• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
04 Temmuz 2015 Cumartesi

Toprak altı kaynak dolu ama asıl risk 'yukarıda'

Gerçekten de son bir aydır hemen hemen her gün Yunanistan’ı izlemek ve bu ülke konusunda yazı yazmaktan yoruldum. Şimdi bir de Puerto Rico ve Çin eklendi. Ve de zaten “klasik konumda” olan, Soner Yalçın dostumuzun (!) dostu Elçinin Venezüella’sı var, onları da ihmal etmemek gerek. Hatta Ukrayna da bu listeye katılabilir. Zaten Pazartesi günü mecburen Yunanistan’a döneriz.

Ama bugün gene Venezüella!
Venezüella şu anda Dünyanın en yüksek petrol rezervlerine sahip ve de aynı zamanda en yüksek enflasyonu (resmi rakam yüzde 76), dev bütçe açığı /GSYİH (resmi sayı yüzde 16.5) , en büyük döviz sorunu olan (petrol geliri 50 milyar dolar altına indi) yani vatandaşlarının en çok ıstırap çektiği “zengin” ülke.
Ne demek zengin? Petrol ülkenin tek ve büyük ihracat kalemi ve toplam döviz gelirinin yüzde 96 kadarını sağlıyordu. Petrol fiyatları yarıya inince de, geçmişte petrolün getirdiği dövizin nerede ise yarısını Latin Amerika’da ideolojik devrim yapmak için dağıtan Başkan Maduro, Venezüella petrolünü, siyasetten boşamak zorunda kaldı, çünkü döviz geliri de yarıya, 50 milyar dolara inmişti. Maduro eylül ayında ayaklarına kadar gittiği Çin gibi ülkelerden de pek kredi alamayınca gidişatta bir değişiklik yapmaya mecbur kaldı, Stanford Üniversitesi mezunu Eulogio del Pino adlı yeni bir yöneticiyi petrol şirketinin başına getirdi. Bir önceki Başkan Chavez’in en yakınlarından biri olan Rafael Ramirez idi ve Ramirez yönetiminde 2014'e kadar geçen 12 yılda petrol şirketinde çalışan insan sayısı altı misline çıkmıştı. Petrol şirketi bir uluslararası sosyal yardım şirketi haline gelmişti, petrol kadar gıda dağıtımı ve konut inşaatı gibi işlerle de uğraşmakta idi. Ramirez döneminde petrol şirketi tam 230 milyar doları sosyal programlara, bütçe dışı harcama fonlarına aktarmıştı. Böylece hükümet daha çok oy ve komşu ülkelerden alkış (!) alırken petrol şirketi ise göçmekte idi.

247 milyar $ yatırım gerek

1998 yılında petrol üretimi günde 3.28 milyon varil olan petrol şirketi PDVSA 2014 yılında günde 2.79 milyon varile düşmüştü. Şirket 2019 yılı için de 6 milyon varil gibi bir hedefe sahipti ama hedeften de hızla uzaklaşıyordu.
Yeni Yönetici del Pino PDVSA adlı petrol şirketinde 30 yıl kadar çalışmıştı. Eğitimi jeoloji ve deprem eksperliği üzerine idi. Konuşmayı sevmeyen, basına hiç muhatap olmamayı seçen bir kişi idi. Şirkette teknik bilgisi ile tanınan bir kimse idi. Şirketin araştırma ve geliştirme bölümünden işe başlamıştı.
İş başına gelince önce çalışanların maaşlarına yıllardır yapılmayan zamları yapmaya girişti ve bu konuda çok kavga etmesi gerekti, ama zam yapmayı başardı. Gene de resmi enflasyonu şimdi yüzde 90 oranının üstünde olan ülkede çalışanların bedava yiyecek kartlarına ancak yüzde 70 zam yapabildi.
PDVSA şirketi hesaplara göre de 2016 -2019 arasında kapasitesini gereken düzeye çıkarmak için 247 milyar dolar yatırım yapmak mecburiyetinde. Yatırımın çoğu Oricono Belt denen bölgeye yapılmak zorunda. Bu yapılabilirse varil başına maliyet 10 dolara inecekti. Bir de siyasi nedenle içeride halka veya dışarıda diğer Latin Amerika ülkelerine nerede ise bedava petrol dağıtımı durdurulabilir veya en azından sınırlanabilirse ülke kurtulabilecekti. Venezüella’da yaşayan insanlar “ülkenin riski toprağın üstünde” diyorlar, yani siyaset ve ideoloji mantığın üstüne çıkınca risk ortaya çıkıyor. Yoksa toprak altı bol kaynak dolu. Bu durumda da şu anda Venezüella’da yatırım yapmayı planlayan Hindistan, Rusya, Çin ve Katar birkaç milyar dolarlık yatırım yapmak için bile riskleri değerlendiremediklerinden yatırımı yapmak için para göndermeyi tehir edip duruyorlar.
Bakalım yeni teknisyen yönetici siyasileri frenleyebilecek mi?

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü