• $13,2417
  • €15,0102
  • 757.833
  • 1857.4
29 Temmuz 2013 Pazartesi

Avrupa'daki firavunlar

Mısır’daki darbe, insanlık dışı bir katliama dönüştü. Halkın üzerine ateş açılıyor, ülkede oluk oluk kan dökülüyor. Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye çalışanlar ise sessiz mi sessiz. 
Bu sessizlik vicdanları rahatsız etse de, sürpriz değil. Ortada yadırganacak bir durum yok. Batı, dün ne yapıyorsa bugün de onu sergiliyor... 
Bunlar, Bosna’da da farklı davranmadılar. 1992’den 1995’e kadar katliamları seyrettiler, destek verdiler. Bosna Ordusu, Türkiye, Endonezya, İran, Malezya ve Pakistan’ın yardımlarıyla güçlenip ilerlemeye başlayınca da katilleri korumak için müdahale ettiler. 
Srebrenitsa’yı Sırplara teslim edenler Hollandalılardı. Hollandalı Barış Gücü askerleri çekildi, Sırplar da 8 bin kişiyi katletti. 
Bosna’daki İngiliz Birliği’nin başındaki General, Sırp Bölgesi’nde genelev işletti. Orada Müslüman Boşnak kadınları çalıştırdı. Yetmedi, kendisi için özel bir eğlence yeri açtı. Orayı da güzel Boşnak kadınlarla doldurdu. 
BM Barış Gücü’ndeki İngiliz askerlerinin tamamına yakını Sırplara casusluk yaptı. 
Bosna’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hakkı Turayliç, Batılılara güvenmenin bedelini hayatıyla ödedi. Havaalanından BM zırhlı aracıyla Bosna’ya dönerken, Sırplara teslim edilip kurşuna dizildi. 
Bunların hepsi, yapanın yanına kâr kaldı. Sözde Lahey’de bir “Savaş Suçluları Mahkemesi” kurdular. Ama katillerin hepsini peş peşe tahliye ediyorlar. 
Bugün “medeniyet” ve “demokrasi” nutukları atıp bize yol gösterenler işte bunlar! 
* * *
Şimdi dönelim Mısır’a... 
1878’deki Berlin Antlaşması ile İngilizlere geçti. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra özerklik tanıdılar. İkinci Dünya Savaşı ile birlikte de sözde terk edip gittiler. 
Ama ellerini bölgeden hiç çekmediler! 
Mısır’da ne mi yaptılar? 
Osmanlı’dan kalma bir asilzade sınıfı vardı. Ülkenin yüzde 80’i onların elindeydi. İngilizler, büyük bir kıyım gerçekleştirip, tamamına yakınını ya öldürdüler, ya zehirlediler ya da sürdüler. 
Bu kadarla kalmadı. Mısır’ın büyük bölümü Osmanlı ve Memlüklerden kalan vakıflardan oluşuyordu. Tamamını talan ettiler. 
İngilizler, kendi ifadeleriyle yüz yıl boyunca “Mısır halkını Türk olmadığına inandırmaya” çalıştılar. Bu amaçla büyük bir vandallık sergileyip bütün Osmanlı eserlerini yok ettiler. 
* * *
Şimdi, “Nereden çıktı bu Türk meselesi” diyebilirsiniz. Anlatayım: 
Ortadoğu’daki ilk Türk devleti, Miladi 800’lerde Mısır’da kurulmuştur. Kurucusu Abbasiler döneminde bölgeye vali olarak atanan Ahmet İbni Tolun’dur. Mısır’da kurulan Türk devletinin adı da Devlet-i Türkiya’dır. 
Bu devletin alt yapısı ise, Abbasi halifeleri tarafından Orta Asya’dan getirilen köleler ve paralı Türk askerlerine dayanır. 
En önemlisi Mısır’ı, bu Türk Vali Ahmet İbni Tolun Müslümanlaştırmış, bir “İslam ülkesi” haline getirmiştir. 
İşte, bu yüzden Mısır’da halen pek çok insan kendisini “Türk ve Müslüman” olarak tanımlar. Mısır, tarih boyunca İslam’ın önemli merkezlerinden biri olmuştur. İngilizlerin bölgede gerçekleştirdiği operasyonların altında da Türk ve İslam düşmanlığı yatar. 
Batı, yıllar boyunca İslam’ı güçsüz kılmak ve Mısır’da Firavun dönemini canlandırmak için çaba göstermiştir.
Bugün Mısır’da yaşananlara da bu tarihi gerçeklerin ışığında bakmak lazım! İşte bu yüzden “Ortada yadırganacak bir durum yok” diyorum. Batı, dün ne yapıyorsa bugün de onu sergiliyor. Dün neyi hedefliyorsa, bugün de onun peşinde koşuyor. 
Bugün Batı’nın Mısır politikasında dünün “Haçlı zihniyetinin” izlerini görebilirsiniz. Katliamlar karşısında seyirci kalması da o zihniyetin bugüne yansımasıdır! 

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı