• $7,5217
  • €9,0032
  • 412.38
  • 1541.98
02 Nisan 2011 Cumartesi

Çocuk bahane, kavga şahane!

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Çocuğunu büyütürken eşle çatışmaktan daha doğal bir şey olamaz bana göre, aksine çatışmamak tuhaf olurdu. Çatışmadan uzlaşmak, hep bir tarafın kendinden ödün vermesi anlamına gelir ki; kendinden vermek, sadece kendinden veren için değil herkes için çok tehlikelidir. Ki, çocuğa da hiç iyi örnek olmaz! Bence çocuklar konusundaki her türlü karar ya da uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken en kritik nokta, 'çocuk bahane, kavga şahane' durumunun yaşanıp yaşanmadığına farkındalık geliştirmek olmalı. Demem o ki, herhangi bir nedenle eşinize olan öfkenizi, herhangi bir meselenizi sürekli çocukla ilgili bir konu üzerinden yaşıyor olabilirsiniz. Ki, bence asıl sorun eşler arasındaki çatışma değil, farkındalıksız çatışmadır!
Kuşaklar boyu eşler birbirini 'Sen, bu çocuğu şımarık yaptın, sen şöyle davranmasaydın o da böyle bir huy edinmezdi' şeklinde suçluyor. Bu da bize gösteriyor ki, her türlü karı-koca meselesi farkındalıkla çözülmek yerine, üstü örtülüp anne-baba olma rolü oynanıp dengesiz bir aile ortamında bir ömür yaşanıp gidiliyor.
Ve biliyor musunuz, eşinizden ayrılacak bile olsanız, onunla aranızdaki sorunları çözmeniz gerekir! Üstüne anne-baba iseniz, bu durum daha da elzemdir! Çünkü anne-babalığınız sonsuza kadar sürer ve her çocuk 0-25 yaş boyunca, her gelişim döneminde anne ve babasının koşulsuz sevgi, ilgi ve desteğiyle temel konulardaki karar birliğine ihtiyaç duyar.

ÇOCUKTAN SONRA OLANLAR OLDU
Bir de, 'Biz hiç kavga etmezdik, çocuktan sonra birbirimizi yer olduk' diyen çift çoktur. Çocuktan önce iyi, kötü birbirlerine tolerans gösteren çiftler, çocuktan sonra en ufak şeye esneklik göstermez olurlar. Bunun en geçerli birinci nedeni, anne olunca kadının, baba olunca da erkeğin değişmesi ve eşlerin birbirini tanımakta güçlük çekmesidir. İkinci nedense yorgunluktur! Özellikle ilk zamanlar bebeğe uyum sağlama sürecinde uykusuz geceler eşleri çok yorar! Zaten çocuk denilen varlık, anne-babanın enerjisini 'Hüp' diye emmeye odaklı bir varlıktır! Öte yandan çocuk doğurmak anneyi bir atmaca yapar! Çocuğu koruma içgüdüsü özellikle ilk 3 yıl anneyi normal çizgiden çıkarır. Baba ise, toplumun 'Sen erkeksin, sen babasın' söyleminin gazına gelir ve genellikle en demokratik eşler bile baba olduktan sonra birdenbire ataerkilleşiverirler.
Sonuçta, çocuklarımızı sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetiştirmek için mi eşimizle 'çocuğun önünde' kavga edip duruyoruz; yoksa bir şeylerin, daha çok da geçmiş yüklerin, halledemediğimiz ilişki meselelerinin faturasını mı, çocuğu bahane ederek karşı tarafa ödetmeye çalışıyoruz? Bunu ayırt ederek, fark ederek ve meselemiz her neyse, aile olduğumuzu unutmadan çözüm odaklı yaklaşmamız en sağlıklısı...

ÇOCUĞUN ÖNÜNDE KAVGA ETMEYİN!
Tabii, çocuğun önünde kavga etmemek şartıyla, her anne-babanın çatışmasını çözme biçimi farklı olabilir. Önemli olan, size en uygun, kendinize özel çözümler üretebilmek. Çünkü ailede bir kişi, herhangi bir nedenle mutsuzsa, o ailedeki herkes mutsuzdur!
Ve son olarak, lütfen en ufak bir fikir ayrılığında, mutfağa koşup fiskos yaparak çatışmalarınızı çözeceğinizi sanmayın! Fikir ayrılığı hayatın bir gerçeğidir ve karşıt fikre saygı göstermeyi de çocuklar ailede öğrenir! Üstelik farklı görüşlere, farklı zevklere sahip anne-babalar çocuklar için bir zenginliktir de... Burada anahtar metot, anne-baba olmadan önce çocuğun geçireceği gelişim dönemlerinin özelliklerini öğrenerek, temel konularda anne-baba olarak ortak bir yol haritası çizebilmektir. Gerisi, çocuğun kendi varoluşuyla getirdiği özellikler göz önünde bulundurularak zaman içinde saptanır zaten.
Örneğin; sofradasınız, çocuk yemeğini yemek istemiyor; 'İstemiyorsa yemesin' demeden önce, 'Canım bir tadına bak, belki hoşuna gider' demek... Bamya sevmeyen çocuk, siz önünde karı-koca olarak birbirinize de girseniz bamyayı hayat boyu yemeyecektir... Ya da ders çalışma konusu; 'Çocuğu bırak, ödevini yapmazsa yapmasın' demek yerine, her iki tarafın da 'Yavrum bu senin sorumluluğun, ama desteğe ihtiyacın varsa biz buradayız' demesi... Zaten, doğumdan itibaren sağlıklı sınırlar konulan, biricikliğine saygı duyularak, kendini geliştirmesi ve keşfetmesi desteklenen çocuklar için, anne-babanın ayrıca çatışma yaşamasına gerek kalmıyor. Yeter ki, biz anne-babalığımızı birbirimize ve çocuğumuza doğru bildiğimizi dayatma olarak kullanmak yerine, bir fırsat olarak kullanabilelim.

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı