• $7,3712
  • €8,9791
  • 443.102
  • 1551.57
10 Ekim 2012 Çarşamba

Likör Fabrikası'nın çınarları için fuara gitti, ağaç taşımasını öğrendi

İstanbul'un yoğun trafiği ile zehirli gazların en yoğun salındığı bölgelerden birisi Mecidiyeköy ve Mecidiyeköy'deki Likör Fabrikası'nın arazisi satışa çıkarıldığında önce 'çevreye duyarlı' insanlar karşı çıkmıştı: Oksijen deposu yok edilecek diye.
Dört yıl önce yapılan ihalenin ardından 'karışık yasal süreç' yaşandı ve nihayetinde Yaşar Aşçıoğlu (Aşçıoğlu İnşaat), Orhan Akçay İbrahimağaoğlu (Ağaoğlu Omak İnşaat), Yusuf Şimşek ve İsmail Altun (Ofton İnşaat) projeden çekildi:
Artı, projede büyük patron İsviçreli fon şirketi Viatrans, küçük ortak da Kemal Şener.
Viatrans-Meydanbey Ortak Girişimi İcra Kurulu üyesi Kemal Şener, 'İki hafta önce Viatrans'ın Türkiye'deki temsilcisi Haydar Özkan beyle birlikte Almanya'da ağaç fuarına gittik' deyince dikkat kesildim.
Trabzon-Uzungöl yolculuğumuzda sordum, yanıtladı:
'İstanbul'daki Orman Fakültesi'ne sorduk, ağaçları öldürmeden nasıl taşıyacağız? Türkiye'deki makineler ve teknolojiyle mümkün değil dediler. Uzmanı nerede? Hollanda küçük bitkiler konusunda uzman, İtalya-Toskana ile Almanya-Güney Bavyera da ağaçlar konusunda uzman dediler. Almanya'da fuar varmış, bütün uzmanları bir arada göreceğimiz. Biz de gittik. Avrupa ağaç taşıma işini 1940'larda geliştirmeye başlamış.'
Likör Fabrikası'nın arazisi 23 bin metrekare. Yapılacak binalara denk gelen 18 ağacın yerinin değiştirilmesi gerekiyormuş. 5'i çam, 13'ü çınar 18 ağaç.
Epey bilgi sahibi olmuş, Kemal Şener:
'Kökün toprak altındaki 80 santimlik bölümü asıl ağacı besleyen bölümmüş. Geri kalan uzun kökler ağacın rüzgarda devrilmemesini, ayakta durmasını sağlıyor.'
Uzun kökler de bir kertede kesilmiyormuş.
100 yıllık bir çınar için bir yıllık hazırlık süresi varmış. Bir yıl içinde kök kesimini yapıyorlarmış, ondan sonra taşıyorlarmış.
Kemal Şener, 'Bir çınarın taşıma maliyeti 11 bin euro. İstiyoruz ki, projemiz bittiğinde büyük bahçemizde dev çınarlar yaşasın, insanlar gelip onun gölgesinden faydalansın.'

Ağaç katletme sezonuna girdik
Manzarası 'kesiliyor' diye ağaç katledenler konusuna hiç girmiyorum. Onlar zaten benim için 'umutsuz vaka.'
Sonbahar geldi, yakında 'budama' adı altında ağaç katliamı başlayacak. Eline baltayı, keseri alan ağaç budayacak. İşin kötüsü belediyelerin ağaçtan anlamayan, ağaç sevmeyen personeli bu görevi ifa edecek. Geçen sene bizim apartman görevlisine öfkemi kusmuştum, en sonunda: 'Senin de kolunu, bacağını keselim, bakalım bir daha uzuyor mu?'
Bir yıldır 'budama' ile ilgili kitaplar karıştırıyorum: Her ağaç budanmaz. Budamanın da kuralı vardır. Budandığında ağaç yara alır ve yarayı açıkta bırakmamak gerekir.
Kemal Şener anlatıyor:
'Almanya'daki fuarda sorduk. Acaba budasak daha rahat mı taşınır? Şaşırdılar, ne budaması dediler. Budama diye bir şey yok. Ağacı ha budamışsınız, ha kesmişsiniz ikisinin arasında bir fark yok ki. Size iki kolunuz var biri fazla keselim demekten farkı yok.'

Ali Ağaoğlu değil, Ali İbrahimağaoğlu
Kartvizitinde şu yazılı: Orhan Akçay İbrahimağaoğlu. Merak ettim: İki soyadı neden?
'Nüfus cüzdanımda Akçay yazılı. Ama bizi Of'ta, Trabzon'da İbrahimağaoğlu diye tanırlar. Bizim ailede, kimimizin resmi soyadı Akçay, kimimizinki İbrahimağaoğlu. Ben de İbrahimağaoğlu diye değiştirmeyi düşünüyorum.'
Orhan Bey'in şirketinin adı da Ağaoğlu-Omak İnşaat. Müteahhitlik dünyasının popüler ismi Ali Ağaoğlu ile kuzenmiş. Hatta 1980'lere kadar ortak iş yapıyorlarmış. 1980'lerin ortasında ayrılmışlar.
Öğrendim ki, Ali Ağaoğlu'nun da resmi soyadı İbrahimağaoğlu'ymuş. Orhan Bey, 'O, kısalttı kullanıyor' diyor.

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Enerji timlerinin zorlu öesaisi

ABD'nin 46'ncı başkanı Joe Biden, Beyaz Saray'a geldi