• $7,2797
  • €8,7877
  • 406.281
  • 1527.45
27 Kasım 2010 Cumartesi

Çocuğa sınır koyarken ayrı telden çalmayın!

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Arzu Önal, okul öncesi ve okul döneminde yiyeceğini, oyuncaklarını paylaşmayan, uzlaşmayan çocukların önlem alınmazsa kötü bir ergenlik dönemi geçireceklerini söylüyor. Bir anlamda çocukluktaki tehlike sinyalleri, ergenliğin ve yetişkinliğin de şifrelerini veriyor. Siz de, çocuk yetiştirirken, çocuğunuza sınır çizme konusunda sorunlar yaşıyorsanız, böyle buyurun...

Çocukların günlük yaşamda ilk fark ettiği şey, anne ve babaların sınırları. Çocuk, eğer sınır konulmazsa sürekli duvara çarpmak, yani istenmeyen davranışları ısrarla tekrar etmek istiyor. 'Çarpayım ki beni durdursunlar' diye düşünüyor. Bazı anneler ve babalar, çocuklarına karşı o kadar esnek davranıyor ki, çocuk duramıyor, çarpamadığı için de annesini, babasını, evde bulunan başka insanları, arkadaşlarını ısırıyor, tırmalıyor, kendi saçını, yüzünü yoluyor, kısacası zarar veriyor. Annesi hiç tepki vermeyince de ilgisini çekebilmek için daha da şiddetlendirerek bunları yapmaya devam ediyor. Çocuklar kendilerine 'Dur' denilmezse sınırları zorluyor.

2-3 YAŞ, ERGENLİĞİN PROVASIDIR!
Çocuklarının her şeye 'Hayır' dedikleri bu dönem 2 yaşında başlıyor, dengelenemezse 8-9 yaşına kadar devam ediyor. Çocuk okulda istekleri yapılmadığı için tepki gösteriyor, kıyıda köşede kalıyor, arkadaşlarını yanına yaklaştırmıyor. Bu çocuklar ergenlik döneminde çevresi tarafından dışlanıyor. Çocuk okuldaki mutsuzluğunu da eve taşıyor. Bu gibi durumlarda ailenin izlemesi gereken en sağlıklı yol ise, bir uzmana danışmak... Aileler, içinden çıkamadıkları durumlarda, çocukları ne kadar küçük yaşta uzmana başvurursa, gelecekte çocuklarının sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri o kadar kolay oluyor.

EN SIK HANGİ HATALAR YAPILIYOR?
- Türk aileleri bir şeye söz verdikleri zaman yapıyor. Özellikle de maddi bir şey için söz vermişlerse yapıyorlar. Ancak sıra davranışlarla ilgili bir kısıtlamaya gelince, örneğin o gün yaramazlık yapmışsa, annesi dışarı çıkmamasına yönelik bir ceza vermişse, anne bunu çocuk ağlıyor, mızmızlanıyor diye dayanamayıp uygulamaktan vazgeçiyor.
- Verilen cezanın uygulanmadığını gören çocuk, benzeri bir durumda yine aynı şekilde tutturup ağlayarak sonuca ulaşıyor.
- Anne ve baba çocuğa koyacakları sınır ya da verecekleri ceza konusunda birlikte karar veriyor. Ancak çocuğun bu karardan haberi yoksa ve çocuğun düşüncesine göre birdenbire kısıtlamayla karşı karşıya kalıyorsa, daha beter tutturuyor. Sonunda anne ve babanın sabrı taşıyor, çocuklarına sert davranıyor ya da bir tokat atıp susmasını sağlıyorlar.
- Çocuk neden kısıtlandığını bilmeyip dayak yiyince, anne ve babasına güveni sarsılıyor.
- Ailede hem anne hem babanın uyumlu olduğu çok az durum var. Anne ve baba ayrı telden çalınca çocuklar sınırları asla öğrenemiyor.
- Anneler doktorla ilişkilerde çok açık davranıyor. Daha rahat iletişim kuruyor. Ancak babalar çocuklarını psikiyatri hekimine getirdiklerinde, çocuklarının her isteğini yerine getirmekten dolayı gayet memnun görünüyor ve işbirliğine çok da yanaşmıyorlar.
- Babaların yaklaşımı daha çok çocuklarının sorunlarının büyüyünce geçeceği yönünde. Çocuk sonuçta, 'Bu yanlıştı yapmayayım' diyemez. Babalar küçücük çocuklardan bu olgunluğu sergilemesini bekliyor. Oysa çocuklara davranışları konusunda belli sınırların konulması şart.

<p><span>Sivas'ta yaşayan ev hanımı Nilgün Bozalioğlu, yaptığı bez bebeklerle hem gelir elde ediyor

Torununa yaptığı bez bebek 50 yaşından sonra iş sahibi yaptı

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu