• $8,1125
  • €9,7052
  • 454.876
  • 1378.37
20 Şubat 2015 Cuma

Yunanistan’da uzlaşmayı beklerken!

Yunanistan ile Avrupa Birliği (Almanya da denilebilir) arasındaki çekişme birkaç gündür devam ediyor. Çözüm beklerken taraflar birbirinden çok farklı fikirlerini global medyadan döküyorlar.

Bir Alman iktisatçı kabaca şöyle diyor: “Biz global kriz ortamında kendi olanaklarımızla yetindik. Diğer bazı ülkeler ise kendi olanaklarının ötesinde yaşadılar, bunu yapabilmek için borç aldılar ve aşırılık ile yaşadılar. “ “Ancak tabii bir de gerçek var!” diye itiraz ediyor İngiliz ekonomist Martin Wolf, Financial Times’taki yazısında. “Hiçbir ülke okyanusta bir ada değildir. Dünya veya Avrupa entegre birer sistemdirler. Dünyada harcama ile gelir toplamı sıfıra eşittir. Birilerinin krizde olanakları kadar yaşayabilmesi için, birilerinin olanaklarının ötesinde, yani borçla yaşaması gerekir! Denge olabilmesi için bir ülkede tasarruf harcamanın üstünde ise, diğer bir ülkede tasarruf harcamanın altında olmak mecburiyetindedir!” tezini ortaya atıyor.

10 milyar euroyu sırtlandılar

Hans Werner Sinn Münich Üniversitesinin Ekonomik Araştırma birimi Ifo’nun Başkanı ve en çok sesi çıkan Alman akademiklerden biri. Ona göre bugün Yunanistan’da olan ile 3 yıl evvel Güney Kıbrıs’ta olanlar aynı şey. 2012 yılında varlıklı G.Kıbrıslılar ve Ruslar bankalardaki mevduatlarını adadan yurtdışına taşımaya çalışmışlardı. Avrupa Merkez Bankası 11 milyar euroluk ELA adlı destek vermişti. Fonlar G.Kıbrıs dışına bu ELA (acil likidite desteği) yardımıyla taşındı. Sonunda fon çıkışı durmayınca G.Kıbrıs sermaye hareketi kontrolü uygulamaya mecbur kaldı. Böylece batan Kıbrıs’ın ikinci büyük bankası Laiki Bank da Avrupa ülkelerine 9.5 milyar euroya mal oldu. Tabii Avrupa Birliği üyelerinin hükümetleri Kıbrıs için 10 milyar euroluk kurtarma operasyonunu da sırtlanmak mecburiyetinde kaldı. Bugün de Yunanistan’ın Merkez Bankas’nın 23 milyar euroluk ELA kredisi fazlası almış olduğunu ve de bunun da aynen Kıbrıs’ta olduğu gibi zengin Yunanlıların fonlarını yurtdışına taşımaya yaradığını vurguluyor. Fatura bu sefer de bankalar üzerinden başka ülkelere çıkacak, bu nedenle ticari Yunanistan bankalarına destek 42 milyar euroda sınırlı kalmalı ve kaçan fonlar başkalarına ödettirilmemeli diyor.

Eurodan çıkmaları maliyetli

Syriza’nın bütçede faiz dışı fazla /GSYİH oranını yüzde 4.5 civarından yüzde 1.5 düzeyine indirmeye çalışmasını Denizbank İktisatçısı Saruhan Özel gündeme getirmiş ve Financial Times okur mektuplarına bir yazı göndermiş. Der ki Türkiye 1999 yılında IMF ile anlaşıp standby anlaşması yaptığında son çare olarak sabit kura geçmiş, 2001 yılında da ve sabit kurla bankacılık ve ekonomi krizi yaşamıştı. O günkü Türkiye GSYİH sayısı bugünkü Yunanistan’a benzerdi, ama kişi başına geliri ise çok çok daha azdı. Buna rağmen ve kurun kopup ülke parasının değerinin yarısını bir gecede kaybetmesine ve işsizliğin yüzde 21 düzeyine çıkmasına rağmen, yılda 6.5 faiz dışı fazla ile yapısal reform programı uygulamış ve kamu maliyesini kontrol altına alarak krizden çıkmıştı diyor. Bugün GSYİH sayısı üç misli büyük ve kişi başına GSYİH da 2001 yılının beş misline geldi demiş. Yani Yunanistan’ın da bazı şeyleri kendisinin yapması gerektiğini ve yapabileceğini ima ediyor.
Ben bu yazıyı yazarken Yunanistan altı aylık destek için başvurdu. Fakat müzakerelerin sonu ne olur bilinmez. Ama ben Yunanistan için eurodan çıkmak çok aşırı maliyetli bir durum olur diye düşünüyorum!

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler