• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
22 Ekim 2011 Cumartesi

Günde kaç kere 'hadi'liyorsunuz?

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Kendinizi gözlemleyin ve günde kaç kere çocuğunuza 'hadi' ile başlayan cümleler kurduğunuzu bir sayın, elde ettiğiniz rakam aklınızı yerinden alabilir. Ve bu rakam, ne kadar sıkıcı bir ebeveynlik sergilediğimizin de bir göstergesi olabilir.
Düşünsenize çocuksunuz, tek derdiniz anı yaşamak, yani o an ne yapıyorsanız ona odaklanıyorsunuz, hayatı oyunla öğrendiğinizden en çok zevk aldığınız eylem de oyun oynamak... Ve birileri, üstelik o birileri de en yakınlarınız, size sürekli; hadi yemeğini ye, hadi dişini fırçala, hadi oyuncaklarını topla, hadi okula geç kalıyorsun, hadi dersine çalış, hadi, hadi, hadi deyip duruyor. Dışınızdan değilse bile içinizden 'Ehhh, yeter artık' demek gelmez mi? Demeseniz bile, bir cümleyi bu kadar çok duyarsanız duyarsızlaşırsınız. Söyleneni duymazsınız yani, umursamazsınız...
Olaya biz anneler açısından bakacak olursak, yaklaşım genellikle şöyledir: 'Hadi diye uyarmasam yapmaz ki; ne ödevini yapar, ne sabah servise yetişir. Sorumluluğunu bilse meraklı mıyım peşinden koşuşturmaya...' Biliyorsunuz haklı-haksız yoktur! Herkes haklı, herkesin hissi biricik! Lakin biz büyükler hayatın koşuşturmacasına kapılıp giderken çocuklarımızın çocuk olduğunu unutuyoruz. Çocuğumuzun sadece 3, 5, 9 yaşında olduğunu, kendi yaşına uygun bir duygusal gelişim içinde bulunduğunu unutuyoruz ya da bu konudan zaten bihaberiz. 
Peki ne yapacağız? Bu çocuk, çocuk diye kafasına estiği ya da o an hissettiği gibi mi davranacak?
Aslında hepimiz sadece hissettiğimiz gibi yaşamalıyız, fakat bir şartla; hissimizle yaptığımız seçimlerimizin sorumluluğunu alarak!
Yemeğini yemiyorsa o çocuk o öğün aç kalır değil mi, bırakın kalsın... Ödevini yapmak istemiyorsa, yarın okulda ödevini yapmamış olmanın sorumluluğunu yaşasın. Ama tabii, bu arada biz çocuğumuzun neden bu davranışı seçtiğini anlamaya çalışalım. Hasta mı, morali mi bozuk; seçimini hangi etkene bağlı olarak yapıyor?
Tabii bir de bu durum çocuğun yaşına uygun olarak dengelenebilmeli... Özellikle 3-5 yaşına kadar katı bir tutumun lüzumu yok, fakat özellikle 6-7 yaşından sonra çocuklarımızın bireysel sorumluluklarını almalarına da mutlaka izin vermemiz gerekiyor. Yemeğini yemeyen çocuk abur cuburla da karnını doyuramamalı mesela, ya da ödevini yapmayan çocuğun ödevini biz yapmamalıyız.
Hayatta her şey denge diyoruz ya, işte ebeveynlik sanatı da öyle sanırım. Biz de ebeveynlikte dengeyi öğreniyoruz çocuklarımızdan... Fakat, onlara asistanlık ederken sınırları en baştan çok özenle ve bilinçle kurgulamak gerekiyor. Çünkü uzmanların dediği gibi, 7'sinde hadi'leyen bir anneye alışan çocuk büyüdüğünde de kendisine hadi'leyecek bir eş ya da patron seçebiliyor.
Fakat daha çok çocuğunuzun neyi ne kadar doğru, ne kadar yanlış yaptığını değil, ebeveynliğinizi sorgulayan bir anne-babaysanız, farkındalıkla herkes için sağlıklı ve dengeli yollar bulacağınıza şüphe yok! Sonuçta hepimiz insanız ve birbirimizle etkileşimlerimizden öğreniyoruz...

<p>Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Akrep, Terazi, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçları yeni

Haftalık burç yorumları (25 Ocak – 31 Ocak 2021)

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor