• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
26 Aralık 2012 Çarşamba

Sağlıksız bebek toplumuyuz

Türkiye '3 çocuk, 5 çocuk' hedefinden önce, '2023 olmadı 2071'e kadar Türkiye'de yetersiz, sağlıksız beslenen çocuk kalmayacak' hedefini koyamaz mıydı? diyordum, bir önceki yazıda. Sizlerden o kadar çok e-posta geldi ki.
Birkaç rakamla devam edelim konuya.
Milupa, Aptamil, Bebelac markalarının sahibi Numil'in Genel Müdürü Gamze Çuhadaroğlu ile Medikal Direktörü Hakan Öztekin'in anlattığı rakamları aktarayım:
Her yıl 1 milyon 200 bin bebek doğuyor. Bebeklerin yarısında demir eksikliği var, Fransa'da bu oran yüzde 8. Bölgesine göre yüzde 20'sinde D vitamini eksikliği, yüzde 43'ünde C vitamini, yüzde 16'sında çinko, yüzde 36'sında iyot eksikliği var.
'Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur'un karşılığı bu.
Her anne elinden geldiğince bebeği için en iyisini yapar da, bu sağlıksızlığın nedeni ne?
Numil de vurguluyor:
'Altın standart anne sütü.'
Anne sütü yetmediğinde yapılan yanlışlarsa diz boyu:
'Kurabiye, ekmek ile fazlaca beslemek, bisküvi, pirinç unu mama yedirmek.'

Biz beton severiz
Bodrum'daki turizmciler yarımadanın sahil şeridini, Fransa'nın CoteD'azur'uyla karşılaştırır, doğal güzellikte bizimkinin ağır bastığını söylerler. Deniziyle, kumsalıyla Bodrum çok daha güzel de... Yazlık evler tüm dağa taşa yapılmasaydı, biraz da yeşil bırakılsaydı, Bodrum'un hakkının yenmesinden söz edebilirdik.
Mesela Elton John almış şato, bilmem kaç dönüm orman içinde. Yeşili koruyacağına, yapsaydı üç beş gökdelen bir daha piyanosunun başına geçmesine de gerek kalmaz, 5-10 nesillik gelir elde ederdi!
Genç rehberimiz, 'Nice bana, çocukluğumdaki İzmir'i hatırlatıyor' diyor ve ekleyerek, 'O güzelim binaları koruyabilseydik, belki Nice'den daha sükseli olurdu İzmir.'
Biz Türkler beton severiz.

Cannes'da Türk dizilerinin sevdalısı
Tam da Cannes'daki ünlülerin geçtiği kırmızı halıda poz vermiş, betona ellerinin izini bırakan yıldızların lafı gelmişken dedikodusunu yapmış, karşı kaldırımdaki cafe'de soluklanıyoruz. Paris'teki kadar olmasa da 'somurtkan' garsonlarımızdan biri, Türk olduğumuzu öğreniyor. Yüzünde güller açıyor. Adı Büşra, Faslı'ymış. 'Türk dizilerini kaçırmıyorum' diyor. Dünya sinema endüstrisinin kalplerinden birinde Türk dizilerine övgü duymak, hoş bir duygu. En çok da 'Muhteşem Süleyman'ı sevdiğini' söyleyince aklıma Başbakan Erdoğan'ın sözleriyle başlayan ecdat tartışması geliyor. Soruyorum: Nesini seviyorsun dizinin?
'Arap kültüründen farklı değil, dekorasyona, kıyafetlere bayılıyorum. Tarihin renklerini seviyorum.'
At üstünde geçen zaman, harem, bozulan Türk imajı falan diyorum ama anlamıyor.

<p>Sadece Türkiye değil Amerikan basınında da yemin töreninin önüne geçen İncil detayı ile ilgili de

Joe Biden'ın yemin törenine damga vurdu: Üzerinde Kelt haçı bulunan İncil'le ilgili çarpıcı detay

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı