• $7,3818
  • €8,9785
  • 442.077
  • 1546.51
16 Ekim 2011 Pazar

Salondan Sinop Zindanı'na

Kadına şiddet her zaman vardı. Ama son dönemde algımız mı değişti ne? Her taraftan bir kadın ve şiddet öyküsü fışkırıyor. Peki bu bitmeyen şiddet dalgası nasıl sona erecek? Elbette direnerek...Yoksa bu vandalizmi alt etmemiz mümkün değil. Üstelik tarihimizde direnişi yaşam biçimi haline getirmiş isimler varken... Örnek mi istiyorsunuz?
 Buyurun o halde Fatma Nudiye Yalçı'nın yaşamı...

FATMA Nudiye Hanım, 1904'te İstanbul'da doğdu. İstanbullu bir ailenin kızıydı. Babası bir gemi subayıydı. Varlıklı sayılabilecek bir yaşamları vardı. O dönem İstanbul'un en zenginlerinin oturduğu Talimhane'deki Bursa Apartmanı'nda oturuyorlardı. İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümüne gitti. Edebiyata ilgisi de o yıllarda başladı. Tam bir kitap kurduydu. Fatma Nudiye okuldan mezun olur olmaz dönemin en gözde gazetecilerinden Nizamettin Nazif Tepedelenli ile evlendi. Nudiye Nizamettin adını aldı. Nizamettin Nazif Bey Marksist'ti. Fatma Nudiye Hanım Marksizm'in temel ilkelerini ondan öğrendi. Ama evlilikleri uzun sürmedi, 1928'de ayrıldılar.

DOKTOR'LA KARŞILAŞIYOR

Fatma Nudiye bu evlilikten sonra politik olarak daha da bileylenmişti. Dönemin muhalif dergilerinden olan Resimli Ay'a gidip gelmeye başladı. Serteller'in bu ünlü dergisinin müdavimleri arasında kimler yoktu ki? Nazım Hikmet'ten Doktor Hikmet Kıvılcımlı'ya kadar. Ülkenin bütün şöhretli 'komünist'lerinin ikinci adresi olan Resimli Ay, Kıvılcımlı'nın de uğrak yeriydi. Doktor, Fatma Nudiye Hanım'ın güzelliğinden etkilendi. Yakınlaştılar. 1932'den itibaren artık karı koca hayatı yaşamaya başlamışlardı. Ancak evlenmediler. Doktor, Türkiye'de komünist olmanın bedelini biliyordu bunun üzerine bir de 'evlilik' taşınamazdı.
Fatma Nudiye Hanım, Doktor'a hem bir devrimci olarak hem de bir sevgili olarak tutkuyla bağlıydı. Birlikte 'Marksizm Bibliyoteki' isimli bir kitabevi kurdular. Bizzat kendisinin hazırladığı 'Sosyete ve Teknik' kitabını ona ithaf etti. Girişine şu sözleri yazdı: 'Boş saatlerini değil, inkılaba bütün bir ömrünü veren Hikmet Kıvılcımlı yoldaşa armağanımdır.'  Tabii ki bu aşkla iç içe geçmiş devrimci yaşam Fatma Nudiye'yi ailesinden de gitgide uzaklaştırmıştı. Ailesi onun bu hallerini bir türlü anlamıyordu. Aile bireyleriyle görüşmesini yasaklamışlardı. Fatma Nudiye Hanım'ın kız kardeşi Huriye Hanım ise bu yasağı en azından bayram günleri delmeye çabalıyordu. Çocuğu Beklan'ı (ünlü tiyatro yönetmenimiz Beklan Algan) alıp gizlice ablasını ziyaret ediyordu. Bu ziyaretlerden kimsenin haberi olmuyordu. Aile bu 'komünistlik sevdası'nın Fatma Nudiye'nin başına iş açacağını düşünüyordu. Ama Fatma Nudiye'nin umurunda bile değildi. Tutkuyla bağlı olduğu sevgilisi Doktor'la birlikte devrime yürüyordu. Ancak, İstanbul Emniyeti 1. Şube ise çoktan onu takibe almıştı bile... 1938'de tuhaf bir olayla, ilk kez mahkemeyle karşılaştı.

