• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
28 Ekim 2014 Salı

Validebağ sorunu nasıl çözülür?

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Validebağ, diğer adıyla Adile Sultan Korusu, Sultan II. Mahmut’un kızı, Sultan Abdülmecid ve Abdülaziz’in kız kardeşi Adile Sultan’dan İstanbul’a yadigâr bir yeşil alan.

Fakat Validebağ son günlerde ilginç bir tartışmanın konusu. Bir kısım medya ‘Validebağ Korusu tahrip edilerek, yeşil alan imara açılıyor’ diye kıyamet koparırken, diğer kısım ‘yeşili bahane ederek aslında ibadethaneye karşı çıkıyorlar’ şeklinde bir başka yorumla gündem kızıştırıyor. Türkiye’de hemen her meselenin kimlik siyaseti üzerinden tartışıldığını bilen sağduyulu vatandaş ise, meseleye temkinli yaklaşmaktan yana. En doğru olan da bu. Her şeyden önce bu korunun isim sahibine, Adile Sultan’a, adilane bir bakış borcumuz var. Bunu düşünerek pazar günü hem sabah yürüyüşü yapmak, hem de koruyu yakından görmek üzere Validebağ’a gittim. Muhteşem sonbahar renkleri içinde yürüyüş yaparken İstanbul’da dünya değiştirmek bu olsa gerek; bol oksijen, doğal yeşil alan, asırlık birkaç ağaç ve arada bir karşınıza çıkan sevimli sincaplar...
Öncelikle şunu açık ve net şekilde söylemek gerekir ki, tartışmalı alan kesinlikle Validebağ korusu içinde bir alan değil. Koruya komşu, korunun pek çok kapısından birinin açıldığı bir arsa. Hal böyle olunca, söz konusu arsa ile ilgili hukuki vb. diğer tartışmaları bu yazının konusu dışında tutarak, meselenin Validebağ ile ilgili boyutu hakkında şunları söylemek mümkün; ortada bir yanıyla çarpıtma, diğer yanıyla da iletişim ve güven sorunu var. Çarpıtmayı, söz konusu alan koru içinde olmadığı halde, korunun bir parçası gibi gösteren ve meseleyi manipülatif şekilde başka yerlere taşıma gayretindeki bazı kişiler ve bir kısım medya yapıyor. Belki otoparktan vazgeçmek istemediği, belki de gerçekten cami istemediği için. Nitekim, kimi medya organları ‘söz konusu alanın koru dışında olduğu’ şeklinde bir yer tarifi yapmaya bile gerek duymadan, bir kısmı ise buna işaret etse bile mevzuyu bir biçimde ‘Koru elden gidiyor’ şeklinde bir algı operasyonuna dönüştürerek çarpıtıyor. Öte yandan Türkiye’de ‘yeşilin korunması’, ‘rant’ gibi hassas tartışma konuları güncelliğini korurken, bazı insanların samimi endişelerini yalnızca ‘cami karşıtlığı’ ile izah etmek de bir diğer bakış sorununu ele veriyor.
İşte tam bu noktada yerel belediyeye önemli bir görev düşüyor. Bu yerel sorunun iletişimini çok daha hassas bir dille ve somut iletişim araçları ile yapmak. Öncelikle renkli şema ve görsellerle, yolu Validebağ’a hiç düşmeyecek insanlara işin aslını, ‘cami karşıtlığı’ söylemine indirgemeksizin anlatmak. Ve öte yandan burada yapılacak herhangi bir imar faaliyetinin Validebağ Korusu’na sıçramayacağı güvencesini vermek. Koru dışındaki alanda söz konusu caminin gerekliliğini ise, demokratik biçimde bölge insanının oyuna sunup, iddia ettiği halk talebini plebisit ile tescillemek.
Validebağ, yabani otların temizlenmesi, -parke taşı dahi döşemeksizin- bozuk patikaların düzenlenmesi dışında hiçbir imar faaliyetine açılmaması gereken bir yeşil alan. Tıpkı Central Park gibi, tıpkı Hyde Park gibi insan eli değdiği ile değmediği belli olmayan naif bir dokunuşla doğal haliyle muhafaza edilmeli. Zaman zaman tinercilerin de dolaştığı, şu anki bakımsız halden kurtarılarak insanların huzur içinde gelebileceği bir alana dönüştürülmeli. Bir zamanlar dar sosyal çevrelerin kullandığı İstanbul korularını halka kazandıran AK Parti belediyeciliği bunu yapabilir.
Hulasa, Validebağ meselesi yerel bir sorun. Bu nedenle halli de, yerel iktidara düşüyor. Semt sakinleri ise, buradan bir ülke meselesi çıkarmak isteyen manipülatif kişi ve medya organlarına fırsat vermemekle sorumlu. Aksi halde bu tartışmadan hareketle -pazar yürüyüşü sırasında şahit olduğum- başörtülü kadınlara faşizan laflar fısıldayanların kirli ruhu koruyu esir alabilir ki, bu beton yığınları görmek kadar çirkin. Bu nedenle her iki tarafa düşen, sağduyu ve demokratik iletişim yollarını etkin biçimde kullanmak.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı

İstanbul'da mesire alanları ve tabiat parklarında piknik ve spor yapılabilecek