• $8,4666
  • €10,2383
  • 495.406
  • 1441.33
12 Kasım 2015 Perşembe

1 Kasım’a kimin eli dokundu (3)

6

Dördüncü AK Parti iktidarının icraatları önceki dönemlerden farklı olmalıdır, olmak zorundadır.
Yukarıda izaha çalıştığımız tarihi derinlik bize bunu söylemektedir.
Haklı olarak, insanların ihtiyaçları ve öncelikleri nedeniyle geride bıraktığımız 13 yıllık AK Parti iktidarı daha çok maddi yatırımlarla uğraştı. Yol, su, köprü, havaalanı, hastane, postane, adliye binaları vs. yaptı. İyi ki yaptı ki iktidarı halen devam ediyor.
Ancak, 7 Haziran ve 1 Kasım sonuçları ve bunların mukayesesi bize artık bu yolun tıkandığını göstermektedir.
Eğer seçmen sadece maddi yatırımlara oy vermiş olsaydı, 1 Kasım’da verdiği desteği, 7 Haziran’da da vermesi gerekirdi.
Bundan sonra devlete ve hükümete düşen, akıp gelen ‘medeniyet çağlayanı’nın önünü açıp, onu iyice görünür kılmaktır.
Mesela, Sn. Cumhurbaşkanı’nın ‘one minute’ ve ‘dünya beşten büyüktür’ kavramsallaştırmasıyla başlattığı Nizam-ı Alem anlayışının ‘etrafını cami, ağyarını mani’ bir şekilde tarihi ve bilimsel gerçeklerle tahkim edilerek bir devlet politikası haline getirilmelidir.
Kabile ve mezhep ölçeğinde parçalanmış Ortadoğu’da istikrarlı ve güçlü bir devletin ‘Devlet-i Ebed Müddet’ fikrinin bütün İslam âleminde, Doğu dünyada en azından teorik çerçevede var olmasına ve yaşamasına vesile olacağının idraki ve dikkatiyle hareket etmenin, Batı’yı rahatsız edeceğinin şuuruyla tedricen, suhuletle işlenmesi gerektiği izahtan varestedir.
Mesela, laikliğin bize dayattığı din-devlet ayırımının; dini, ferdi bir çerçeveye hapsetme gayretinin, Mesela 19. Yüzyıl Batıcılığın vatanı belli bir kavme indirgeme ve bu indirgemeyi yüceltme çabalarının, yukarıda izah etmeye çalıştığımız gelenek içinde bir yeri olmadığının, geleceğimizde de milletin ve devletin hayrına işlev görmeyeceğinden hareketle yeniden ihya ve inşaya başlamanın elzem olduğunun bilinciyle gelecek tasavvuru geliştirilmelidir.
Millet hiçbir zaman aynı asabiyeti taşıyanların vatan kıldığı topraklar üzerinde yaşayanlar olmamıştır. Millet olmak aynı topraklarda, vatandan da daha üst bir değer etrafında, ortak kadere ve ortak gelecek tasavvuruna inanmaktır.
Din sadece bireyin dünyasına hapsedilecek bir olgu değildir.
Din, çoğu kez toplulukların tanımlayıcı ortak vasfı olmuştur.
Selçuklu ve Osmanlı devletlerine baktığımızda, bünyesinde her zaman farklı dinlerden topluluklar bulunsa da, onların ortak vasfının, topluluk tanımının Müslüman olduğunu görürüz.
Vatan konusuna gelince, ayağımızı bastığımız/basacağımız ‘bir vatan toprağı’nın varlığının kaçınılmaz oluşuyla beraber ‘Müslümanlar’ için vatan bütün bir yeryüzüdür.
7
İnanıyorum ki, başta Sn. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la beraber, AK Parti kadroları için de meseleyi bu perspektiften müşahede ve müteala edebilecek sayısız insan vardır.
Mesele bu ferdi bakış açılarının, dünya görüşleri ve dünya tasavvurlarının bir parti görüşüne, hükümet programına, devlet siyaseti haline gelmesi, getirilmesi;
Hiçbir komplekse ve korkuya kapılmadan, 1 Kasım’da milletin ortaya koyduğu iradeye sahip çıkma meselesidir.

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde 87 yıl sonra bir ilk

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz