• $13,2393
  • €15,0336
  • 757.931
  • 1857.4
16 Eylül 2013 Pazartesi

‘Neden büyüdük’ sorusunun özeti!

Dün bu sütunda ülke ekonomisinde ekonomideki büyüme hesaplamaları yapılırken ve büyümenin kaynaklarının ne olduğu incelenirken sadece artış hızlarına bakmanın doğru olmadığını, sektörün toplam büyümeye katkısının hesaplanması gerektiğini, yani “katkı” kelimesinin önemini vurgulamaya çalıştık. 
GSYİH iki açıdan izlenir. Birincisine arz tarafı diyoruz. Burada üretimin hangi sektörlerde yapıldığı incelenir. Arz tarafında hesaplamanın hedefi hangi sektörün büyümeye ne kadar katkı yaptığını bulmaktır. Aşağıda TUİK verileri ile 2013 yılı ikinci çeyreğinde ana sektörlerin üretimdeki payı ve artış hızları verilmiş, sonra da pay ile artış hızı çarpılarak katkı payı bulunmuştur. 

Son sütun olan katkı payı sütunu toplandığında 2013 yılı üçüncü çeyrek büyümesi olan yüzde 4.4 değerine ulaşılır. Yani 2013 ikinci çeyreğinde büyümeye tarım 0.4 , sanayi 0.9, inşaat 0.4 ve toplam hizmetler 2.7 katkı yapmıştır. Görüldüğü gibi ülkemiz artık hizmet sektörünün üretimde en büyük pay sahibi olduğu bir ülkedir. Bu da ekonominin olgunlaştığının bir işaretidir, yapı gelişmiş ülkelere benzemiştir. Bir zamanlar tarımın arz tarafında payının yüzde 50 civarında olduğu bir ülke idik! Tabii tarım azalmıyor artıyor ama diğer sektörler daha hızlı büyüdüğü için de tarımın payı düşüyor. Bu sanayileşmenin doğal bir sonucudur. 
GSYİH ikinci olarak harcamalar yani talep tarafından incelenir. Burada harcamanın hangi sektörler tarafından yapıldığı vurgulanır. Tüketim, yatırım, ithalat ve ihracat temel sektörlerdir. Ayrıca özel ve kamu ayırımı da göz önüne alınır. 

İki kaleme dikkat etmek gerek. Kamu yatırımı ile özel yatırım toplam yatırımı gösterir. Kamu yatırımı yüzde 5.1 pay ile yüzde 36.7 artarak büyümeye 1.4 katkı yapmıştır. Özel yatırımın payı (tabloda yok ) yüzde 20.9’dur,yüzde 2.0 hızla da daralmıştır, böylece  katkısı yüzde eksi  0.5’dir. Özel yatırım stoka üretim ile birleştirilerek tabloya alınır. Özel yatırım artı stok artışının toplamının payı yüzde 22.4 olduğundan yüzde 8.7 artışla yüzde 1.9 katkı yapmıştır (tabloda gözüken bu sayı). Kamu yatırımı daha artarsa bütçe açığı artışı riski doğar. 
Net ihracat için ise ihracat ve ithalata ayrı ayrı bakarız. İhracatın payı yüzde 27 ve artış hızı 1.2 olduğu için büyümeye katkısı sadece yüzde 0.3 idi. İthalat ise yüzde 30 pay ve yüzde 11.7 artış hızı ile eksi yüzde 3.4 katkı yapar. Net ihracat ise yüzde  0.3 ile yüzde eksi 3.4 sayılarının  farkı olan eksi yüzde 3.1 olarak tabloda görülmektedir. 
Özetle, ülke iç taleple büyümüş ama özel yatırım durağan ve  ülke stoka yatırım yapmış. Net ihracat ise büyümeyi aşağıya çekmiş, cari açığı büyütmüştür. Farkına varılması gereken ise tüketim ve yatırımın artık büyük çapta özel sektörden geldiğidir. Bir özel sektör ekonomisi olduk, devlet artık daha küçük! Ümit ediyorum ki katkı kelimesinin anlamını da açıklığa kavuşturabildim. Salt büyüme oranları değil, “büyümeye katkı” önemlidir. 

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı