• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
11 Mayıs 2014 Pazar

Ham ve küstah

1
“Küstahlık, hakkı olmayan bir şeyi, sanki tabii ve kazanılmış hakkıymış gibi istemektir. Hiçbir emek ve gayret harcamadan, hiçbir liyakat eseri göstermeden, başkalarının ödediği bedeli ödemeye yanaşmadan, seviyesinin çok üzerindeki şeyleri almaya kalkışmaktır. Bu cüret, en hafifinden, aldığı şeyleri hak eden, liyakat ve ehliyet sahibi insanlara hakarettir.” (Yalnızlık Muhatap İster, Cengiz Aydoğdu)

10 Mayıs 2014 tarihinde Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde yaşananlar Türkiye’de bazı kişi ve kurumlarca yıllardır, özellikle siyasileri ‘şamarlamak’ şeklinde sürdürülen küstahlığın çok açık ve net bir ifadesi olmuştur.
Başta siyasiler olmak üzere topyekün millete ayar vermeye ayarlanmış zihniyetin en çok yargı kurumlarında yuvalanmış olması dikkatlerden uzak değildir. Tabii ki millete ayar vermeye ayarlanmış kişi ve kurumlar sadece yargı kurumlarında toplanmamıştır. Eski Türkiye’de bu tavrın bayraktarlığını askerler yapar, diğer kurumlar askerlerin tavrına göre hiza alırlardı.

Son yıllarda sivil iktidarın büyük risk alıp milletin emanetini koruyarak ve temsil görevini hakkıyla yerine getirerek askeri vesayeti geriletmesi sonucu bu konuda bayraktarlığı, Gülen örgütünün de katkılarıyla yargı almış durumda.
Özellikle yargı kurumlarının kuruluş yıldönümleri ‘sorumsuz ve korkak küstahların’ siyasilere, hükümete yüklendiği mecralar olmuştur. Küstahlıklarının yanında korkaklıkları şuradan belli. Kim kurguladı ise, nedense, bu törenlere devletin ve hükümetin bütün yetkilileri katılır ama onların söz hakkı yoktur. Yani yüzlerine karşı her şey söylenebilir ama siyasiler bunlara cevap veremez. Eminim ki eğer platform cevap vermeye müsait olsa böylesine küstahlık ve densizlik yapamazlar.

2
Küstahlar, küstahlıkları gereği veya onlara küstahlık yapmak cesareti veren şartlar gereği ‘ham’dırlar. “Hamlıklarını sanki bir maharetmiş gibi ileri sürebilirler. Hatta cehaletleriyle övünüp, hamlıklarına, kıymeti kendilerinden menkul, kendilerince makul gerekçeler bile bulabilirler. O kadar ki hamlığı bir eksiklik olmak görüp telafi etmek yerine başkalarını suçlarlar.” (Aynı eser)

Metin Feyzioğlu malul olduğu hamlık gereği, hazır bulduğu bir platformda belki de siyasette kendisine yer açmak, ya da karşısında olduğu siyasi görüşe kendince çelme takmak niyetiyle, meydanı boş bulan sahte pehlivanlar misali peşrev çekmiştir. Bu tür ham ve küstahların gerçek pehlivanlarla gerçek meydanlarda yarışmak için ne donanımları, ne güçleri, ne de meşruiyetleri mevcuttur.

Feyzioğlu gibilere yaptıkları sorulduğunda ‘özgür birey’ olduklarından bahisle doğru ve haklı bir tavır sergilediklerini söyleyeceklerdir.
Onların haklılıkları cehaletlerinden özgürlükleri ise bencilliklerindendir. Bencillik “gerçekte insanın istediği gibi yaşaması değil, başkalarının kendi istediği şekilde yaşamaya zorlamasıdır. Bütün zulümlerin ve faşizmlerin kaynağı da bencilliğin bu tarafı değil midir.” (Aynı eser)

3
Umarım bu gelişmelerden sonra, bir daha mevcut formatta yargı kutlamaları yapılmaz. Böylece eski Türkiye’ye ait bir olgu daha tarihin çöplüğündeki yerini alır.
Yeni Türkiye’de milletten başka karar vericilere yer kalmamıştır.
Kerametleri kendilerinden menkul ‘küstah’lar ve ‘ham’ların bu son saldırılarının asıl hedefi önümüzdeki cumhurbaşkanlığı sürecini zedelemektir. Daha doğrusu bu süreçte olması gereken doğal gelişmeyi engellemektir.
Doğal gelişme Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına çıkmasıdır.
Çıkacaktır da Allah’ın izniyle.
Bütün mesele Erdoğan’dan sonraki AK Parti üzerinde ameliyat yapmaya yeltenmektir. Ama bunların hiç birisi olmayacaktır inşallah.
Bizzat Erdoğan’ın deyişiyle
“Arkadan gelen yiğitler vardır”
“Her dem AK Parti için yeni bir başlangıçtır.” Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması, AK Parti için “hatim duası değil, bismillah deyip” yola devam etmek için bir fırsattır.
Hoş bir tesadüf. Biz 30 Mart seçimlerinden sonra başlayan yazı maceramıza “Galip olan yalnız Allah’tır” diyerek başlamıştık.
Tayyip Erdoğan da bir anlamda cumhurbaşkanlığına adaylığını ilan ettiği toplantıda duygularını “Zafer sahibi yalnız Allah’tır” diye dillendirdi.
Güzel günler bizi bekliyor inşallah.

<p>Başkan Erdoğan, 'Bizi çok çok çok duygulandırdın. Tarihi bir başarı aldın, seni gönülden tebrik e

Başkan Erdoğan, olimpiyat şampiyonu Mete Gazoz'u tebrik etti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı