• $7,3102
  • €8,7847
  • 403.875
  • 1532.64
16 Aralık 2014 Salı

Büyükler artık ihracatta kilo fiyatını konuşuyor

İş alemine vizyon aşılamaya çalışanlar 1990’ların başlarında “Siz bir TIR dolusu düz penye tişört ihraç ediyorsunuz, aynı fiyata İsrailli gömlek cebinde taşıdığı çip satıyor” diyordu. Türkiye artık pahada ağır, yükte hafif ihracatı konuşuyor.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi’ye Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile tekstil sektörü arasındaki ‘kırgınlığı’ hatırlattım.
Geçenlerde Hikmet Tanrıverdi’nin de olduğu bir sohbet toplantısında Maliye Bakanı Şimşek, “Yanlış anlaşılmıştım” deyip, kendini doğru ifade etmeye çalışıyordu.
Hikmet Tanrıverdi, “Sayın Bakan göreve geldiği ilk günlerde, genelde bürokratların geçmişten beri düşündüğü ve bizim de hep itiraz ettiğimiz hususu dile getirdi. Türkiye’nin, uzun vadede, 10 yıl içinde tekstil sektöründen çıkması gerektiğini söyledi” diyerek anlatmaya başladı:
“Belki iyi niyetle söyledi, Türkiye’nin daha inovatif, daha katma değerli, daha teknolojik ürünlere gitmesi gerektiği söyleniyor. Şu unutuluyor, Türkiye tekstil ve hazır giyimde öyle bir noktaya geldi ki, hem inovatif, hem de katma değerli ürünleri üretme konusunda birçok sektörden daha ilerideyiz. Bizim ihracatımızın kilogram fiyatı 24.5 dolar. Türkiye ortalaması malum 1.5 dolar.”
Hikmet Tanrıverdi, “Hazır giyim, ‘Türkiye çıksın’ diye konuşulacak en son sektörlerden biri. Moda ile inovasyon ile büyüyebilirsiniz. Bir tek şeye katılıyorum ki, Sayın Bakan da açıklamalarında söyledi biz ölçek ekonomisine dayalı olan standart, düz ürünlerden çıkmamız lazım” diyor.
Düz ürün, iplikte olabilir, dokuma ürünlerde olabilir. Onların Uzakdoğu ile rekabet edebilme şansı yok. Nitekim Hikmet Tanrıverdi de, “Yarın savaş bitsin, Suriye’de bile yapılabilecek ilk üretim düz ürünler olacak. İtalya bile hâlâ iplik üretiyor, bizim Çin’in, Pakistan’ın değil, İtalya’nın ürettiği ürünleri üretmemiz lazım. Bu sektörün önü çok daha açık” diye anlatıyor.

Nike da ABD’de üretilmiyor

Çin ve Uzakdoğu üretimine yönelik hep negatif algı vardır da, dönem dönem zehirli ayakkabı gibi vakalar gündeme geldiğinde bu algı daha da artar. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı ile sohbetimizde sordum:
“Siz üretiminizin bir bölümünü Uzakdoğu’da yaptırıyorsunuz. Çin üretimi algısını yaşıyor musunuz?” Murat Kolbaşı, Arzum ve Felix ürünlerinin yüzde 55’inin Türkiye’de, yüzde 45’inin de Uzakdoğu’da üretildiğini belirterek, şunları söylüyor:
“Ürünü nerede ve nasıl yaptırdığınız önemli elbette ama biz müşterimize diyoruz ki Arzum ve Felix olarak her ürünümüzün arkasındayız. Çin’de de, Polonya’da da, Türkiye’de de ürettirsek, kalite kontrol hizmeti veriyoruz. Dünyadaki trend de böyle. Mercedes otobüste markayı çıkarıp, Niğde-Aksaray deseydi ne olacaktı? Üzerinde Alman markası var. Made in Germany yazan bir Adidas ayakkabı, made in USA yazan Nike yazan bir ayakkabı bulmanız mümkün değil. Nike alırken, nerede üretildiğine bakılıyor mu?”

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler