• $7,4159
  • €8,982
  • 437.687
  • 1467
21 Aralık 2011 Çarşamba

Söktaş, 'ipek'e rakip 'pamuk' üretti

Aydın-Söke merkezli Söktaş Grubu'nun sahipleri iki kardeşten Muharem Kayhan'a soruyorum:
'Nasıl gidiyor süt işi?'
'Onu kardeşime sor.'
Kardeşi Hilmi Kayhan, 'Sanayicilik mi hayvancılık mı?' soruma:
'Kesinlikle hayvancılık daha çok keyif veriyor' diye yanıtlıyordu, daha önceki sohbetimizde.
Muharrem Bey 'Ben çaputçuyum, kardeşim sütçü' esprisini yapıyor.
Sütçülük dediği yeni pazara giren 'Moova' markası. Anne taraflarından 100 yıllık aile geleneği hayvancılık.
'Çaputçu'luk dediği de baba taraflarından sanayicilik geleneği. Dünya çapında Türk markası yaratma hedefini taşıyan, gömleklik kumaş tasarımında ve üretiminde önde gelen bir marka olan Söktaş.
Muharrem ve Hilmi Kayhan ile buluştuğumuzda özel bir pamuk üretmiş olmanın keyfini taşıyorlardı.
Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü ile Söktaş birlikte uzun, ince elyaflı, ipek görünümlü bir pamuk geliştirmiş. Ürettikleri pamuk çekirdeğini kendi tarlalarında yetiştiriyorlar. Adına da 'Meander 71' koymuşlar. Menderes'in eski adıyla Meander ve Söktaş'ın kuruluş yılı olan 1971'in birleşimi.
Hilmi Bey, 'Pamuğu ekti, Mısır'ı yendi diyebilirsiniz' önerisinde bulunuyor.
Malum, Çukurova pamuk krallığını kaptıralı çok oldu. Mısır pamuğu revaçta.
Türkiye yeniden pamukta söz sahibi olabilir mi?
Muharrem Bey temkinli:
'Rakiplerimizde yüksek teşvik varken çok mümkün değil. Pamuk üretiminin yıllık 1.2 milyon ton olduğu yıllar oldu. Geçen yıl 350 bin tondu. Bu yıl 500 bin ton rekolte olacağı tahmin ediliyor. Yıllık ithalatımız ise 1.2 milyon ton. Anadolu toprağı çok verimli ancak çiftçi yüksek getiri almadığı ürünü söküyor, yerine başka ürün ekiyor.'

'Sarkozy giymezse onun kaybı olur'
Söktaş gömleklik kumaşlarını Söke'deki ve Hindistan'daki fabrikalarında üretiyor. Türkiye'deki toplam kumaş üretiminin yüzde 70'ini, Hindistan'daki üretiminin de yüzde 30'unu ihraç ediyor.
İhracatları, Avrupa'ya, Uzakdoğu'ya, Amerika'ya. Kayhan kardeşler, 'Dünyanın en iyi terzilerinin tercih ettiği kumaş markası' diyorlar.
Daha önce Muharrem Kayhan'ın 'Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy de bizim kumaşlardan gömlek giyiyor' demişti.
Önceki akşam buluştuğumuzda hatırlatıldı, 'son gelişmeler üzerine, Sarkozy Türk kumaşını tercih eder mi?'
Muharrem Bey, 'Sarkozy giymezse, onun kaybı olur' diyor.

Tekstilin bir sonraki durağı 'kara Afrika'
NasIl ki sanayileşme kültürünü yaşamadan, teknoloji devrimine imza atılmazsa, tekstilde de 'dünya çapında marka olmak, katma değeri yüksek üretim' için ilk aşamaları geçmek gerekiyor.
Türkiye, Avrupa'nın fasoncusuydu, sonra hazır giyim ihracatçısı. Üretim, ucuz işçiliğin olduğu Doğu'ya kaydı. Hindistan, Bangladeş, Çin derken, oralardaki işçiler de 'ucuz işçiliğe' isyan etmeye başladı.
Muharrem Kayhan, 'Bangladeş'te aylık işçi ücreti 30 dolardan, 60 dolara çıktı. Hindistan'da dört kez grev yaptı tekstil işçileri. Her bir grevde yüzde 10'lar seviyesinde ücretlerini artırdılar' diyor.
Tekstilde Bir sonraki durak muhtemelen kara Afrika olacak.
Söktaş'ın Hindistan yatırımı?
'Biz de, bu kadar arzu edeceğimiz türden bir pazar olacağını tahmin etmemiştik. Yerel pazarıyla ilgili konumlandırdık' diyor, Muharrem Kayhan.
Hindistan'daki üretimin yüzde 70'i iç piyasada satılıyormuş. Muharrem Kayhan devam ediyor:
'1 milyar 200 milyon nüfus içinde 150-200 milyonluk talep var. Çok hızlı orta sınıfı geçiş yaşanıyor. Türkiye'de biz business to business iş yaparız, kumaşlarımızı hazır giyimcilere veririz. Hindistan'da tüketiciye doğrudan markalı kumaş satıyoruz. Gömleklik kumaşın bizde de eskiden hediyelik geleneği vardı, Hindistan'da hala var.'
Muharrem Bey'in bu anlattıkları, yeni dünya düzeninde Hindistan ve Çin'de var olmanın gerekliliğinin bir göstergesi.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'Holokost, Bosna, Ruanda, Kamboçya gibi trajedilerin tekerrür etmeme

Başkan Erdoğan'dan uluslararası topluma çağrı: Harekete geçin!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yıldırım çarpmasının vücutta bıraktığı ilginç izler

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı