• $8,5116
  • €10,2906
  • 498.376
  • 1441.33
23 Haziran 2014 Pazartesi

Paralel yargı sevinmesin

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

17 Aralık’ın ardından, HSYK’ya ve Cumhuriyet Savcılıklarına bir dizi ihbar yapıldı. “Delil üretmek”, “görev ve yetkilerini kötüye kullanmak” gibi isnatlarla karşı karşıya kaldılar. Başbakan ve bakanlarla ilgili olarak Meclis soruşturması olmadan işlem yaptıkları ortaya çıktı. İzinsiz dinlemelerle ilgili bilgiler ortalığa saçıldı. Vesaire, vesaire…
Başbakan Erdoğan da defalarca “Paralel örgütün hakim ve savcılarından” söz etti. Meydanlarda ağır suçlamalar yöneltti…
Buna rağmen rahatlar!
Durum bu olunca, bazı çevreler “hani” diyor:
-Konuşuluyor, ama ortada delil yok. Baksanıza, haklarında herhangi bir işlem yapılamıyor.
Doğru, haklarında ciddi bir işlem yapılamıyor. Ancak, bu delil yokluğundan değil mevzuattan kaynaklanıyor.

***

HSYK, Paralel Yapı ile ilgili soruşturmaları yürüten savcıların üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi sallanıyor!
Hatırlayanlar vardır. 2000 Yılı’nda Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, Kenan Evren hakkında bir iddianame düzenlemişti. Ardından çok sert bir tepki ile karşılaştı. Meslekten ihraç edildi.
İlhan Cihaner olayında da aynısını yaşadık. İlhan Cihaner gözaltına alındı ve tutuklandı. O soruşturmayı yürüten savcıların “özel yetkileri” ise, HSYK tarafından alındı. Sürüldüler, yerlerine hemen başka savcılar görevlendirildi. Adalet Bakanlığı’nın “İşlem doğrudur, yerindedir” açıklamaları hiçbir sonuç vermedi.
Sözün kısası, bugün de aynı risk var…
Yargıdaki Paralel Yapı’nın üzerine gidecek bir Cumhuriyet Savcısı, kendisini bir başka ilde ya da kapının önünde bulabilir!

***

Bugün, bazı soruşturmalarda Cumhuriyet Savcılıkları tarafından paralel yapıya hizmet etiği iddiası ile polisler gözaltına alınıyor…
Alınıyor, ama sonuçta bu soruşturmaların hepsi belli bir yere geliyor ve tıkanıyor. Gözaltına alınan her polis, genellikle aynı ifadeyi veriyor:
-Savcılık talimat verdi, ben de uyguladım.
Çünkü, bizim mevzuatımızda soruşturmanın kralı savcılar. Polis, savcılıktan talimat gelmeden harekete geçemiyor. Bu durumda o talimatı veren savcıların da getirilip, “Neden böyle yaptın?” sorusunun sorulması gerekiyor.
Geçmişte yaşanan tecrübeler ise, bunun yapılmasını engelliyor.

***

Paralel Yapı soruşturmasını yürüten savcılardan önemli bir isim ile konuştum…
“Ben 5.000 polisi karşıma dikip sorgulasam ne olacak?” dedi:
-Söyleyeceklerini biliyorum. Hepsi “Savcılık emretti, biz de yaptık” diyecek.
Ardından, mevcut duruma işaret etti. “Biz o savcıları da gözaltına almaya kalksak, HSYK harekete geçebilir” dedi.
O yüzden beklemede olduklarını söyledi.
Peki, beklenen ne?
1) Sonbaharda yapılacak olan HSYK seçimleri.
2) 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun değişmesi.
Seçimlerle birlikte HSYK’daki yapının değişmesi ya da yasada yapılacak bir düzenleme, soruşturma savcılarını rahatlatacak.

***

“Elde yeteri kadar delil var” diyorlar…
“Hazırlıklarını yaptıklarını” söylüyorlar…
Paralel Soruşturma Savcıları, şu anda beklemedeler. Ellerindeki delillere delil ekliyor ve dikkatli bir çalışma sürdürüyorlar.
Bekledikleri gelişmelerin gerçekleşmesinin ardından önleri açıldığında harekete geçecekler.
Yani, Paralel Yargı topun ağzında!
Başbakan Erdoğan, sürekli olarak “17-25 Aralık darbecileri de mahkûm olacak” dediğine göre…
Şu andaki sükûnet kimseyi yanıltmasın. Önümüzdeki aylar ciddi ve oldukça sarsıcı gelişmelere gebe!

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı