• $7,4161
  • €9,0157
  • 446.517
  • 1569.35
01 Ekim 2012 Pazartesi

Bakan Günay'ın tek başına çabası yetmiyor

Aslında çaba ve başarı salt Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın değil, tüm bakanlık ekibi canla başla çalışıyor. Son dönemde sık şahit oluyoruz, anavatanına dönmesini sağladığı tarihi eserler ile birlikte Bakan Günay'ın göğsü kabarmış, kameralara poz vermesine.
Ne var ki şu vurgu yapılıyor:
'Son yıllarda Türkiye'nin sahip olduğu birçok kültürel eserin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yoğun çalışmalarıyla dünya mirası listesine dahil edilmesi 'kültürel kaynaklar' bileşeninde küresel rekabetçiliğimizi artıran temel faktörlerin başında gelmektedir. Ancak WEF raporlarından ortaya çıkan sonuç Türkiye'nin küresel rekabetçiliğini artırması ve niteliksel bir sıçrama gerçekleştirmesi için özellikle çevresel sürdürülebilirlik ve doğanın korunması konularında ciddi çalışmalar yapılması gerektiği yönündedir.'
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile ekibinin çabasının yetersizliğine işaret etmem, bu sebepten.
Yukarıdaki yorum, geçen günlerde TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner'in 'turizm politikaları' üzerine yaptığı konuşmayla birlikte kamuoyuna açıklanan 'Sürdürülebilir Turizm' raporundan. Maalesef ki, Başbakan Erdoğan'ın tepkileri nedeniyle TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner'in sadece ve sadece 'siyasi' demeçleri gündem yaratıyor. TÜSİAD'ın Türkiye'nin geleceğine yönelik yaptığı çoğu çok önemli çalışma ise göz ardı ediliyor.
TÜSİAD, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) düzenli olarak hazırladığı rekabetçilik raporlarından yola çıkarak şu yorumları getiriyor:
'Türkiye, 'çevresel sürdürülebilirlik' ve 'doğal kaynaklar' göstergelerinde küresel rekabette geri saflarda. Dünya kültürel mirası listesi ve yaratıcı endüstriler ihracatı alt bileşenlerinin yer aldığı 'kültürel kaynaklar' bölümünde ise dünya ortalamasına paralel bir rekabetçilik gösteriyor. Çevresel sürdürülebilirlik, güvenlik ve hijyen gibi kriterlerin yer aldığı 'seyahat ve turizm: düzenleyici çerçeve' endeksinde, dünya genelinde 66. sırada bulunuyor. Hava ve kara ulaşımı altyapıları, turizm altyapısı ve fiyat rekabetçiliği kriterlerinin bulunduğu 'yatırım ortamı ve altyapı' başlıklı kategoride ise rekabet gücü açısından 55. sırada kaldığı görülmektedir. Doğal, tarihi ve kültürel mirasın yer aldığı 'insani, kültürel ve doğal kaynaklar' endeksinde ise Türkiye bulunduğu coğrafya ve sahip olduğu doğal miras sayesinde daha yüksek bir sırada yer almış ve 28. sırada konumlanmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda dünyada en çok ziyaretçi çeken ilk 10 ülke arasında yer alan Türkiye 2011 yılı rekabetçilik endeksinde ancak 50. sırada yer alabilmiştir.'
Ne acı değil mi? Türkiye en çok turist çeken ülkeler liginde büyük başarılar elde ederken, 'sürdürülebilirlik ve rekabet' konusunda maalesef ki sınıfta kalıyor.
Şu vurguyu da unutmadan:
Sürdürülebilir turizm yalnızca çevreci bir anlayışın ürünü değildir.

Bir günde dört katı su niye tüketir?
Türkiye
'de bir kişi günde ortalama 217 litre su tüketiyor. Çok çarpıcı bir rakam: 'Lüks otelde bir kişi gecede-atık su dahil- 750-1000 litre arasında su tüketiyor.'
İnanılır gibi değil.
Evinde klimasını tasarruflu kullanan, otel odasının kapısından içeri girdiği anda klimayı açar ve 24 saat elektrik tüketimini hiç mi hiç önemsemez.
Oysa çevreye duyarlılık salt cüzdanını düşünmek değildir.
Magic Life grubunun bir müdürü anlatmıştı:
Her şey dahil sisteminde, bir haftalık otel müşterilerinin ilk üç gün yiyecek tüketimi, normal tüketimin üç katı olurmuş. Dördüncü günden itibaren müşteriler, 'normale' dönermiş. İşin kötüsü ilk üç günde tüketilen yemeğin tamamı yenilen değil çoğunluğu tabaktan çöpe giden.

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı