• $ 6,8651
  • € 7,7521
  • 397.774
  • 115794
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Hoca

Televizyonda sabah haberlerini okuyan ve her haber sonrası nutuk çekmeyi çok sevenlerden biri, 2-0 yenildiği Gençlerbirliği maçının ardından Aykut Kocaman'ı eleştirirken şöyle sesleniyor;
"Öyle olmaz Aykut, gitti şampiyonluk"
Merak edip bilen arkadaşlara soruyorum.
Var mı acaba bir tanışıklıkları?
Asker arkadaşı, çocukluk arkadaşı, akrabalık veya bir yakınlık?
Yokmuş.
Ama hitap bu şekilde;
Aykut...
"Ben bile o oyuncuyu oynatmam", "Hoca değil",  "Daha teknik direktör olamamış" tarzı üçüncü sınıf mahalle kahvesi eleştirilerini televizyonlarda, gazete köşelerinde koca koca adamlar yapıyorlar.
Ve bu adamlar, ne kadar başarısız olursa olsun (ki şu anda Avrupa Kupası finaline yürüyor, Türkiye Kupası'nda yoluna devam ediyor, şampiyonluk için hala matematiksel şansı var) Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birinin futbol takımının teknik direktörü için "Hoca" demekten imtina ediyorlar.
Diyelim Aykut Kocaman da onlara saygı duymamış olsun. Aşağılasın, küfür etsin arkalarından, dedikodularını yapsın...
Böyle biri de değil...
Bu hazımsızlık, bu saygısızlık neden?
Futbolcusuyla birlikte yaşayan, ruh halini, karın ağrısını, adale sıkıntısını, form durumunu ondan iyi bilen var mı?
Yok...
Sen evinden televizyon karşısında sesleniyorsun; "Aykuuuut. O adam oynatılır mı? Senin gibi hocanın..."
Türk futbolunun gelmiş geçmiş en saygılı adamlarından biri bu muameleyi hak ediyor mu?
Ya da...
Biz böyle bir "Hocayı" hak ediyor muyuz?
Aslında bağırıp çağırsa, ortalığı dağıtsa, emirler yağdırsa, saha kenarında çıldırıp onun bunun gırtlağına sarılsa ondan kıymetlisi olmaz.
Bak Şenol Güneş'e.
Dünya üçüncüsü yaptı Türkiye'yi.
Futbol tarihinin en büyük başarısıdır.
Var mı bir saygı, ihtimam?
Jölesine bile taktılar adamın.
Çünkü O da sakindi Aykut Kocaman gibi.
Yanlış yapıyor böyle sakin olmakla hoca.
Ama böyle yanlış yapmaya devam etsin mümkünse. Bir Türkiye vatandaşı ve bir Fenerbahçeli olarak minnettarım kendisine.
Şu ana kadar yaptıkları için bile sırtımızda taşımamız lazım yıllarca.
Sağolasın Aykut Hoca...

Milli suçlu bulundu

İçki ve içecek arasındaki ayrıma hiç girmeyeyim.
Sadece rakam vereyim.
2012 verilerine göre Türkiye 1 yılda 500 bin ton ayran tüketmiş.
Yıllık bira tüketimi ise 990 bin ton.
Bizim milli içki olarak bildiğimiz ve yasalarla korunan rakı ise 44 bin ton.
Geçen yıllara baktığınızda ülkede alkol tüketimi istikrarlı bir şekilde artıyor.
Yani her zaman gerçekleşen oluyor. Yasak ilgiyi artırıyor. Özgürlük için mücadele ettiğini söyleyenler başka insanların özgürlüğüne sıra gelince hemen tüm suçların anası olarak alkolü gösteriyorlar.
THY mesela.
Geçtiğimiz yıl toplam 28 yolcu alkol yüzünden uçakta huzursuzluk çıkarmış.
Kaç yolcu taşımış peki THY geçen yıl?
39 milyon.
Peki alkol haricinde başka sebeplerle huzursuzluk çıkaran ve kelepçelenen yolcu sayısı kaç?
Onu bilemiyoruz çünkü  böyle bir açıklama yok. Mesela Başbakan alkol yüzünden meydana gelen kazalarda cezaları artırmaktan söz ediyor. Aracının bakımını yaptırmayan, hız yapan, hatalı sollayan alkol kullanandan daha mı az masum?
O da bilerek yapmıyor mu bu hataları bilerek içip direksiyon başına geçen gibi? Niye tüm cezalar artırılmıyor?
Tüm bunların karşısında elbette ayran milli içki veya doğru tabirle milli içecek olmayı hak ediyor.
Çünkü ayran güzel uyutuyor.

Nihat Sırdar Diğer Yazıları

Enayi

02.05.2011

Halkın seçimi!

28.03.2011

Dün...

18.03.2011

Sosyal medya düzenlemesi getirilmeli mi?

Sosyal medya düzenlemesi getirilmeli mi?

Oyuncu Özge Borak organik tarıma merak saldı

Oyuncu Özge Borak organik tarıma merak saldı

En güzel ve anlamlı Cuma mesajları resimli seçenekleriyle!

En güzel ve anlamlı Cuma mesajları resimli seçenekleriyle!

Libya ordusu Rus Wagner'in tuzakladığı mayınları sergiledi

Libya ordusu Rus Wagner'in tuzakladığı mayınları sergiledi