• $8,658
  • €10,1795
  • 488.028
  • 1419.43
9 Mayıs 2014 Cuma

55 dakikalık toplantıda ‘çığlık’ 3 saniyelik cümleydi

Önceki akşam televizyonda, hadi kanalın adını vermemeyim haber: “Şiddet uygulayan koca sokakta kalmasın diye devlet misafirhane açacak.”
Haber anlatılırken şu cümle de var:
“24 saat sıcak su, interneti olan tesislerde kalacaklar.”
Sokak röportajında mikrofon uzatılan bir kadın: “Dayak atan kocalar bir de ağırlanacak mı? Ben ne diyeyim bu devlete” diyor.
Haklı. Bana da aynı bilgi verilip, fikrim sorulsa benzer şeyler söylerdim.
Söylerdim de bilgi doğru değil.
Dayakçı kocaların 5 yıldız otel konforunda ağırlanacağı falan yok. Rehabilite edilmeleri düşünülüyor ki bir daha elini kaldırmasın.

Dün Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam ile bir araya geldiğimizde doğal ‘konumlarımız’ değişmiş, haberi eleştiren bendim.
Rehabilitasyonun önemini, Bakan Ayşenur İslam’ın verdiği şu örnek anlatıyordu:
“Okudunuz değil mi, adam diyor ki hep döverdim, bu sefer öldü.”
Medyanın yaklaşımı derken, daha dün bir, bugün iki yeni Bakan Ayşenur İslam da dertli:
“55 dakikalık toplantıydı. Çocuklarımıza çığlık atmayı öğretelim cümlesi 3 saniyelik kısmıydı. Haber başlığına çıkmasına, manşet olmasına bir şey diyemem. Konu konuşuldu. Ama birçok köşe yazarı da o kadar incitici yazı yazdı ki, çığlık atalım da Bakan İslam istifa etsin diyen de çıktı.”
Bir başlıktan köşe yazısı yazma âdeti var. Aslında ne demiş diye sorgulamadan.

Çocuk katilleri nereden çıktı, hep mi vardı bu toplumda?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, çocuklara karşı işlenen suçlar ile ilgili hazırlanan yeni yasal düzenlemeyi anlatıyor. Cezaların artırılmasının iki başat önemi var: Kamu vicdanının rahatlatılması ve daha önemlisi caydırıcılık.
Çocuğu istismar eden, tecavüz eden, öldüren ömür boyu hapis yatsa belki benim için rahat eder ama önemli olan bu vahşi yaratıkların nereden çıktığının yanıtını bulmak.
Bakan İslam da sorgulamaya önem veriyor.
“Asıl tartışmamız gereken hususlar da var” diyor ve devam ediyor:
“Suç işleyen tipolojiyi ortaya çıkaran nedir? Canavarca hisle suç işleyenler, insani değerlerini nasıl kaybediyor? Yaşanan olumsuz olaylar toplumsal yapımızda bir soruna mı işaret etmektedir yoksa münferiden cani kişilerce mi gerçekleştirilmektedir? İnsani değerler neden ve nasıl kaybedilmektedir?”
Belki de bu sorulara şunları da eklemek gerekiyor:
İnsani değerleri yüksek bir toplum muyuz? İnsani değerlerimiz vardı da kaybetmeye mi başladık? Ya da en kötüsü insani değerleri olan bir toplum tanımı bizim için boş bir laf mıydı? Ne dersiniz?

Toplumsal şiddet artıyor

İki haftadır kaçırılan, tecavüz edilen, hunharca öldürülen çocuk kurban haberlerini çok sık okumaya başladık. Bakan İslam, psikolog danışmanlarından bilgi almıştır, soruyorum: “Vakalar son dönemde arttı mı, Boğaz Köprüsü’nden intihar haberlerinde tecrübe etmiştik, basında yer aldıkça yeni bir vakayı fişekliyor, böyle bir etki var mı, yoksa hep bu tip vakalar vardı da, medyanın ilgisini mi daha çok çekmeye başladı?”
“Hem görünür oldu hem de maalesef her türlü toplumsal şiddet artıyor” yanıtını veriyor.
Medyanın da kendisine çeki düzen vermesi gerektiğinin en somut örneğini anlatıyor:
“Kars’taki çocuğun katilinin aklına tecavüz fikrinin nasıl geldiğini, nasıl öldürme planını yaptığını neredeyse pornografik bir dille haberleştirenler oldu. Eğilimi olup da haberi okuyanın aklına düşürecek bir tarzda.”

<p>Sosyal medyada en çok paylaşılan haftanın viral olmuş videoları 'GÖRMELİSİN'de sizlerle!</p>

Görmelisin

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, geleneksel sporlar tesisinin açılışını yaptı

Galatasaray Kulübünde yeni kurulan kadın futbol takımı tanıtıldı

Bingöl'de 284 kilo 200 gram esrar ele geçirildi