• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
18 Ocak 2014 Cumartesi

8 aylık anne adayı Demet Akalın, yılbaşı gecesi ‘sahnede’ydi! Ya siz?

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Sekiz aylık hamile Demet Akalın, yeni yıl gecesi sahnedeydi! Doktoru izleyiciler arasında, ambulansı her ihtimale karşı kapıda... Elbette hamile anne, kendini yaşamdan soyutlamamalı, fakat sorumluluğunu da bilmeli! İkisi arasında sanırım, ince bir çizgi var. Hamileliğin son ayında yasal olarak doğum izni başlar, bunun anne ve bebek sağlığı açısından bir anlamı vardır. Annenin bedeni ağırlaşır, bebeğin gelişimi anneyi yormaya ve hatta zorlamaya başlar. Uyku uyumak, hatta yemek yemek güçleşir, hareketler yavaşlar. Ben niye Demet Akalın’ın sahneye çıkmasına takılıyorum biliyor musunuz? Çünkü hamile anneler, özellikle de çalışan hamile anneler, genellikle zorunluluklar yüzünden ya da ‘kendilerini zorunlu hissettikleri için’ günlük yaşam tempolarını bir türlü düşürmüyorlar! Neredeyse doğuma kadar çalışmaya, kalabalık ve havasız ortamlarda bulunmaya devam ediyorlar ve içlerine dönmek gibi bir akışa bir türlü giremiyorlar. Ve bu durum aslında ne anneye ne de bebeğe yarıyor. Ve Demet Akalın gibi örnekler de yaşamlarındaki bu uç karelerle (yılbaşı gecesi sahne almak gibi) bu durumu normalleştiriyor. Oysa her anne adayı yanında doktoruyla gezmiyor, kapısında ambulans beklemiyor. Ayrıca beklese ne olacak? Stres, koşturma, özellikle hamileliğin son ayında bebeğe hiç iyi gelmiyor. Günlük yaşam koşturmacasının durmasa bile yavaşlaması gerekiyor! Öyle riskli ki… İnsan kendisinin ve bebeğinin yaşamını tehlikeye atmak ister mi? İstemez elbet… Ama “Nasıl olsa bir şey olmaz” yanılgısı yaşanıyor…
Fakat adı üstünde yanılgı işte! Son yıllarda erken doğumların ve erken doğumlara bağlı travmaların ülkemizde nasıl arttığını izliyoruz. Neden? Anne adayı durmuyor, koşturuyor da koşturuyor da ondan… Yahu, 7. aydan sonra uçağa binmeyin, deniliyor, ona bile biniliyor! Alın size, erken doğumun yanında otistik bebek doğurma ihtimali. Doğuma iki gün kala işe araba kullanarak gelip giden anneler biliyorum; dünyayı mı kurtaracaksın, yazık değil mi? Hem kendini, hem bebeği bunca strese sokup riske atmaya değer mi? Değmez. Can riske giriyorsa, her şey boştur. Değmez! Öyleyse, hamileliğin ve anneliğin farkındalığına davet ediyorum tüm anneleri… Ve ‘dur’maya davet ediyorum. Durun, içinize bakın, hayallere dalın! Bebeğinizin buna çok ihtiyacı var. Aslında sizin de…

>>> Hamileliğin son aylarında yavaşlayın iyi hissedin

<h3><strong>Haftanın magazin başlıklarını Akşam Gazetesi Magazin Müdürü Barış Kocaoğlu ve Eda Cabul

Kerem Bursin kafelere gidenlere 'salak' dedi, Maldivler'e gitti!

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı, füze atışlarına hazır

İzmir'de denizin yüzeyini 'deniz marulu' kapladı

Halk pazarları Covid-19 tedbirleriyle açıldı