• $7,4045
  • €9,013
  • 442.387
  • 1551.57
05 Kasım 2011 Cumartesi

Çocuklarımıza korkutmadan depremle yaşamayı öğretmeliyiz!

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Bize hep depremde kapı kirişlerinin altında durmamız söylendi. Sonra depremde kapı kirişlerinin altı ölüm saçtı. Şu günlerde okullarda yine yanlış bir eğitim verildiğini kendi kızımdan duyuyorum. Peki sahiden nerede durmalıyız, çocuklarımıza ne öğretmeliyiz?

Malum, ülkemizin yüzde 95'i deprem riski taşıyor. Nüfusun çoğunun deprem bölgesinde yaşaması, çarpık yapılaşma, toplumun deprem konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, ülkemizde meydana gelen depremlerde can ve mal kaybının büyük boyutlarda olmasına neden oluyor. Olası bir depremden en az zararla kurtulmak için ise, deprem eğitimi almak gerekiyor.
Kuşkusuz depremle ilgili çoğumuz pek çok bilgiye sahibiz. Fakat, en çok da çocuklarımızı ilgilendiren bir noktaya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum ki, bilgi ile pratiğin en çok karıştığı mesele de sanırım bu: 'Depremde nerede durmak gerekir?'
Çocukluğumuzda okullarda bize, kapı kirişlerinin altında durmamız gerektiği söylenirdi. Sonradan bu bilgi çürüdü, depremlerde kapı kirişlerinin altı ölüm saçtı. Geçtiğimiz günlerde, ilkokula giden kızımdan öğrendim ki, çocuklara deprem sırasında yine masa, sıra gibi eşyaların altına saklanılması gerektiği öğretiliyor. Oysa, deprem uzmanlarının verdiği bilgiler bu yönde değil! Belki siz de evde çocuklarınıza böyle bir bilgi vermiyorsunuz, fakat okulda çocuk bu şekilde yönlendiriliyorsa, bu iletişimsizliği hep birlikte ivedilikle ortadan kaldırmamız ve çocuklara tek bir doğru mesaj vermemiz gerekiyor. Çünkü depremde nerede ve nasıl durulması gerektiğini bilmek hayat kurtarıyor.
Tam da bu noktada ülkemizde deprem deyince Akut doğru bir kaynak ama bir de dünyanın en tecrübeli kurtarma birimlerinden olan Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibi'nin Kurtarma Şefi ve Afet Olayları Müdürü Doug Copp'un depremde nasıl durulması gerektiği konusundaki önerilerine kulak vermekte yarar var.

HAYAT ÜÇGENİ
Öyle ki, 875 yıkılmış binaya sürünerek giren, 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle çalışan, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturan ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesi olan Copp, 2 yıl boyunca Birleşmiş Milletler 'felaket azaltma' uzmanlığı yapmış. 1996'da Copp'un hayatta kalma metodunun geçerliliğini ortaya koyan bir film yapıldı. Türk Hükümeti, İstanbul Belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case Yapımcılık ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.
İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktılar. On maket 'çömel ve korun' metodunu uygularken, 10 maket 'hayat üçgeni' metodunu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdiler. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direkt olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma teknik-lerinin uygulandığı film 'çömelip korunan /saklanan' kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu Copp'un 'hayat üçgeni' metodunu kullananlar içinse yüzde 100 olduğunu ortaya koydu.

SIRA ALTINDA DURMAK DOĞRU DEĞİL!
Copp, enkazına girdiği ilk binayı şöyle anlattı: '1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Oysa onlara saklanmaları söylenmişti.'
Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakıyorlar. Bu boşluk 'hayat üçgeni' denilen alandır. Nesne ne kadar büyük ve dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Her yerdeler.

DEPREM UZMANI COPP'UN ÖNERİLERİ
1 - Binalar çökerken basitçe 'çömelen ve korunan' kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.
2 - Kediler, köpekler ve bebeklerin hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında siz de bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.
3 - Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar birçok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.
4 - Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.
5 - Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın.
6 - Bina çökerken kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür. Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!
7 - Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar.
Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.
Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.
8 - Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.
9 - Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü.
Araçlarının dışına çıkıp, aracın yanına uzanıp veya oturarak  kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.
10 - Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur.

<p>Türkiye'de yeni bir siyasi partiye ihtiyaç var mı?</p><p>HDP tabanı hangi olaylar sonrasında part

HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler