• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
21 Mart 2011 Pazartesi

Aman doktor, canım doktor...

Nihat Sırdar
Nihat Sırdar
YAZARIN SAYFASI

14 Mart Tıp Bayramı günü yazdığım yazı üzerine o kadar çok tepki geldi ki...
'O doktorlarda dünyanın parasını kazanıyorlar. Daha ne istiyorlar'dan tutun da 'Hastamızla ilgilenmedi. Dayağı hak etti'ye kadar neler neler...
Netice olarak herkes kendi menfaatinin gözetilmediği durumlar için tepki veriyor. Ama doktorlar tüm sağlık sisteminin, senin benim sağlık hizmeti alma haklarımız için yürüdüler.
İşin artık tamamen ticarete dökülmeye başladığını, eninde sonunda her tür sağlık hizmetinin özelleştirileceğini, eczanelerin markete dönüştürüleceğini anlatıyorlar...
Amerika'nın bile vazgeçtiği, hatta Obama'nın 'sağlık reformu yapacağım. Bu sistemi kaldıracağım' diyerek seçimleri kazandığı, tüm dünyanın terk ettiği 'aile hekimliği' sisteminin yanlışlığını anlatıyorlar...
Ama bir doktorun, bir insanı tedavi etmeyi seçen başka bir insanın duygularını, buna rağmen tedavi etmek için çabaladığı insanlardan şiddet gördüğünde neler hissettiğini gene iyi bir doktor anlatabilir.
İşte bu nedenle Dr. Sibel'in bana yazdıklarını size aktarıyorum;
Ben seviyordum mesleğimi, hem de çok seviyordum.
Ben seviyordum sizleri, hem de çok seviyordum.
İdealist doktordum ben. Hayır duası için bu mesleği yapacak, gece yarısına kadar da olsa gözü yaşlı hasta bırakmayacaktım arkamda.
Peki niye şu anda benim gözlerim yaşlı? Hanginiz soruyor bunu? Ya da hanginiz umursuyor?
Niye beni benden alıyor, beni sizden, mesleğimden soğutuyorsunuz?
Niye beni istifa etmeye zorluyorsunuz?
Niye bizleri kendinize düşman olarak görüyorsunuz?
Ben sizi iyileştirmeye çalışan doktorunuzum.
Ne paranızın peşindeyim, ne de artık duanızın...
Saygı da beklemiyorum artık sizden. Tek istediğim; insan olmanız!..
Helal etmiyorum hakkımı size,
Helal etmiyorum hakkımı sağlık sistemini bu hale getirip, korumayla dolaşacak hale gelmemize sebep kişilere...
Helal etmiyorum hakkımı hiçbirinize,
ama siz helal edin hakkınızı sevgili dostlarım, yenik düşeriz bir kör kurşuna belki de...
(Bu yazıyı beni hiç tanımadığı ve mesleğimi nasıl yaptığımı bilmediği halde poliklinikte ilk defa muayene olup PET-CT'sini devlet ödemediği için beni suçlayan, hakaretler yağdıran, hatta vurmakla tehdit eden hastama pardon hastaya ve onun gibilere ithaf ediyorum)

Avrupa daha ne kadar adileşebilir?
Sarkozy Fransa'da kırmızı halılarla karşıladı, sarayının bahçesinde çadır kurdurdu...
Berlusconi aynı arabanın üstüne çıkarak geçit törenine katıldı...
İngilizler ihale almak için kırk takla attılar.
Üzerinden 2 bilemedin 3 ay geçti.
Hep birlikte vuruyorlar Libya'yı.
'Diktatörmüş, katilmiş, demokrasi gelsinmiş.'
Sırplar aylarca bildiğin soykırım yaptı. Hepsinin gözünün önünde, burunlarının dibinde.
Ne yaptılar?
Mesela Hollanda askerleri, Sreprenitsa katliamına bildiğin göz yumdu.
Ne oldu?
Aylar sonra Amerika müdahale etti ve Sırplar durduruldu.
Şimdi hedef hesapta Kaddafi. Ama asıl niyet petrol.
Yine Amerika önden gidiyor, kıç yalayıcıları peşinden koşuyorlar.
Bu kadar ikiyüzlü ve bu kadar adileşebilirdi en fazla Avrupa ülkeleri.
Onu da yaptılar tam oldu.

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi