• $7,3517
  • €8,9317
  • 438.314
  • 1545.46
19 Şubat 2011 Cumartesi

Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek değil, korumak gerek

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Bağışıklık sistemimizin güçlü olması hayati önem taşıyor. Konu çocuklar olduğunda ise daha da dikkatli olmalıyız. Çocuklarımızın bağışıklık sistemini korumanın ipuçlarını derledik.

Biz ebeveynler, çocuğumuzun hastalanmasını istemiyoruz. Fakat ne kadar korumaya çalışsak da çocuğumuzun mutlaka karşılaşacağı ve hatta güçlü bir bağışıklık sistemi için karşılaşması gereken virüsler var. Vücudumuzun savunma mekanizması olan bağışıklık sistemimiz, bizi hayatta tutabilen, sağlıklı bir şekilde yaşamımızı devam ettirmemizi sağlayan bir sistem. Doğada var olan ve hasta edici organizmalardan korunmamızı bağışıklık sistemimiz sağlıyor. Çoğu organizmaya maruz kaldığımızda, bağışıklık sistemimiz bunu biz fark etmeden yok ediyor. Fakat maruz kalınan organizmanın miktar ve etkinlik yönünden kuvvetli olması ya da bağışıklık sistemimizin zayıf kalması sonucu hastalık meydana geliyor.
Sonuçta, bağışıklık sistemimizin güçlü olması hayati önem taşıyor. Konu çocuklar olduğunda ise, dikkat edilmesi gereken noktaların üstünde titizlikle durmak şart. Çocuklarımızın bağışıklık sistemini korumanın ipuçlarını, anneoluncaanladim.com yazarlarından, Anne ve Bebek Diyetisyeni Başak Demirhan'dan aldım. Her konuda olduğu gibi, bağışıklık sistemini koruma meselesine de bütüncül yaklaşmak gerektiğini öğrendim.

BEBEĞİNİZİ EMZİRİN!
Dünyaya gelen bebeğimizi anne sütüyle beslediğimiz dönem boyunca, anne sütündeki başta oligosakkaritler olmak üzere bağışıklık sistemini güçlendiren antienfektif öğeler bebeğimizin savunma sistemini kuvvetlendirir. Anne sütü alımı bittiğinde ise bağışıklık sistemini ayakta tutmak için yine ilk sıraya beslenme oturur. Yani çocuğumuzun beslenme tarzı ve tükettiği besin örüntüsüyle bağışıklık sistemi direkt olarak etkilenir.
Yetişkinlerin vücudu çocuklara göre çok daha hızlı antikor üretir. Bebeğiniz henüz antikor üretimi konusunda yeterli olmayabilir. Bu durumda emzirmeniz, antikor geçişini de sağlayacaktır. Bu yüzden en az 6 ay bebeğinizi anne sütüyle beslemeniz çok önemli. 6 ay sonrasında da, ek gıdalara geçişle birlikte, bebeğiniz 2 yaşına gelinceye kadar emzirebilirsiniz.

BAĞIŞIKLIĞI HANGİ BESİNLER GÜÇLENDİRİR?
Folik asit, A, C, E, D, B6 vitaminleri, çinko, bakır, demir, selenyum mineralleri, bağışıklık sistemiyle ilişkili olan vitamin ve minerallerdir. Vitamin ve mineraller, vücudumuzda belli bir oranda bulunması gereken, eksikliği ya da fazlalığı durumunda sağlığımızın ciddi şekilde etkilendiği, bize enerji sağlamayan besin bileşenleridir. Bağışıklık sistemimizin kuvvetli olabilmesi için bu besin öğelerini içeren besinleri günlük beslenme planında belirli miktarlarda tüketmek gerekir. Fakat ihtiyaçlar yaşa göre farklılık gösterir. Bu sebeple çocuklar kendi yaş aralıklarına göre değerlendirilmeli ve sağlıklı beslenme kuralları çerçevesinde beslenmelidir.
BALIKSIZ OLMAZ
Beslenmemizin yağ örüntüsü bağışıklık sistemimizi etkiler. Çocuk beslenmesinde dikkat edilmesi gereken konu, doymuş yağ asitleri ile doymamış yağ asitlerinin oranını dengeleyebilmektir. Yemekleri hazırlarken zeytinyağını kullanmak, Omega-3 yağ asitlerinin zengin olduğu balığı haftada 2 defa tüketmek, yağ asitlerinin dengelenmesine fayda sağlar.

Güneş ışığı hastalıktan korur
D vitamini yetersizliği inflamatuvar hastalıların riskini artırır. Yani bağışıklık sistemini zayıflatır.   D vitamininin en iyi kaynağı güneştir. Çocuklar, kışın günde 15-20 dakika, yazın da 5 dakika kadar güneş ışınlarından faydalanmalıdır. Güneş ışığının bu etkinliği pencere camından geçmez!

Nasıl beslenmeli?
- Tereyağı, büyüyen ve gelişen organizmayı desteklemek için en iyi yağ türlerindendir. Çocuk beslenmesinde, kan yağlarıyla ilgili bir sıkıntı yoksa tereyağı kullanılmalıdır.
- Şeker tüketiminin fazla olması bağışıklık sistemini olumsuz etkiler. Çocuk beslenmesinde saf şeker içeriği fazla besinlere yer verilmemelidir.
- Kuruyemişlerde bulunan magnezyum, E vitamini gibi maddeler ve yağ asit örüntüleri bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır. Kilo problemi yaşamayan çocuklara günde 1 adet ceviz içi ya da fındık, badem gibi kuruyemişlerden 5-6 adet verilmelidir.
- Günlük olarak 1-3 yaş arasında 100-120 ml/kg, 3-6 yaş arasında 90-100ml/kg sıvı tüketilmelidir. Su vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu bileşendir. Susuz kalan bir vücutta bağışıklık sisteminin görevlerini yerine getirmesi sekteye uğrar.
- Uzun süre aç kalınması bağışıklık sistemini zayıflatır. Çocukların 2-3 saatte bir beslenmesi gerekir.
- Çocuklarda fazla besin tüketimi ve normal kilonun üzerinde seyretme, bağışıklık sistemini zayıflatır. Fazla besin tüketimiyle beraber gelen vücuda fazla yağ alımı, oksidan madde miktarını artırır ve savunma sistemi zayıflar. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek ve akabinde çıkabilecek sağlık problemlerini önlemek adına kilo fazlalığı olan çocuklar erken dönemde diyet tedavisine alınmalıdır.
- Meyvelerimiz ve sebzelerimiz diyetimizin vitamin ve mineral kaynaklarıdır. Çocuklarda günlük 1 tabak sebze yemeği, 300 gram kadar meyve tüketimi bağışıklık sistemini destekler.
- Vücudumuzda her şeyin yolunda gidip gitmediğini gözlemleyebilmek adına belirli aralıklarla kan tetkiklerimizi yaptırmakta fayda vardır. Aynısı çocuklar içinde geçerlidir. Yılda 2 defa genel durumun değerlendirilmesi, boy kilo ölçümünün yapılması, kan değerlerinin takip edilmesi, büyüme-gelişme döneminin sorunsuz geçmesini sağlar.

Annelerin aklına takılanlar
- C vitamini, antioksidan olarak görev yapan vitaminlerin başında gelir. Çocukların günlük olarak 10 yaşa kadar 60 mg, 15 yaşa kadar 80 mg C vitaminine ihtiyaçları vardır. Fakat özellikle enfeksiyonel hastalık durumlarında vücudumuzun C vitamini ihtiyacı artar. Bağışıklık sistemimizi desteklemek adına bu dönemlerde çocuklar uygun görülen dozlarda C vitamini takviyeleriyle desteklenebilir. Sağlıklı bir çocuğun ise C vitamini ihtiyacı günlük olarak tüketeceği taze meyvelerden karşılanmalıdır.
- Brokoli, karnabahar, lahana, sarımsak gibi pişerken koku salan ve kükürtlü bileşikler içeren besinler, içeriğindeki antioksidanlar sayesinde savunma sistemimizi destekler. Brokoli, karnabahar, lahana, kereviz ve enginar gibi besinlerden ise maksimum faydayı sağlayabilmek adına tencere yemeği ya da buharda pişirme yöntemlerini tercih etmeliyiz. Genelde çocuklar belli bir yaşa kadar bu tür koku salan besinleri sevmezler. Bu besinleri çocuklara alıştırarak yedirmeli, böreklerin, keklerin, çorbaların içine gizleyerek tükettirmeliyiz.
- Bağışıklık sisteminin gelişmesinde ve çalışmasında elzem bir mineral olan çinko, vücudumuzda antioksidan işlevler dahil 200'e yakın enzimin çalışmasında etkindir. Büyüme ve gelişme çağında yetersizliğinin görülmesi başta bağışıklık sisteminin zayıflamasının yanında büyümenin duraklaması, yara iyileşmesinin gecikmesi, enfeksiyonel hastalıkların riskinin artması gibi pek çok olumsuz sonuca neden olur. Bu sebepten dolayı çinko kaynağı olan kırmızı et, balık, peynir ve kuruyemişler dengeli bir şekilde tüketilmelidir.
- Demir eksikliği ülkemizde sıklıkla rastlanan bir sağlık problemidir. (Okul öncesi dönem çocuklarının yüzde 50'si kansızdır.) Vücudumuzda demirin yetersiz olması hücresel bağışıklığımızı direkt etkiler ve savunma sistemimiz zayıflar. Büyüme çağındaki çocukların kan demir seviyeleri ve vücut demir depoları kontrol edilmeli yetersizlik durumu var ise demir hapı kullanılmalıdır.

Uykusuzluk bağışıklığı düşürür
Uykusuz kalınması bağışıklık sistemini zayıflatır. Çocukların günde 12 saat uyumaları gerekir. 5-6 yaş dönemine kadar öğlen uykuları olabilir. Eğer çocuğunuz yeteri kadar ve kaliteli uyku uyuyamıyorsa, bu onun bağışıklık sistemini etkiler.

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Caddebostan Sahili kırmızıya bürüdü