• $8,488
  • €10,2834
  • 499.887
  • 1441.33
18 Haziran 2014 Çarşamba

CHP ve MHP’den ezik siyaset

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Ne vakit kime sordular ve danıştılar? Kaç tane partiliden destek aldılar? Nerede görüşüp üzerinde değerlendirme yaptılar?
Bilmiyoruz, çünkü bunların hiçbirini yapmadılar. Milletin gözünün önünde bir tiyatro oynadılar. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adını ceplerine koyup göstermelik turlar attılar. Alay edercesine ondan bundan isim topladılar.
Sonunda da bildiklerini okudular. “İşte adayımız” deyip, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu partililerinin ve milletin önüne koydular.
Bunun adı ise, “demokrasi” oldu! Yetmedi, bitmedi, yaptıkları işe “Büyük Uzlaşma” adını verdiler.
Komedi gibi değil mi?
Demek ki bu ülkede “uzlaşma” deyince, akla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin el sıkışması geliyor!
Gerisi teferruat, partilerin yetkili kurulları vitrin ya da korkuluk…

***

Muhalefet böyle davranırken AK Parti ne yaptı?
Bütün yetkili kurullarını topladı. Partinin kılcal damarlarına kadar indi. Devam edip, sivil toplum örgütlerinin bile kapısını çaldı. Herkese tek tek görüş sordu. Hepsinden de “Recep Tayyip Erdoğan” adı çıktı.
Üstelik müzakereler devam ediyor…
Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle “Diktatör Bozuntusu” Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Türkiye’nin nabzını tutmayı sürdürüyor.
Bu da başka bir komedi. Halka giden, vatandaşa soran, milletin eğilimlerini alan Erdoğan, “Diktötör Bozuntusu” oluyor! Başkalarının görüşlerini hiçe sayan, kapalı kapılar ardında belirlenen bir ismi parti kurmaylarından bile saklayan, millete zorla dayatan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ise demokrat!
İşte, CHP ve MHP bu yüzden belini doğrultamıyor.

***

CHP, sözde “sosyal demokrat” bir parti…
Bahçeli’nin söylemlerine bakılırsa, MHP de milliyetçi.
Ama onlar bu değerlerini bir kenara bırakmış, Tayyip Erdoğan’a bakıp, ona göre politika belirliyorlar. Ortada ne ilke var ne de sınır!
Şimdi soruyorum:
CHP, “Cumhurbaşkanı adayımız” dediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, savunduğunu iddia ettiği değerlerin neresine oturtabilir?
MHP, CHP ile birlikte belirlediği “Ortak Cumhurbaşkanı” adayını, hangi milliyetçi söylemlerle halkın karşısına çıkartabilir? Hele hele, geçmişte Sadi Somuncuoğlu gibi bir ismin Çankaya Köşkü’ne çıkmasını tartaklayarak önleyen MHP, bundan sonra nasıl “Ülkücülük Nutukları” atabilir?

***

Beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz. Ancak Tayyip Erdoğan yerli bir insan. Muhalefetin Köşk Adayı İhsanoğlu ise, uluslararası bağlantıları olan bir isim. Yazılıp çizilenlere bakılırsa, Kemal Derviş’in bir tavsiyesi!
DSP ve MHP’nin ortaklık yaptığı 57. Hükümet’te Kemal Derviş’in üstlendiği misyona bakılırsa, ortada şaşırılacak bir durum yok. Dün yaşadığımız gelişmeler, bugün de tekrarlanıyor.
CHP, “bağımsızlık” nutukları atıyor. MHP, “milliyetçilik” denildiğinde mangalda kül bırakmıyor. Ama Tayyip Erdoğan gibi yerli bir ismin karşısına çıka çıka, Ekmeleddin İhsanoğlu çıkarılıyor.
Alın size bir başka komedi daha! Üstelik trajik bir komedi!

***

Devlet Bahçeli, adını bile doğru telaffuz edemiyor. Kılıçdaroğlu ise, “nereden buldunuz” diyenlere, “CHP tabanı tanıdıkça O’nu sevecek” cevabını veriyor. Bu arada, CHP tabanına sevdirmek için, gazetelerde Ekmeleddin Bey’in başı açık olan eşiyle çekilmiş büyük boy fotoğrafları yayımlanıyor.
57. Hükümet döneminde Kemal Derviş’in havaalanına ayak bastığı ilk gün “Türkiye O’nu çok sevdi” başlıklarını atanlar yine devrede.
Millet ise, ne yapacağını göstermek için önüne konulacak sandığı bekliyor!

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı