• $7,3747
  • €8,9371
  • 436.1
  • 1457.65
05 Şubat 2011 Cumartesi

Çocuklarımızın mahremiyetini nasıl ve neden ihlal ediyoruz?

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Hemen hepimiz çocuklarımızın mahrem alanlarını ve çocuk olmaya özgü masumiyetlerini ihlal edip duruyoruz! Nasıl mı? Uzmanlara sorduk...

Çocuğun masumiyeti ve çocuğun mahremiyeti kavramlarını gündeme getirirken, çocuğa uygulanan fiziksel, duygusal ve cinsel istismara doğru giden yola her an girebildiğimize dikkat çekmek istiyorum aslında. Çocuk istismarı meselesi her yerde ama istismarcı olduğunu kimse kabul etmiyor ki, sonuç alınsın! Çocuk da ailede ve okulda kendisini istismardan nasıl koruyacağını bilemiyor. Bunu ona öğretmiyoruz ki, bu da bir hak ihlali! Ve aslında doğumdan 25 yaşa kadar geçen sürede mutlaka her çocuk bin şekilde istismara uğruyor. Hiç şaşırmayın, gün içinde bile çocuklarımızı kimbilir kaç kere duygusal olarak örseliyoruz? Hadi, olayları istismara vardırmadığımızı varsayalım... Doğumdan, hatta hamile kaldığınız saniyeden itibaren çocuğun fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarına ona özel cevap veriyor muyuz? Bu ihtiyaçlara cevap verirken, yani çocuğumuza bakarken, onu büyütürken; güvenli sevgi ve özenli ilgimizin yanında onun bireyselliğine de saygı gösteriyor muyuz? Ona hayır demeyi öğrettik mi? Çocuğumuz gönül rahatlığıyla evde-okulda hayır diyebiliyor mu? Yoksa habire ne yapıp etmesi, nasıl davranması gerektiğini mi sayıp döküyoruz?

BİREYSEL ALANLARI VAR
Çocuğun da sınırları var, bireysel alanları var, o bu dünyaya bizim çocuğumuz olarak gelse de kendisi olmak için burada! 
İşte size, bir çırpıda aklıma geliveren çocuğun masumiyetinin ihlal edilişinin örnekleri: Çocuk yaşına uygun olmayacak şekilde, TV ve bilgisiyar başında zaman geçiriyorsa, ki evlerimizde TV'lerimiz tüm gün açık! Çocuklar 3 yaşından itibaren odalarına bilgisayar oynamaya gönderiliyorsa... Hatta, 'Git odana dersini çalış sen' denilerek çocuğun okul yaşantısı desteklenmiyorsa... Kız-erkek fark etmez, ana ve ilkokul çocuklarına 'Sevgilin var mı' diye soruyorsak, 'Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun' diye soruyorsak... Çocukları moda ikonu gibi giydiriyorsak... 3-5-10 yaşındaki çocukları moda diye maymuna çeviriyorsak, abartılı kıyafetler ve abartılı saç modelleri uyguluyorsak... Çocuğumuza yaşına uygun olmayan filmler seyrettiriyorsak, üstelik de bu sırada yalnız bırakıyorsak... Bir kere, 7 yaş üstü gibi ibareler yeterli değil bilmiş olun; 7 yaş üstü denilerek seyredilen hemen hemen tüm yapımlar çocuklarımızın erkenden ergen olmasına hizmet ediyor! Tabii yaşa uygun olmayan oyuncak ve kitaplar da masumiyet ihlali!
Çocuğumuza her türlü özel yaşamımızı mahrem alan sınırlarını aşarak anlatıyorsak, ona arkadaşımızmış muamelesi yapıyorsak, çocuklarımızın yanında yaşına uygun olmayan konuşmalar yapmaktan çekinmiyorsak, çocuklarımızla aynı yatakta uyumakta ısrar ediyorsak, çocuklarımıza kardeşlerini kıskanmanın yanlış olduğunu söylüyorsak; bu ve benzeri durumlarda çocuğun duygularını ifade etmesine engel oluyorsak, çocuklarımıza yaşlarını aşan sorumluluklar veriyorsak, kardeşine bak, gibi... Çocuklarımızın masumiyetini ve mahremiyetini ihlal ediyoruz demektir. Bu örnekleri siz de çoğaltabilirsiniz. Çocuklarımızın sınırlarına ve biricikliğine saygı göstermediğimiz ve onlara bakım verirken dengeden-ölçülü olmaktan ödün verdiğimiz her şeye dikkat!

Çocuğun odasında TV-bilgisayar varsa...
Doç. Dr. Behiye Alyanak -Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
 'Çocuk insan yavrusu olarak psikososyal gelişim sürecindedir ve olgunlaşması yetersizdir. Özellikle ölüm, şiddet ve cinsellik konularında yeterli değerlendirme yapamaz. Bu hassas konuların çocuklarla paylaşımı masumiyetini bozmayacak şekilde sınırlı olmalıdır. Çocuğun mahremiyet alanı gelişiminin özgün niteliklerini, masumiyetini  koruyarak, yaşamsal hassas konularla kademeli temasıyla sağlanmalıdır.     
Ebeveynin çocuğun yaşamsal tecrübelerini paylaşacak zamanı ayırması çok önemli bir ihtiyaçtır. Çocuğun sorularını çocuğu soru sormaya teşvik edecek şekilde, ilgili merakla uygun şekilde karşılamak, çocuğa yeterli zamanı ayırmak gerekir. Çocuğun yatak odasında TV, bilgisayar olması, çocuğun anne-babanın cinselliğine, şiddetine tanık olması ya da her çeşit istismarı çocuğun masumiyetini gölgeler.
Ebeveynlerin, çocuğu yaşıtı bir arkadaşları gibi görerek çocuklarını sırdaşları olarak kullanmaya başlamaları en ciddi sakıncadır. Çocuğun gelişim özelliklerini iyi bilerek, çocuklarının yapabileceklerini yapmaları için desteklediklerinde gelişimlerini destekleyebilirler. Çocuğun erken olgunlaşmak zorunda kalmasına neden olabilir. Psikososyal-seksüel gelişimlerinde sapma ve güçlükler başgösterebilir.'

Çocuğu birey olarak algılamıyorsak...
Psikolog Ceyla Taner
'Çocukların hepsi mükemmel doğar ve doğdukları andan  1,5 yaşına kadar kendilerini her şeyle ve herkesle bir görürler. Ortalama 1,5 yaşından sonra çocuk belirli bilgileri açığa çıkarmaya başlar. Yetiştirildiği ailenin, bulunduğu kültürün, sosyal çevre ve genetik kodlardan edindiği bilgileri... Okul, çevre, koşullamalar, sonradan kazanılan belirli inançlar saf olan çocuğun ya da mükemmel olan çocuğun masumiyetinin azalması anlamına gelir.
Çocuğun mahremiyeti anne-babanın çocuğu birey olarak algılamasıyla başlar. Ancak anne baba, çocuklarını sahiplenme ve onların üzerinde aşırı hak iddia etmek suretiyle çocukların mahremiyetine girebiliyorlar. Çocuğun mahremiyetinin ihlali, onun özvarlığını koruma ve kendi olma yolunda engel olan tüm davranışlardır. Çocuğun da bir birey olduğunu kabul etmekle işe başlanabilir.
Ebeveynlerin, çocuklarının birey olduğunu ve onların da istekleri, sevdikleri, sevmedikleri, öfkelendikleri şeyler olduğunu kabul etmeleri gerekiyor. Ayrıca, çocuklarının kendilerini ifade etmelerine destek olmaya, belirli yardımlarla onların yola devam etmelerini sağlamaya çalışmalıyız. Aileler, kendi yapamadıklarını çocuklarına yaptırmaya çalışmaktan, kendi sahip oldukları kaygı ya da korkuları giderebilmek için çocukları istemedikleri şeylere yönlendirmekten vazgeçmemeliler... İlk önce kendi korkularımızı, kaygılarımızı halledelim ki, iletişimimiz ilk önce kendimizle iyi olsun, ondan sonra da çocuğumuzla... Çocuğa saygı duymayı, sabır göstermeyi öğrenelim. Onların da bize öğretecekleri şeyler olduğunu kabul edelim. Anne-baba her zaman her şeyin en iyisini bilmez!'

<p>Milli Savunma Bakanlığı, bir NATO uçağına ilk kez gece görevi esnasında havadan yakıt ikmali sağl

İlk kez bir gece görevi esnasında NATO uçağına yakıt ikmali yapıldı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları