• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
25 Aralık 2010 Cumartesi

Baba olmaktan değil babalık yapmaktan keyif alıyor musunuz?

Çocukların babalarının bilgeliğine, sevgisine ve onları kavrayıp kapsamasına ihtiyacı var. Baba olmuş olmanın ötesinde siz çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayabiliyor musunuz ya da en azından çocuğunuzun ihtiyaçları hakkında bir fikriniz var mı?

Çocuk için, anne-baba eşit uzaklıkta, eşit değerlerde varlıklardır. Dolayısıyla eşlerden birinin, çocuğu kendi tarafına çekmeye çalışması, çocuk açısından çok ciddi bir sevgi, güven ve bağlanma karmaşası yaratır. Aslında çocuğun bizim bir parçamız olmadığı, duygularının bizim kontrolümüz altında olmadığı gerçeğinin farkına vararak hareket etmek gerekiyor. Çocuk bizim dışımızda bir varlıktır, ayrı bir bireydir ve bize de eşimize de eşit mesafededir.' Bu cümleler, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk'e ait... Söyledikleri kulağa ne kadar da hoş geliyor. Fakat hadi itiraf edelim, kaç ailede çocuk anne ve babaya eşit uzaklıkta! Yüzde bir mi, yoksa binde bir mi? Umarım milyonda bir değildir!

ÖRNEK BABALAR
Geçen gün kızımın sınıf yemeğinde babalardan biri; 'Eskiden ne çok boş vaktim varmış, şimdi anlıyorum, tek çocukluyken bile kendime ayıracak vaktim varmış da, ben kıymetini bilememişim' dedi. Ve devam etti: 'Bekarlık günlerimde biri bana; 'Evlenip, işten eve yorgun argın döneceksin, eşin büyük kıza ders çalıştırırken, sen de küçükle keyifle oynayacaksın' dese, biraz ufak at derdim. 2 çocuk babalığından böyle yorulmama rağmen büyük zevk de alacağım aklıma gelmezdi...' İşte, yüzde birlik örneğe giren harika bir baba! Çünkü babalığını, sadece eşine destek olmak için ya da babalık görevini icra etmesi gerektiği için gerçekleştirmiyor, babalık yapmaktan aynı zamanda keyif de alıyor.
Ertesi gün de iki çocuklu bir kadın arkadaşımın üzüntüsüne tanıklık ettim. Küçük iki kızı vardı ve eşine 'Çok yorgunum, artık dayanamıyorum, yardımına ihtiyacım var' dediğinde nasıl bir cevapla karşılaşmış dersiniz? Alaycı bir üslupla; 'İstersen, işi gücü bırakıp evde sana yardıma geleyim!' İşte, hepimize yakın bir baba örneği bu da... 'Ben çalışıp kazanırım, gerisine karışmam' diyen babalardan. 
Yine çok yakın bir arkadaşım 12 senedir kızını tek başına büyütüyor. Boşandıktan sonra baba, başka bir ülkeye yerleşmiş ve kızını 12 yılda 12 kere bile görmemiş... Boşandıktan sonra çocuklarını da boşayan babaların oranı da en az yüzde 90'larda...
Son yapılan araştırmalar bugüne kadar  'Çocuk annenindir, anne bakar, büyütür, baba da ona eşlik eder' uygulamasını bir kenara bırakmamız gerektiğini ve bunu çocuklarımızın hayatlarının her alanında sağlıklı ve mutlu bireyler olmalarını istiyorsak keyif alarak gerçekleştirmemizi şart koşuyorlar. Ve bu şartı yerine getirme konusunda hepimiz hem kendimize, hem eşimize hem de çocuklarımıza karşı yüzde  100 sorumluyuz.
Tabii, yeni çağın babalarının hakkını yemeyelim, aile içinde eski babalardan çok daha eşitlikçi ve paylaşımcı ilişkiler içindeler, sınırlarını zorluyorlar. Ama biz nasıl anneliğimizi çocuklarımıza ve ailemize lütfetmiyorsak, babalığın da çocuğa ve aileye lütfedilmeden, doğallıkla, keyifle icra edilmesi gerekiyor...

AİLE İÇİNDEKİ ADALET DUYGUSU
Aksi takdirde ne mi oluyor? Bir kere aile içindeki adalet duygusu sarsılıyor... Ve çocuk babayı sadece eve ekmek getiren kişi ya da şanslıysa aynı zamanda da bir oyun arkadaşı, bir eğlence aracı olarak algılıyor. Peki, eve ekmek getirmek dışında çocuklarıyla iyi vakit geçiren, onları eğlendiren ve bu süreçte kendileri de eğlenen babalara soruyorum: Çocuğunuz 13-15-18 yaşına geldiğinde, ufak ufak kendi harçlığını kazandığında ve en az sizinle eğlendiği kadar eğlenebildiği arkadaşları da olduğunda, hala babalığınız onun için bir özellik arz edebilecek mi? Kısaca, çocuğunuz her yaşında babalığınızı tek geçebilecek mi?
Annelerin yeri doldurulmaz deniyor ya hani, bunun çocuğu sadece doğurmuş olmaktan kaynaklandığını sanmıyorum. Bebeklik, erken çocukluk ve ergenlik dönemlerinde çocuğun ihtiyaçlarını koşulsuz bir sevgi ve güven içinde verebilme gayretiyle, gönülden sunulan emekle çok ilişkili olduğunu düşünüyorum.
Hadi bu kez sadece biz anneler itiraf edelim, tamam biz de çocuklarımıza annelik etmeyi abartıyoruz. Ama, abartmamızın altında, biraz da çocuklarımızın giderilmeyen -genellikle babaları tarafından- ihtiyaçlarını giderme çabası yatıyor olabilir mi acaba?
Anne ve babalıklarımızın çocuklarımız için de kendimiz için de bir düş kırıklığı değil, bir hediye olmasını diliyorum. Bunun için el ele vermeye hazır mıyız?

BABALIĞI KEYFE DÖNÜŞTÜRECEK ÖNERİLER

- Akşamları belirli bir saati eşinizle iş bölümünde bulunmak için ayırın. İsterseniz ev işlerini paylaşın, isterseniz çocuğunuzu bir sonraki okul günü için hazırlayın. Ama oyun ya da etkinlik vaktini de atlamayın! Unutmayın, çocuğunuzun sizinle bire bir geçireceği bir zamana ihtiyacı var.
- İş hayatınız ne kadar stresli, karışık ya da yoğun olursa olsun işinizi evinize taşımayın. Bu evde geçireceğiniz keyifli saatlerinizi kısıtlamaktan ve çocuğunuzla ilgilenmenizi sınırlandırmaktan başka bir işe yaramaz.
- Çocuğunuz için hayatındaki en önemli erkek rol modelin siz olduğunu bilin. İyi ve iyi ilişkiler kuran bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız, önce siz iyi ve iyi ilişkiler içinde olmalısınız.
- Ailenizin ihtiyaçlarını doğru ve eksiksiz bir şekilde karşılamak için eşinizle konuşmanız çok önemli. Birbirinizin hoşuna giden ya da gitmeyen davranışları konuşun. Gerekirse birlikte bazı kurallar koyun ve tüm aile bireyleri bu kurallara uyun.
- Bazen eşinizin ya da sizin tek başına kalmak ihtiyacı içinde olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Çocuğunuzla evin dışında yalnız yapabileceğiniz aktiviteler bulun. Bu hem çocuğunuza, hem size hem de eşinize iyi gelecektir.
- Çocuğunuzla ilgili kuralları eşinizle birlikte alın. Günlük bakımından yetiştirilmesine kadar her şeyde tutarlı olun. Siz başka, eşiniz başka davrandığında hem ilişkiniz hem de çocuğunuz olumsuz etkilenebilir.

ÇOCUKLAR YILBAŞI İÇİN ÇİKOLATA YAPIYOR!
Bu atölyede çocuklar kendi çikolatalarını kendileri hazırlıyorlar. Ama bunlar bildiğimiz, alıştığımız çikolatalardan değil. Sağlıklı malzemelerden ve çok lezzetli... Çocukların yılbaşına özel, rengarenk kağıtlarla paketledikleri çikolatalar kendileri ve anne-babalarına yılbaşı hediyesi.
Nerede: Santralistanbul, Eski Silahtarağa Elektrik Santrali, Kazım Karabekir Cad. No:1 Eyüp-İstanbul
Ne zaman: 26 Aralık 2010, Pazar, saat: 13:30-14:30
Gişe Tel: (0212) 311 78 35  Ücret: 40 TL

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi