• $7,4294
  • €8,982
  • 412.302
  • 1471.39
28 Ocak 2012 Cumartesi

Çocuğum çok sık hastalanıyor! Ama neden?

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Siz de 'Bizim çocuk yine hastalandı, bu sene bu kaçıncı' diyen; çocuğun öksürükleri, hırıltıları ve ateşiyle bütün bir kış cebelleşen annelerdenseniz, Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Fazilet Karakoç'un verdiği bilgilere kulak verin.

Neden özellikle kış aylarında hemen her anne çocuğunun çok sık hastalandığından şikayet ediyor? Çocuklar gerçekten sık mı hastalanıyorlar, yoksa biz annelere mi öyle geliyor?
Hayatın ilk dört yılında, özellikle de yuvaya giden ya da kardeşleri olan çocuklar yılda 5-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Aslında bunda bir sorun yok çünkü bağışıklık sistemimiz bu şekilde gelişiyor, mikroplarla savaşmayı öğreniyor. Ama bazı çocuklar diğer çocuklardan daha hassas, bu çocuklar hem diğer çocuklardan daha sık hastalanıyor hem de hastalıkları daha ağır geçiriyor. Aynı mikropla hastalanan iki sınıf arkadaşından birinin iki gün burnu akıyor, bir diğeri ise öksürük krizi ya da nefes darlığıyla doktora gitmek zorunda kalıyor.  'Hava yolu hassasiyeti' hem dünyada hem de ülkemizde çocukluk çağında okul kaybı ve hastane yatışlarının önemli bir sebebi olmaya devam ediyor.

NEDEN ALERJİK HASTALIKLAR ARTTI?
Annelerimiz, 'Bizim zamanımızda böyle hastalıklar yoktu, çocuklar bütün gün sokakta oynardı; ama bitmeyen öksürük, hırıltı, nefes darlığını biz torunlarımızda gördük' diyorlar. Son yılarda alerjik kökenli hastalıklar gerçekten arttı mı?

Evet, kesinlikle annelerimiz haklılar. Son 40- 50 yıl içinde astım ve benzeri alerjik hastalıklarda tüm dünyada önemli bir artış var. Bu artışın neyle ilgili olduğunu bulabilmek amacıyla de çok sayıda araştırma yapılıyor. Ve araştırmalar bize öncelikle hijyen teorisinden bahsediyor.
- Hijyen teorisi derken, acaba biz çocuklarımızı fazla mı koruyoruz?
Çocuklar artık mikroplarla giderek daha az karşılaşıyor, böylece çocuk büyürken bağışıklık sitemi savaşmayı öğreneceği yerde alerjenlerle karşılaşıyor ve onlara reaksiyon vermeye başlıyor. Bu teori şöyle ortaya çıktı. Doğu Almanya ve Batı Almanya'yı ayıran Berlin Duvarı 1989 yılında yıkıldığında çok değerli bazı araştırmalar yapıldı. Genetik olarak aynı olan ama yıllarca birbirlerinden çok farklı ortamlarda yaşayan bu iki grupta başta astım olmak üzere alerjik hastalıkların sıklıklarının çok farklı olduğu görüldü. Doğu Almanya'da çocuklar çiftliklerde, doğal ortamlarda, daha sık enfeksiyonlarla karşılaşırken; Batı Almanya'da çocuklar daha korunaklı ortamlarda alerjenlerle bir arada büyümüşlerdi. İşte böylece Batı tipi yaşam tarzının alerjik hastalıkların gelişimi için iyi olmadığı tartışılmaya başlandı.

GEREKTİĞİNDE KULLANIN!
- En çok tartışılan konulardan biri, parasetamol içerikli ateş ve ağrı kesicilerin astıma yol açıp açmadığı... Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ateşi çıkan çocuğa ilaç verilmeli mi?

Bazı çalışmalar annenin hamilelik sırasında parasetamol kullanmasının ya da erken çocukluk çağında parasetamol içeren ilaçların yaygın kullanımının çocuklarda astım gelişimiyle ilişkili olabileceğini ileri sürüyor. Özellikle okul öncesi dönemlerde çocuklar sıklıkla araya giren enfeksiyonlar sırasında bu ilaçlarla tedavi ediliyor. Bu nedenle parasetamol kullanımıyla astım arasındaki ilişki sadece basit bir birliktelik mi, yoksa parasetamol gerçekten astıma yol açıyor mu, bunu kesin olarak söylemek zor ne yazık ki... Fakat, 'Artık parasetamol kullanmayalım' demek çok kolay değil. Biz şunu öneriyoruz hastalarımıza, 'Ateş ya da ağrı çocuğun genel durumunu belirgin olarak etkiliyor ve gerçek bir ihtiyaç var ise ilaç kullanalım.' Eğer çocuğumuzun ilaca ihtiyacı yoksa, en basit, en zararsız olduğunu düşündüğümüz ilaçları bile gereksiz yere vermekten kaçınalım lütfen!
- Yıllar içinde beslenme alışkanlıklarımızda ortaya çıkan değişikliklerin de astım ve alerjik hastalıkların gelişimine katkısı var mı?
1997 yılından bu yana yapılan bazı çalışmalar bitkisel yağların, margarinlerin balık yağına oranla daha fazla kullanılmasının alerjik hastalıkları artırdığını ileri sürmüştür. Bununla birlikte hamilelik döneminden itibaren özel diyetlerle beslenen anneler ve onların çocukları üzerinde yapılan çalışmalar balık yağını diyette bitkisel yağlara oranla daha fazla kullanmanın çocuklarda atopik dermatiti azalttığı fakat tekrarlayan hırıltı ve alerji gelişimi üzerine etkisi olmadığını göstermiştir.
- D vitamini eksikliği de önemli noktalardan biri değil mi?
Kesinlikle. Çünkü, ne yazık ki ülkemizde annelerin yüzde 80'inde, yeni doğan bebeklerin yüzde 90'ından fazlasında D vitamini eksikliği mevcut. D vitamini özellikle süt çocuklarında mikroplara karşı vücut savunmasında ve doğal bağışıklıkta çok önemli. D vitamini eksikliğinin hayatın ilk üç ayında solunum yolu enfeksiyonlarını, 15 ay-3 yaş arasındaki çocuklarda ise tekrarlayan hırıltı sıklığını arttırdığını gösteren çalışmalar var. Ayrıca astımlı çocuklarda, D vitamini düzeyleri daha yüksek olanların daha az atak geçirdiği gösterilmiş. 2010 yılında Japonya'da yapılan bir araştırma D vitamini desteği verilen okul çocuklarında mevsimsel influenza (grip) sıklığının azaldığını göstermiştir.

ÇOCUĞU ASTIM VE ALERJİDEN KORUMAK İÇİN...
Sonuçta, birçok neden astım ve alerjik hastalıkların artışında önemli. Bu konuda ne yapabilirim, diye soruyorsanız, işte Prof. Dr. Fazilet Karakoç'un önerileri:
- Çocuklarımızı çok fazla korumayalım, tabii ki aşılarını yaptıralım, grip olan bir kişinin kucağına vermeyelim mikroplarla tanışsın diye ama elimizde antiseptik solüsyonlarla hem onlara hem de kendimize zindan etmeyelim hayatı. Bakın her şeyin fazlası yarar yerine zarar getiriyor.
- Süt ve süt ürünlerini hem çocuğumuz hem kendimiz yeterince tüketelim. D vitamini  bağışıklık sistemi için çok önemli.
- Doğal beslenelim, katkı maddeli gıdalardan, margarinlerden olabildiğince kaçınalım.
- Gerekli gereksiz parasetamol içeren ilaçlar kullanmayalım. Gerekli gereksiz hiçbir ilaç kullanmayalım.
- Ve tabii ki sigara dumanına maruz kalmak en önemli çevresel faktörlerden biridir. Yüzlerce çalışma var; sigaraya maruz kalmanın özellikle genetik yatkınlığı olan çocuklarda öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi şikayetleri ortaya çıkardığını ya da bu hastalıkların şiddetini artırdığını gösteren. Çocuklarınızın sağlığı için aynı ortamlarda, başka odalarda dahi olsa sigara içmeyin, içirtmeyin!

<p>Karma komisyona sevk edilen ve çoğunluğu HDP milletvekillerine ait 33 dosyanın ayrıntıları netleş

PKK'nın siyasi uzantısı HDP'lilerin dokunulmazlığı kaldırılacak mı?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı