• $13,1138
  • €14,929
  • 755.825
  • 1809.53
26 Nisan 2014 Cumartesi

Kabul değil taziye

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Herkes kendine göre yontuyor. Herkes dilediği gibi yorumluyor. Ancak, ortada bir kabul ya da özür yok. Başbakan’ın 1915 olaylarına ilişkin olarak yaptığı açıklama, sadece bir taziyeden ibaret.

Sadece iyi niyetli bir adım, bir empati! Diyalog için karşı tarafa gönderilen önemli ve anlamlı bir mesaj!
Başbakan, önce özelde “Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz” diyor.
Ardından da genelde bir değerlendirme yapıyor: “Aynı dönemde benzer koşullarda yaşamını yitiren, etnik, din ve kökeni ne olursa olsun tüm Osmanlı vatandaşlarını da rahmetle ve saygıyla anıyoruz.”
Onların içinde ise, Ermeni Hınçak ve Taşnak çeteleri tarafından hunharca katledilen Müslüman Osmanlı tebası var.
Dolayısıyla, bu iyi niyet adımını kimse sündürüp farklı noktalara çekmemeli. Metin ortada ve son derece dikkatlice hazırlanmış. Üzerinde ince ayarlar yapılmış. Dikkat edilirse sadece bir tarafa yönelik eleştiri ve kabul yok.
O dönemde yaşanan “ortak acı” ortaya konuluyor…
Başbakan, bütün dünyanın gözleri önünde Ermenilere “Geleceği birlikte inşa edelim” mesajı veriyor.

***

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı açıklama da açık. Diyor ki:
-Şimdi onlar da bizim terör saldırılarında öldürülen diplomatlarımız için taziye dileyecekler mi?
Ardından böyle bir beklenti taşınmadığını ortaya koyuyor.
Tabii, buna Ermenilerin yakın geçmişte Hocalı’da yaptığı katliamları da ekleyebiliriz.
Keşke karşı taraftan da bu tür adımlar gelse. Başbakan’ın attığı insani adım, Ermenistan ya da diaspora tarafından karşılık bulsa.
İşte o zaman bu insani yaklaşım büyük anlam kazanacak.
Üstelik Başbakan’ın yaptığı bu açıklamanın bir de fikri geçmişi var. Daha önce de yazmıştım. 2008-2009 yılları arasında ılık rüzgarlar esti. Türkiye ile Ermenistan, Zürih’te bir diplomasi trafiği yürüttü. Davutoğlu ile Nalbatyan bir araya geldiler, iki ayrı protokol imzaladılar.
Ardından güzel fotoğraflar verildi.
Sonra ne olduysa oldu. Ermenistan bunları yok saydı. Protokoller Erivan tarafından kaldırılıp bir köşeye atıldı.
Eğer o protokoller hayata geçseydi, Başbakan’ınkine benzer bir açıklamayı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yapacaktı.

***

“Peki, bundan sonra ne olur?” sorusuna gelince…
Şu ana kadar Başbakan’ın yaptığı açıklamanın verdiği yankılar olumlu. Ancak, Ermenistan’ın bugünkü yapısına ve bölgedeki dengelere bakınca, karşı tarafta da aynı empatinin gelişmesini beklemek için fazla iyimser olmak lazım.
Baksanıza, uzun süredir Sarkisyan’dan hep şovenist açıklamalar geliyor. Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan ettiği 1991’de işbaşında olan Petrosyan ılımlı bir kişiliğe sahipti. Ancak, ardından gelen Koçaryan ve Sarkisyan, sürekli olarak yarayı kaşıyan politikalar izlediler. Ermeni milliyetçiliği yaptılar. Çünkü her ikisi de Taşnak. Sarkisyan, aynı zamanda Karabağ katliamlarının bizzat içinde olan bir isim.
Üstüne bir de Rusya’nın son dönemde izlediği sürekli problemleri kaşıyan ve çözümsüzlüğü çözüm olarak benimseyen tavrını ekleyin.
Karşı taraftan olumlu bir adım beklemek, bu aşamada biraz saflık olur.

***

Fotoğraf ortada…
Şimdi bu noktada Başbakan’ın yaptığı açıklama için “yanlış” ya da “kötü oldu” denilebilir mi? Tabii ki hayır.
Tam tersine Başbakan Erdoğan, 1915 olaylarının 100. Yıldönümü öncesinde önemli bir hamle yaptı. Türkiye, inisiyatifi ele aldı. İyi niyetli bir yaklaşım ve “zeytin dalı uzatma” politikasını devreye soktu.
Tartışma, farklı bir noktaya çekildi.
Türkiye, buna karşılık Ermenistan ile ilişkilerde Dağlık Karabağ sorununun yine belirleyici olacağını altını çizdi. O yüzden, Başbakan’ın yaptığı açıklamaya farklı ve ileri anlamlar yüklemek yanlış.

<p>Bu hafta GTA 5'in çevrim içi modundaki özel sunuculara yerleştirilen aşı merkezleri ve oyun içeri

GTA 5'te aşı kuyrukları oluştu | TeknoZone #11

Konya'da kum fırtınası zincirleme kazaya neden oldu

Van'da aracın çarptığı ayı tedaviye alındı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)