• $9,3054
  • €10,8312
  • 529.045
  • 1429.85
21 Ağustos 2014 Perşembe

Gelecek on yıl

1

Bu köşenin okurları için kaçıncı tekrar olacak bilmiyorum.
Her vesileyle altını çizmekten bıkmadığım husus; AK Parti iktidarının en az iki dönem (yaklaşık on yıl) daha devam etmesidir.
İki dönemin sonunda AK Parti iktidarı toplam yaklaşık yirmi yılını dolduracak, bu bir nesil demektir. AK Parti iktidarında büyümüş bir nesil.
AK Parti’nin yaptığı reformları ve uygulamaları taşıyacak bir nesil.
İşte bu nedenledir ki önümüzdeki on yıl ülkemiz ve bölgemiz açısından büyük öneme haizdir.
Zaten Türkiye tarihinde önemli gelişmeler hep on yıllık periyotlar içinde olmuştur.
2
Yakın tarihe baktığımızda;
1. on yıl: 1974 Kıbrıs Harekâtı nedeniyle bütün dünya Türkiye’ye ambargo uygulamıştı. Başlangıçta bu bir felaket olarak algılandı. Ama zamanla bu felaket bir imkâna dönüştü.
Hayat devam ediyordu/edecekti.
O zamana kadar ikame ve iane üzerine ekonomik faaliyetleri yürütmeye alışmış (mecbur bırakılmış) Türkiye, zorun oyunu bozması kuralı çerçevesinde ülkenin ihtiyaç duyduğu şeyleri bir şekilde temin etmenin yolunu bulmuştur.
80 ihtilaline kadar devam eden bu dönemde Türkiye’nin işadamları, müteşebbisleri, sanayicileri dünyayla irtibat kurmasını ve uluslararası ilişkilerin nasıl yürüdüğünü öğrenme fırsatı bulmuştur.
2. on yıllık periyot ise 1983’te Özal ile başlayan periyottur.
Bir önceki dönemde dünya ile bir nevi gayriresmi ilişki kurmayı beceren işadamları bu kez ihracatla tanışmış, dolayısıyla imalata ve üretime önem vermiştir.
Özal döneminde her sahada yaşanan kısmi özgürlük Türkiye’nin büyümesine, sermaye ve yetişmiş eleman birikimine sebep olmuş ve ülkeye 5-6 basamak tırmanma imkânı sağlamıştır.
Bu dönem 91 ekonomik krize kadar devam etmiştir.
91’den 2002’ye kadar on yılı aşkın süre Türkiye açısından tam bir kayıp dönemi olmuştur.
3. on yıl dönem ise 2003’ten 2014’e kadar devam eden süreçtir ki, bu dönemde Türkiye gerçekten tam anlamıyla bir sıçrama yapmış,
Hem kalkınma hem de özgürlük anlamında büyük mesafe kat etmiştir.
Ekonomi, sosyal hayat, dış politika, yatırımlar, ihracat, demokratik reformlar, nihayet çözüm süreciyle ulaştığı barış ortamıyla Türkiye’nin son on yılı tam bir Rönesans dönemi olmuştur.
3
Şimdi önümüzde yeni bir on yıllık periyot başlamaktadır.
Yeni on yılın temel özelliği, artık Türkiye Cumhuriyeti’nin başında halk tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanı vardır.
Siyaset ve diğer sektörler eğer bu yeni dönemin ruhuna uygun bir örgütlenme içine girebilirler ise Türkiye’nin önü açık olacak, Türkiye’nin dünyaya söyleyecek sözü olacaktır.
Önümüzdeki günlerde bu konu daha yoğun tartışılacaktır/tartışılmalıdır.
Şimdilik şu kadarını söylemek gerekir ki, Türkiye’nin önümüzdeki on yılı bir fırsata ve imkâna çevirebilmesi için bölgede huzur ve istikrar temin edilmelidir.
Özellikle Irak ve Suriye meselesi bir çözüme ulaşmalı ve stabil hale gelmelidir.
Türkiye’nin Kürt barışı hamlesi, dışarıda ve içeride birçok muarız ve muhalife rağmen bu bağlamda büyük öneme haizdir.
Türkiye’nin Kürtlerle barışması, bölgede sürekli kaos isteyen dünyayı sarsabilecek değerde bir gerçekliğe işaret etmektedir.
Bu konuda sonuç alınması halinde dünyaya rağmen bölgede barış tesis edilebilir.
Ve Türkiye bölgesiyle birlikte ‘biz de varız’ diyebilir.
Hayırlısı.

<p>'Telafi kitapları ücretsiz.' Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in Akşam gazetesine özel açıklamalar

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'den AKŞAM'A özel açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu