• $7,4501
  • €9,056
  • 443.741
  • 1565.01
06 Ekim 2012 Cumartesi

Anne sütü pişiği de önler gribi ve kanseri de

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

İçeriğinde laboratuarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen olan anne sütü, bebeğin değişen ihtiyacı için sürekli yenileniyor. Sabah saatlerindeki bileşimi akşamüzerindekinden, bebeğin birinci ayındaki bileşimi yedinci ayındakinden farklı! Dolayısıyla, her annenin sütü bebeği için her an özel ve bebeğin ihtiyacına yönelik! Emzirme Haftası’nda anne sütüyle ilgili son bilgileri uzmanlara sorduk.

Dr. Ayşe Sokullu (Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı), anne sütünün bilimsel olarak kanıtlanmış 12 yararı olduğunu söylüyor.

Yeni doğan bir bebek için en iyi gıda tek başına anne sütüdür:
Yaşamın ilk 6 ayı boyunca, başka hiçbir ek gıda gerekmeksizin, bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterlidir. Bu dönemde bebeğe ek olarak verilmesi gereken tek destek D vitamini…

Her annenin sütü kendi bebeği için özeldir:
Anne sütünde inek sütünde bulunmayan ve laboratuarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla bileşen var. Buna ek olarak formül mamalardan (kutu veya şişe mamalar) farklı olarak, anne sütünün içeriği, bebeğin sürekli değişen ihtiyaçlarını karşılamak için yenilenir. Ayrıca prematüre bir bebek için anne sütü bileşimi, zamanında doğan bir bebek için olandan farklılık gösterir. 

Daha kolay sindirilir:
Anne sütü bebeğin hassas ve gelişmekte olan sindirim sistemi için de eşsizdir. Anne sütündeki protein (çoğunlukla laktalbumin) ve yağ, inek sütündeki protein (çoğunlukla kazein) ve yağa göre daha rahat sindirilebilir. Genel olarak anne sütüyle beslenen bebeklerde ishal veya kabızlık gibi problemler hemen hiç görülmez. Sadece anne sütü verilirken oluşan özel bağırsak florası bebekleri enfeksiyonlardan ve ishallerden korur.

Daha az sodyum (tuz) ve protein:
Anne sütünün tuz ve protein içeriği inek sütüne göre daha az olduğu için, yeni doğanın gelişmekte olan böbreklerinin süzme kapasitesine daha uygundur.

Daha az alerji riski:
Anne sütü alan bebeklerde ilk 6 aylık dönemde de, sonraki ek besin döneminde de gıda alerjilerine mamayla beslenen bebeklere oranla daha az rastlanıyor.

Daha iyi kalsiyum ve demir emilimi:
Anne sütündeki kalsiyum ve demir, inek sütü bazlı mamalara göre daha iyi emilerek bebeğin kan dolaşımına katılıyor. Anne sütü alan bebeklerde demir eksikliği anemisi daha az görülüyor.

Cildi etkiler:
Anne sütüyle beslenen bebeklerde daha az pişik görülür.

Bağışıklığı güçlendirir:
Anne sütü bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık maddelerini (antikorlar) bebeğe vererek bağışıklık sistemini güçlendirir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde kulak iltihabı, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha az görüldüğü gibi, hastaneye yatmayı gerektirecek mikrobik daha az görülür.

Obeziteden korur:
Anne sütü bebeği ilerideki yaşamında obeziteden korur.

Psikolojik gelişimine katlı sağlar:
Anne sütü verilmesi sırasında anneyle bebek arasında çok özel bir bağ kurulur. Bu bebeğin psikolojik gelişimine olumlu katkıda bulunurken, anne-bebek ilişkisini de kuvvetlendirir.

Verilmesi en rahat besin:
Her zaman kullanıma hazır, temiz ve ideal sıcaklıktadır. Bebeğin ihtiyacı olan her yerde ve her zaman verilebilir.

Anneyi de korur:
Emziren annelerde meme ve rahim kanserlerine emzirmeyenlere oranla daha az rastlanıyor.