Deniz subayı kılığındaki ajan!...
Deniz Harp Okulu öğrencisi Ömer Deniz, bir Nazım Hikmet hayranıydı. Onunla tanışmak istiyordu. Bir hafta sonu okuldan çıktığında önce büyük şairin senartist olarak çalıştığı Kemal Film'e gitti. Orada bulamayınca adresini alıp evine gitti. Ancak Nazım evde de yoktu. Nazım Hikmet'in eşi Piraye Hanım gelen bu harp okulu öğrencisini telefonla Nazım'a bildirdi. Büyük şair bir anda paniğe kapıldı. Her gün arkasından takip eden 1. Masa polislerine alışkındı ama şimdi bir de eve gizli ajan mı yolluyorlardı? 1. Şube'de tanıdığı bir komiseri telefonla aradı. 'Peşime adam taktığınız yetmiyor bir de evime deniz subayı kılığında ajan mı yolluyorsuınuz' dedi. İşte tarihimize Donanma Davası olarak geçen ünlü davanın işaret fişeği de bu telefonla atılmış oldu. Siyasi Şube hemen harekete geçti. Deniz Harp Okulu'ndan o hafta sonu izne çıkanların listesi alındı. Odaları basıldı, dolapları arandı. Bir öğrencinin ifadesi üzerine soruşturma Yavuz Zırhlısı'na da sıçradı. Orada da bir başka 'hazine' buldular. Haydar Korcan'ın dolabında Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın broşürleri bulununca sacayağı tamamlanmış oluyordu. Çünkü Haydar Korcan'ın kardeşi Kerim Korcan, Doktor'un yakın arkadaşı ve yoldaşıydı. Korcan emniyet ifadesinde, Doktor  ve Fatma Nudiye Hanım'ın adını verdi. Onlar da gözaltına alındılar.

10 YILLIK ZİNDAN HAYATI
Şimdi burada duralım. Hep söylüyorum. Cumhuriyet tarihimizde 1938 yılı özellikle incelenmelidir. Görevdeki ekip bir temizlik yaptı mı? Sorularım var. Ama şu siyasi magazini yapmama izin veriniz; Şükrü Kaya bir davette tanıştığı Fatma Nudiye'ye fena halde aşık olmuştu. Ama yüz bulamamıştı. Şimdi bu davaya dahil ederek intikam mı alıyordu?
Neyse, geçelim. Yargılamalar Marmara Denizi'nin ortasında ünlü Yavuz Zırhlısı'nda yapıldı. Fatma Nudiye Hanım Sinop Cezaevi'ne yollandı. Doktor itiraz etti; 'Hiç olmazsa sevdiğim kadınla aynı çatı altında yatayım' dedi, olmadı. Fatma Nudiye Hanım, denizin metrelerce altındaki rutubete boğulmuş  Sinop Cezaevi'nde tam 10 yıl hapis yattı. Cezaevi arkadaşı Zehra Kosova anılarında; Fatma Nudiye'nin burjuva alışkanlıklarını yenemediğini ve kendisine hizmetçi gibi davranmak istediğini anlatıyor. Fatma Nudiye Hanım siyasi mücadelesini yürütüyordu ama sonuçta bir salon kadınıydı... Fatma Nudiye Hanım 1948'de, Doktor Hikmet Kıvılcımlı ise 1950 affıyla tahliye oldular. Doktor Kıvılcımlı, Sultanahmet Cezaevi günlerinde bir başka kadınla platonik bir aşk yaşamaya başlamıştı. Emine adlı genç bir iktisat öğrencisi, her gün cezaevinin önünden geçerken ona el sallıyordu. Ancak Emine onu aslında Nazım Hikmet'le karıştırmıştı. Ama ilişkileri ne Çankırı'da ne de Kırşehir Cezaevi'nde kesilmedi. Doktor cezaevi çıkışında Emine Hanım'la nikah masasına oturdu. Fatma Nudiye Hanım yıkılmıştı. Ama pes etmedi. Hem yoldaşı hem de sevgilisinden kopmadı. 1954'te Doktor'un kurduğu Vatan Partisi'nde üyeliğe seçildi ve parti çalışmalarına katıldı.
1957 seçim kampanyasında Fatma Nudiye yine en ön saftaydı. Sirkeci'deki mitingde olay çıkacağı belliydi. Osman Yüksel Serdengeçti, İlhan Darendelioğlu gibi şöhretli Türkçüler yakına konuşlanmıştı. Fatma Nudiye, konuşmasına başlamıştı ki taş ve kiremit yağmuru başladı. O ısrarla konuşmasını sürdürmeyi denedi. Ama boğazına gelen bir kiremit parçasıyla yere yığıldı. Gözünü hastanede açtı. Bu son mitingleri oldu. Parti için kapatma davası başlatıldı. Gözaltına alındılar ve Doktor tutuklandı. 

SOFYA'DA BİTEN YAŞAM
Sonra ne mi oldu? Kerim Korcan yıllar öncesinin hıncıyla Fatma Nudiye'yi partiden attı. Fatma Nudiye Hanım ardından kansere yakalandı. Tedavisi için yurtdışına çıkması gerekiyordu. Doktor'un son hapisliği bitip tahliye olunca buluştular. Doktor Romanya'yı önerdi. Ancak yol parası yoktu. Fatma Nudiye'nin babadan kalan bir arsasını satmak Doktor'a kaldı. Önce Romanya ardından Bulgaristan'a gitti, TKP'nin Sesi Radyosu'nda redaktör olarak çalıştı. Sofya'da 1969'da hayata gözlerini yumdu. Mezarı Türkiye'ye getirilmedi, halen Sofya'dadır.
Evet işte böyle... Şiddet baskısı altında bunalan, çaresizlik içinde kıvranan kadınlarımıza sesleniyorum. İçinizi ferahlatmak ve umudunuzu büyütmek istiyorsanız Fatma Nudiye Hanım'ı aklınıza getirin.
 gurkanhacir.com  twitter.com/gurkanhacir

POLİSLERE HEP TIRNAK GEÇİRDİ
Doktor evli olsa da onunla duygusal ilişkisini kesmedi. Kıvılcımlı her fırsatta Fatma Nudiye Hanım'ın evine gitti. Karısı Emine Hanım bu durumdan haberdar olup kızsa da fazla ses çıkartamadı. Fatma Nudiye Yalçı, ailesinden tamamen kopmuş tek başına hem ayakta durmaya çabalıyor hem de politik mücadelenin içinde yer alıyordu. Her 1 Mayıs öncesinde polisin yöntemi aynıydı. Önde gelen komünistleri 1 Mayıs'tan önce tutukluyarak o günün 'güvende' geçmesini sağlıyordu. Fatma Nudiye de bunlar arasındaydı. Ancak evine gözaltına almaya gelen polislere önce o saldırıyor ve yüzlerine tırnaklarını geçiriyordu. Polisler bu şehirli kızın direncine şaşırıyorlardı.

NAZIM'IN ŞAİRANE PROVOKASYONU
Nazım Hikmet'in basit bir paniği belki de Cumhuriyet tarihimizin en büyük davasına dönüşmek üzereydi. Doktor Kıvılcımlı anılarında bu davanın 'Nazım'ın şairane provokasyonu'yla başladığını anlatır. Hepsi şoktaydı. Fatma Nudiye Hanım ise hem çok sarsılmıştı hem de hiç alışık olmadığı bir yaşama yelken açmıştı. Ama mahkemede direncini korudu. Siyasi savunma yapmaya kalkışan Kerim Korcan'a 'Sus köpek. Bunları karakolda söyleyecektin' diye çıkıştı. Kimse bu güzel ve şehirli kadından böyle sert çıkış beklemiyordu. Fatma Nudiye Hanım orduyu isyana teşvik ve komünist faaliyette bulunmak suçundan Sultanahmet Cezaevi'ne kondu. Sevgilisi Doktor ve şair Nazım Hikmet de aynı cezaevindeydi. Yazar Kemal Tahir de aynı davadan tutuklananlar arasındaydı.

<p>Aşı olan vatandaşlarımızın sayısı 1 milyon 250 bini geçti.  Aşılama yapılacak grupları Sağlık Bak

6,5 milyon doz aşı Türkiye'de... Aşı planlaması nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

Haftanın yalanları