği görülür.
Birincisi, Batı’ya ait her şeyi reddetme halidir ki; buna ‘pasif modernleşme’, ikincisi ise dışardan dayatılan (yabancı kültür) ile uzlaşmaya giderek bir çıkış yolu arama halidir ki, buna da ‘aktif modernleşme’ diyebiliriz.
Dinçer’in kitabına baktığımızda, ‘Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma Projesi’nin içeriğini, hazırlanış sürecini , gelen tepkileri, tepkilere oluşturulan cevapları incelediğimizde; göreceğimiz şey tamamen ‘ilerlemeci’, ‘rekabetçi’ ve mekanik işleyişe sahip bir sistemdir.
Bu durumda ister istemez akla şu soru gelmez mi? İşte tam da bu bize (dünyaya) modernizmin dayattığı şey değil mi?
3
Kuşkusuz bu yazının yazılma amacı Ömer Dinçer Hoca’nın düşüncelerini ve yaptıklarını anlamsızlaştırmak değildir. Sadece yüksek bir anlayışa ve kapasiteye sahip bir kafaya bir dostun ufak bir dokundurması ve hatırlatmasıdır, o kadar.

<p>Cenk Torun, Çılgın Bediş dizisindeki Oktay rolü ile tanınıp  sevilmişti. Cenk Torun'a Çılgın Bedi

Çılgın Bediş'in Oktay'ı Cenk Torun yıllardır yanlış bilinen gerçeği açıkladı

Fatih'in kılıcının aynısı yaptı! Yurt dışından gelen taleplere yetişemiyor

Türkiye'de 500 bin TL altında alınabilecek otomobiller! Listeler güncellendi

İçmeler köyünde yaşam normale dönmeye başladı