Emzirmekten vazgeçmeyin!
Her anne bebeğini emzirmek niyetiyle yola çıkıyor. Hamileyken hayaller kuruluyor, hatta kurslara gidip eğitimler alınıyor, fakat ülkemizde ilk 6 ay bebeğini sadece anne sütüyle besleyen anne oranı yüzde 30’ları geçmiyor. Bu oran her geçen gün artıyor elbette. Fakat emzirme uzun ve zahmetli bir süreç… Bazen bebekten bazen anneden kaynaklanan nedenlerle ilk 6 ay içinde bile bebeğe mama verilmek zorunda kalınabiliyor ya da 6 aydan sonra ek gıdalara geçilince “Nasıl olsa ek gıdalara başladık” deyip anne sütüyle besleme konusunda daha rahat davranılabiliyor.

Mutlaka biliyorsunuz, fakat yine de tekrarlayacağım; bebeklerimizi ilk 6 ay sadece anne sütüyle ilk 9 ay anne sütü ağırlıklı olmak üzere mümkünse iki yıl boyunca emzirelim.

Biricik yavrum şu an 10 yaşında, bu 10 yılın her anı çok özeldi; fakat bana sorsanız, hissini unutamadığım en önemli süreç yavrumu emzirdiğim 19 aylık süreçtir... Hâlâ emzirmeyle, anne sütüyle ilgili konuşurken, öyle garip hissediyorum ki… Bebeğimi emzirirken zor günlerim çok oldu; emzirmek doğal bir olgu, fakat her zaman doğallıkla yaşanamayabiliyor. İlk zamanlar memeler isyan ediyor, acıyor, kanıyor, yara olabiliyor; sonra bebek bazı zamanlar huysuz oluyor, gazı oluyor, hasta oluyor, diş çıkarıyor ve bu gibi nedenlerle emmek istemeyebiliyor. Belli bir aydan sonra ilgisi çevreye yöneliyor, öyle ilk zamanlardaki gibi meme ilgisini çekmiyor…

Fakat naçizane önerim fiziksel, ruhsal sağlığınız ve kuvvetiniz el verdiğince, bebeğinizi her türlü zorluğa ve aksamaya rağmen emzirin, emzirmeye ara vermek zorunda kaldığınızda da yeniden emzirmeye başlayın. Bebeklik günleri bir daha geri gelmiyor; anne sütü bebeğin sağlığında başrolü oynuyor.

Bir de keyfini çıkarın emzirmenin; bebeğinizin kokusuyla, göz göze diz dize olacağınız zamanlar 0-2 yaş; ve işte o kadar… Sonra ayaklanıp doğal olarak sosyalleşiyor ve siz her geçen gün bebeğinizin büyümesini izlerken; “Bu benim bebeğim mi?” diye soruyorsunuz kendinize… Hâlâ kızıma bakıp bakıp soruyorum, büyümesi çok hoşuma gidiyor, gurur duyuyorum ama bir yandan da insan bir garip hissediyor işte… Annelik böyle zaten… Bir garip duygu seli…

SÜTÜNÜZÜ ARTIRMAK İÇİN ÖNERİLER
Elif Karacanoğlu (Diyet Uzmanı)
Günlük sıvı tüketiminiz 3-4 litre düzeyinde olsun. Böylece sütünüzün miktarı ve kalitesi artar. Süt, su, ıhlamur, bitki çayları, meyve suyu, az şekerli kompostoları tercih edin.

Özellikle de, hem kabızlığa iyi gelen hem de sıvı gıda tüketimi açısından önemli olan üzüm, erik, kayısı kompostolarının tüketilmesi iyi olacaktır. Artan protein ve demir ihtiyacınızı her gün bir adet kayısı kıvamında haşlanmış yumurta, peynir ve yoğurtla karşılayın.

Emzirme döneminde yiyeceklerle beraber alınan demirin kullanılmasını engelleyen çay ve kahvenin tüketimini azaltın.

Aşırı tuz tüketiminden kaçının. Hamur işi, tatlı, börek, pilav, makarna, ekmek gibi kalorisi yüksek yiyeceklerden uzak durun. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenirseniz hamilelik döneminde aldığınız kilolardan daha hızlı bir şekilde kurtulabilirsiniz.

<p>Moldova asıllı ses sanatçısı Leonida Timuş, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un son dönemdeki

Moldova asıllı sanatçı Macron'un İslamiyet karşıtı açıklamalarına Fransızca ilahi ile tepki gösterdi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı