• $7,4412
  • €9,0204
  • 420.595
  • 1468.65
02 Ocak 2012 Pazartesi

'Avrupa için çok zor bir yıl, Türkiye aradan sıyrılacak'

Yeni yıl, yeni bir başlangıç' denir ya, umut etmek güzel de aslında
31 Aralık'ın ardından gelen 1 Ocak eski yılın tüm sorunlarını, tozunu da taşır. 2011 zor yıldı. Depremi, Japonya'daki tsunami, nükleer felaket, ilk mi son mu olduğu belli olmayan Arap Baharı, küresel kriz, ülkemizdeki sıkıntılar, deprem.
Bugün yeni yılın yeni iş günü. Malum, pazartesi sendromu olarak söylenir. Geçenlerde okuduğum bir yazıda, 'Pazartesine haksızlık yapılıyor. Aksine pazartesi, ay yönetimindedir. İngilizce'de ay anlamına gelen 'moon', Fransızca'da da yine ay anlamına gelen 'la lune' kökenlidir. Ay değişkenliği, kadınları ve sevgiyi temsil eder. Pazartesileri de, iş hayatında sezgileri dinleyerek ilerlemek, yeni işler başlatmak için en uygun gündür' deniliyordu. (Kadın çalışanlar içinse ne sendromu, aksine ön plana çıkabilecekleri en uygun günmüş.)
Bir yıl boyunca bu köşede bol bol iyi-kötü haberleri okuyacaksınız. Gelin bugün, yeni yılın ilk gününde 'ekonomik-astroloji'yi yorumlayalım.
Kimi ekonomistler '2011 zor bir yıldı. 2012 yılı daha güzel olacak' öngörüsünde bulunuyor.
Astroloji ile ilgilenen bir tanıdığım geçenlerde, Öner Döşer'in seminerine katılmış. Görüştüğümüzde hiç de keyifli değildi 2012'ye ilişkin. '2012, 2011'den zor bir yıl olacak' diyordu.
Arkadaşım, burçlarla ilgili bizleri bilgilendirdi ama ben merakla ekonomiyi sordum:
'Avrupa için çok zor bir yıl olacak. Aslında dünyada da sorun büyüyerek, devam edecek. Büyük krizler yaşanacak' diye aktardı, yorumları.
Ben, burçlarla da, astrolojiyle de sıradan bir insan kadar ilgiliyimdir.
Söylediklerinin meali şu:
'Var olan düzenin dönüşümünü anlatan birtakım etkiler varmış. Bu duruma adapte olmak, esnek olmak gerekiyormuş. Esnek olmayanlar çok zorlanacakmış. Hatta kapitalizmin sonu görünüyormuş.'
Kapitalizmin sonu gelir mi? İhtimal vermem ama vahşi kapitalizmin yürümeyeceği gün gibi ortada. Sosyal haklar, sosyal adalet, insani gelişmişlik endeksleri, gelir adaleti çok daha fazla gündemimizde olacak.
'Peki, Türkiye?' diye sordum:
 'Sıkıntılar yaşayacak ama aradan sıyrılıp, yıldız gibi parlayacak' dedi arkadaşım.
Şu ana kadar okumuş olanların bir bölümü 'Nerede yıldız?' diye sinirlenecektir. Haksızlar mı?
Türkiye, dünyanın en çok büyüyen ekonomilerinden biri, kişi başına gelir 11 bin dolara yaklaşmış. Karşılığında da işsiz ordumuz, dünyadaki birçok küçük ülkenin nüfusu kadar. Vatandaş, kişi başına 11 bin doları yaşamak ne kelime, boş cüzdanına, borçlarına bakıyor.
Gelir adaletsizliği, refahtan en yüksek payı alanlar ile diğerleri arasındaki dev uçurumun göstergesi bu.

Sokak oyunları kitaplarda kaldı
Çocukluğumdan hatırladığım nadir markalardan biri Eti ile ÇEKÜL Vakfı'nın 'kültür elçileri projesi' kapsamında gönderdikleri kitabı sayfa sayfa inceledim. Çocukluğumu 'sokakta oynayarak geçirmiş' şanslı neslin bir ferdi olarak fark ettim ki, meğerse ne kadar az çeşitte oyun biliyormuşuz. Kitabın adı, 'Korunması Gereken Kültürel Değerlerimiz: Sokak Oyunları.'
Okan Bayülgen de proje kapsamında sokak oyunlarının fotoğraflarını çekmiş, serginin ve kitabın hazırlanmasında destek vermiş.
Yeni yıl ile birlikte fotoğraf sergisi, İzmir'e, Eskişehir'e Ankara'ya gidecek. Belki ilgi olursa, tekrar İstanbul'da da sergilenir.
Bu büyük kentlerde yaşayanlar hiç olmazsa çocuklarınızı sergiye götürün, sokak oyunu kültürünü fotoğraflardan öğretmeye çalışın.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı