• $8,0662
  • €9,6704
  • 461.242
  • 1408.14
17 Ocak 2021 Pazar

‘MUKADDİME'ce/9 Okumuş cahiller, azgınlar…

1

Bir önceki ‘Mukaddime’ce yazımızda çocuğun fıtrat üzere yaratılmışlığından bahsetmiş; fıtratı da; en yüksek seciye, halife ve tertemiz bir biçimde… diye tarif etmiştik.

Ve demiştik ki çocuk büyüdükçe çevrenin ürünü olarak ya safiyetini korumayı başarır ya da kirlenir…

İbn-i Haldun’a göre insan iç sesine kulak verir ve o sesin yol göstericiliğiyle hareket ederse temizliğini muhafaza eder, yaratılmışlıkta ki halini korur,

Ne zamanki harici şeylerin dayatmalarına muhatap olursa saflığında da ve temizliğinde de kayıplar başlar, kirlenir, azgınlaşır…

“İnsan adetlerinin (ülfet ettiği şeylerin çocuğu) ürünüdür. (…) Bir kimse huy, meleke ve adet vaziyetine gelecek derecede bir takım hallerle ünsiyet ederse, artık bu haller o kimsenin tahiatı ve cibilliyeti durumuna gelir…”

Ve yine der ki İbn-i Haldun;

“İnsanlar sınai, ilmi ve dini konularda tedip ve talimle yetişmeye başladıkları zamandan itibaren (…) metanetlerini (sağlamlık, dayanıklılık) kaybederler…”

2

Ertuğrul Özkök 13 Ocak 2021 tarihli yazısında; “Her yıl olduğu gibi sonuçları bir sosyolog gözüyle ilgiyle okudum” şeklinde bir takdimle Kadir Has Üniversitesi’nin 2020 yılı ‘Türkiye’nin Eğilimleri’ araştırmasının kimi sonuçlarını sayfasına taşımış.

Birinci değerlendirmesi şu soru çerçevesinde olmuş:

‘Dini inancınız çerçevesinde kendinizi nasıl tanımlarsınız?’

Katılımcıların %75.8’i “Elhamdülillah Müslümanım” demiş.

Sevindirik bir biçimde diyor ki Özkök;

“Ama dikkat. Bu oran 3 yılda 10 puan birden düşmüş…

Buyurun son 3 yılki araştırmanın sonuçlarına göre ‘Müslümanım’ diyenlerin oranları:

2018: Yüzde 85.9

2019: Yüzde 79.5

2020: Yüzde 75.8”

Özkök; yazısının başında kendisini sosyolog olarak tanımlamıştı hatırlarsanız.

Şimdi sıkı durun: ben anadal olarak değil, sertifika programı bazında sosyoloji okudum. Eğer İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf öğrencisi önüme böyle bir tahlil getirseydi; hiç düşünmeden sıfırı basardım.

Çünkü; 80 milyonluk bir ülkede 3 yıl içinde, üstelik dini aidiyet konusunda 10 puanlık bir değişim olamayacağını bilmek için sosyolog olmak gerekmez.

Azıcık toplumu anlamak gibi bir dert ve merak sahibi olmak yeter.

Kaldı ki; Özkök cümleyi eksik bırakarak okuru yanıltma yoluna gidiyor, yani yalan söylüyor.

Çünkü; söz konusu sorunun başka şıkları da var: Sünniyim-Aleviyim-deistim gibi.

Hemen belirtmeliyiz ki soru sorma şekli de yanlış, dolayısıyla araştırmayı yapanlarda toplumun gerçeklerinden uzak.

Şıkları vererek değerlendirirsek;

2018 yılında %85.9 ‘Elhamdülillah Müslümanım’ derken; %8.8’i ise ‘Sünniyim’ diyor, %2.2 ‘Aleviyim’ diyor.

2020 yılında %75.8 ‘Müslümanım’ diyenlerin yanında %16.2 Sünniyim, %4.9 Aleviyim, %1.1’de deistim diyor.

Cevaplardan anlaşılan o ki kendisini ‘Sünni’ ve hatta ‘Alevi’ olarak tanımlayanlar ayrıca ‘Müslümanım’ deme ihtiyacı hissetmemişler.

Böyle bakarsak;

(2018: Müslüman %75.8+Sünni %8.8+Alevi %2.2= 96.9)

(2020: Müslüman %75.8+Sünni %16.2+Alevi %4.9= 96.9)

Görüldüğü gibi sonuç birebir aynı çıkmaktadır.

Özkök’ün sütununa aldığı bir başka soru da şöyle:

‘Ne sıklıkta namaz kılarsınız? Lütfen size uygun tüm seçenekleri belirtiniz.’

Cevaplar:

Namaz kılmam: %38

Tüm vakit namazlarını kılarım: %24.4

Cum namazlarını kılarım: %17.8

Ara sıra namaz kılarım: %34.5

Bayram namazlarını kılarım: %13.1

Ramazanda vakit namazı kılarım: %11.6

Şükür namazı kılarım: %10.4

3 vakit namaz kılarım: %3.8

Hemen belirtmeliyim ki burada da soru sorma tekniği yanlış. Ayrıca araştırma dokümanında bu sonuçları aynen yayınlamışlar ama hiçbir açıklama getirmemişler.

Bizim büyük sosyoloğumuz(!) da bunları almış, kendince Cuma, Bayram ve Ramazan ayına dikkat çekmiş ve demek istemiş ki bu günlerde hassasiyetin daha fazla olduğuna, dolayısıyla daha fazla ibadet edildiğine inanırdık, ama araştırma hiçte öyle söylemiyor.

İmdi; araştırma yapanlara da soru işareti koyarak Ertuğrul Özkök’e tane tane şu gerçeği belletmek lazım.

1400 yıldır; Müslüman toplumlarda her zaman Bayram namazı kılanların sayısı Cuma kılanlardan, Cuma kılanların sayısı vakit namazı kılanlardan fazla olmuştur, bu kesin.

Ayrıca yine 1400 yıldır, Müslümanlar Ramazan ayında ibadetlerini ifa etme konusunda daha hassas olmuşlardır, Müslümanım diyen herkes bunu bilir.

Bu bapta size son olarak Özkök’ün bir cümlesini daha takdim etmek istiyorum: “YÜZDE 11.6 ‘Ramazan’da vakit namazı kılarım’ diyor… Teravih yani…”

Hadi ordan!

Git azıcık ders çalış ondan sonra bu konular hakkında yaz!..

Beyaz kibrin ve nobranlığın senin gözünü karartmış, aklını bulanıklaştırmış, vicdanını çarpıtmış.

Yani kendine vehmettiğin okumuşluk seni şerli bir insana dönüştürmüş.

3

Ne diyordu Üstad Haldun:

“Şayet dürüst bir kimse görürsen bil ki bir sebebi var da onun için zulmetmiyor.”

Sebep: Din, ahlak, vicdan, kanun, örf, töre, teamüller, çevre, baskı grupları vs. 

<h3>Akupunktur Derneği Onursal Başkanı Dr. Murat Topoğlu iftarda tüketilmesi gereken besinleri AKŞAM

İftarda neler tüketmeliyiz?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de