• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
19 Haziran 2013 Çarşamba

Taksim otellerine haksızlık yapılmıyor mu?

Başbakan Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın eleştirmeleriyle başlayan süreçte Divan başta olmak üzere eylemcilere kapı açan oteller ‘sanal dünyada’ bir kesimin yoğun protestosuna uğruyor. 
Turistik Otelciler Yatırımcı ve İşletmeciler Birliği Derneği (TUROB) diyor ki, “Taksim’de güvenlik güçlerinin müdahalesi esnasında, gazdan etkilenen binlerce insan, kontrolsüz bir şekilde otellere akın etmiştir.” 
Turizmciler diyor ki, “Otellerimiz kontrol edilebilmesi mümkün olmayan kitlelerle karşı karşıya kalmıştır. Bu kalabalığın içinde eylemciler kadar, turistler ve olaylarla ilgisi bulunmayan vatandaşlarımız da yer almıştır. 
Otel girişleri bu türden kitleleri engelleyebilecek fiziki yapıya sahip olmadığı gibi, personelimiz de bu tarz sosyal olaylar için eğitilmemiştir. Buna rağmen bölgedeki oteller, izdihama ve kitlesel öfkeye sebebiyet vermeden iyi birer kriz yönetimi örneği sergilemiş, hepsinden önemlisi CAN KAYBINA sebebiyet verilmemiştir.”  

Gezi Parkı yeterince kalbura döndü 
Dün bizim gazetenin manşetindeydi, Gezi Parkı eylemlerinin analizini yapıyorlar ve olayların başlangıcına dair çok net durum tespiti var: 
“Olayların başlangıcı hiçbir şekilde organize değil.” 
İç mihrak, dış mihrak arayanlara en yetkili ağız cevap veriyor. Polis şiddet uygulamasaydı da, varsa olaya daha sonra karışan mihraklara koz verilmeseydi. 
Uğruna kan dökülen Gezi Parkı’nın tarihini hatırlayalım. 
Mimar Ahmet Vefik Alp anlatıyor: 
“Fransız şehir plancısı Henri Prost İstanbul için iki büyük park alanı önermişti. Sultanahmet ve çevresi için tarihi park ve Taksim’e yeşil park.” 
Devam ediyor: 
“Yeşil park dele dele kalbura döndü. Hilton Oteli yapıldı, Ceylan Oteli, Hyatt Regency yapıldı. Valikonağı’ndan Dolmabahçe’ye inerken oto satış istasyonu var, GMall kuruldu, Dolmabahçe Sarayı’nın arkasına Swissotel yapıldı, Gökkafes’le de taçlandırıldı. Böylece yeşil park büyük ölçüde kaybedildi. Gezi’ye bir inşaata daha karşıyım, Prost’un planı bir kez daha delinmesin diye karşıyım.” 
Maalesef İstanbullular da düne kadar Gezi Parkı’na ‘evlendirme dairesinin otoparkı’ muamelesi yapıyordu. 
  
Kadın metni nasıl yanlış okunur? 
Twitter ve facebook başta olmak üzere sosyal paylaşım sitelerine yönelik yasal düzenleme yapılacakmış. Merak ettim halkı kışkırtanlara mesela Boyner Grubu için “Halkı kışkırttı, isyana teşvik etti, savcılar göreve” diyenler de dahil edilecek mi? 
Boyner Grubu “Biz bu ilanı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hemen hemen tüm ulusal gazetelere verdik, o günden beri de internet sayfamızda duruyor” diyor. 
Zaten demesine de gerek yok, yazılanları ‘doğru okuyan’ın “Bunlar, kadınlara yönelik” dememesi mümkün değil. 
‘Çık’ başlığı altında “Haklarını elinden alanlara karşı çık, bedenin senin, ona sahip çık, engellere aldırma, kariyer basamaklarını çık, Meclis’e çık, meydanlara çık” diye devam ediyor. 
‘Gezi Parkı olaylarıyla bedenin, kariyerin ne alakası var?’ diye de mi düşünmezler? 
  
  
 

 

 

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi