• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
06 Haziran 2011 Pazartesi

İşadamları parti tutar mı?

Bu yazı için aklımdan geçen bir başlık daha var: 'Nedir bu Koç'ların çektiği?'
AKP'nin iktidara yürüdüğü 2002 seçimleri öncesinde de Rahmi Koç'un şu sözleri yer almıştı:
'Tayyip Erdoğan yeni bir misyona
soyunuyor. Bu iş para meselesidir.
1 milyar dolar kadar para biriktirmişler.'
Rahmi Koç'un 'Erdoğan'ın
1 milyar doları varmış' sözü hala yakasına yapışık. Zaman zaman Başbakan Erdoğan da hatırlayıp, kızıveriyor.
Rahmi Koç için de geçen yıllar kolay olmadı, Başbakan Erdoğan ile el sıkışmak için yıllar, yıllar bekledi.
Bu seçimlerde de eniştesi İnan Kıraç gündemimizde. Aslında çok önemli bir laf değil, İnan Kıraç'ın söylediği. 'CHP daha çok oy alacak' diye iddiaya giriyor.
Başbakan Erdoğan, İnan Kıraç için 'Ben doğrusu İnan Kıraç'ı bu işlerin içinde görmek istemem. Bu işlere bulaştığını duymak da istemem. Beni rahatsız eder. Yakıştıramam da. Ama hakikaten bu yazılanlar doğruysa bu tabii geleceğe yönelik kendisi de bazı riskleri üstlenmiş demektir' demeseydi, iddia iddia olarak kalacaktı.
Dönelim yazının başlığına, işadamları parti tutar mı?
Tutar elbette. Bu ülkenin bir evladı olarak onlar da taraf tutar.
Bu köşede Roman mağazalarının sahibi Turgut Toplusoy'un şu sözlerine yer vermiştim:
'Başbakan, bakanlık verse istemem, asker gibi çalışırım.'
Nasıl çalıştığını da yazmıştım:
'Misal şimdi Göcek'te teknedeyiz. Soruyorum sana, kime oy veriyorsun. Başka parti ismi verirsen, ben de diyorum ki AK Parti'ye vereceksin. Bu ülkede istikrar istiyorsan, oyun AK Parti'ye olacak.'
İşadamları arasında tarafını açıkça ortaya koyanlar da vardır, kamuoyu önünde 'tarafsız' gibi durup, dost sohbetlerinde siyasi rengini söyleyenler de.
Tarafını beyan edenlerin hepsinin ille de devletten iş alması gerekmiyor.

Seçim taktiği mi?
KİMİ işadamları diyor ki, 'Seçim öncesi İstanbul sermayesinin karşısında durmak oy kazandırır diye bakıyor Başbakan.
'TÜSİAD'a siyaset yapacaksan, git partide yap' diyor. Bankalara, büyük şirketlere gözdağı verdikçe, halk da 'helal olsun, zengini sevmiyor, müdanası yok' diyor, oyu artıyor.'
1970'lerin, 80'lerin siyasetçi taktiğiydi bu. Hala geçerli bir taktik mi, emin değilim. Üstüne üstlük artık Anadolu sermayesinin varlığından da söz ediyoruz.
Başbakan'ın İnan Kıraç için söylediği 'Bu işlere bulaştığını duymak da istemem... Ama hakikaten bu yazılanlar doğruysa bu tabii geleceğe yönelik kendisi de bazı riskleri üstlenmiş demektir' sözleri, seçim taktiğinin de ötesine geçiyor.
Observer'ın Başbakan Erdoğan hakkındaki analizinde şu
cümleler dikkatimi çekti:
'Erdoğan'ın sorunu, bir zamanlar onu destekleyen ancak şimdi onu alıngan, baskıcı ve giderek otoriter bir lider olarak gören artan sayıdaki liberal aydınlar...'

Köyde yan yana asılı bayraklar
SONRADAN köylüsü olduğum Adatepe'nin ün kazanmış (Karadağlar dizisi sayesinde ününe ün kattı)
Çınaraltı meydanında Hasan Kaymakçı'ya soruyorum:
'Burada seçim bürosu mu var?'
'Yok, CHP bayrakları asıldı, sonra birkaç köylü MHP bayrağını da asalım mı dedi. Onlar da asıldı.'
Yan yana duruyorlar.
İsteyen AK Parti bayrağını da, diğer partilerin bayrağını da asar.
Kahveci İbrahim müjdeyi verdi, 'Refika dizisi
çekilecekmiş köyde.'
İbrahim, Karadağlar dizisinde kahve sahnelerinin çekildiği evin sahibi. 'Allah bin bereket versin' diyor.
Refika da, Adatepe'nin adına türküler yakılmış, mübadeleyle karşı yakaya gitmek zorunda kalmış, güzel kızı.
Türkiye'nin sert gündeminde, iki günlük yumuşak Kaz Dağları rüzgarı soluk almamı sağladı.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü