• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
8 Nisan 2014 Salı

Global kriz sonrası global ticaret pazarlıkları!

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Geçtiğimiz günlerde hem Amerikan lideri Barack Obama hem de Çin lideri Xi Jinping Brüksel’li ziyaret ettiler. Her ikisi de Avrupa ile daha iyi ticaret ilşkileri geliştirmek için orada idiler. Avrupa şu anda dünyanın en büyük ihracatçısı. Ancak Avrupa medyasına göre, ABD ilaveten global değerler, güvenlik ve Rusya’ya karşı transatlantik birlikten bahsederken, Çin ise ticaret konuşmalarından memnundu ama, Rusya konusunda bir şey söylemedi. Avrupa ABD ile ayrı bir transatlantik ticaret anlaşması yapamaya taraftar ama Çin ile yapılacak bir Çin - Avrupa ticaret anlaşmasına da pek sıcak bakmıyor.

Avrupa daha güvenli duruyor

Avrupa, krizin atlatılmaya yakın olması nedeni ile daha güvenli duruyor, Çin endişesi de azalmış gibi. Bu nedenle de Çin tarafından Avrupa’da yapılacak yatırımlara da daha sıcak bakmakta. Avrupa ile Çin güneş panelleri kavgasını geride bıraktılar. Çin de şarap ithalatı ve solar panel imalatında kullanılan polysilicon konusundaki ithalatı engelleme girişimini durdurmuş. Ama Çin Dünya ticaretinde uluslar arası herkese açık anlaşmalar yerine (DTO gibi) bölgesel anlaşmalarda dışlanmasına oldukça hassas. En çok ABD’nin Pasifik ülkeleri ve seçilmiş bazı ülkelerle hizmet ticaretini serbestleştirme girişimlerini endişe ile izliyor. Fakat Çin Avrupa işbirliğinden de sürekli bahsediyor.
Jim O’Neill ‘in de katkı yaptığı bir yeni araştırma Çin’in dış ticarette ABD’yi geçtiğini ve 2020 yılında da Avrupa’yı yakalayacağını öngörüyor. Satın alma gücü paritesi ile hesaplama yapıldığında da global GSH içinde Çin’in payının Avrupa’nın payını geçeceğini de öngörülere katmış. 2020 yılında Çin Avrupa’nın ihracatında bir numaralı ithalatçı da olacak.

Dış âlemle ticaret yapacaklar

Böylece Fransa ve Almanya ve İtalya gelişen ülkelere, euro bölgesindeki ortaklarına yaptıkları ihracattan daha fazla ihracat yapacaklar. Bu durumda bazı ciddi sorunlar ortaya çıkacak. Avrupalıların IMF ve Dünya Bankasında yüksek oranda oy hakkı sahibi olmaları savunulamaz hale gelecek. Hatta Avrupa’nın bütününün tek bir oy sahibi olması konusu gündeme gelebilecek. Avrupalılar da birbirlerinden daha çok dış alem ile ticaret yapacaklar ya da euro bölgesi ülkeleri birbirleri ile daha da entegre olmaya mecbur kalacaklar.
Tabii bazı Avrupa ülkeleri Çin mucizesinin ayni tempoda devam etmeyeceğini de ümit ediyorlar. Avrupa ile Amerika’nın da bir ticarette ortaklık anlaşması yapmasının global ticaret kurallarının gene eskiden olduğu gibi ABD ve Avrupa tarafından belirlenmesini sürdüreceğini de ummaktalar. Obama özel görüşmelerde Avrupa’ya ABD ile anlaşmaya, ABD’nin değil esas Avrupa’nın çok daha fazla gereksinmesi olduğunu söyleyip duruyor. Bu nedenle de sadece Avrupa’nın dış ticaret fazlasını arttırmaya yarayacak bir anlaşmaya da hiç gönüllü değil. Bu arada bazıları da ABD, Çin ve Avrupa’dan oluşan bir G3 kurulması fikrine sıcak bakıyorlar ama bu üçlüde de Avrupa’nın en zayıf taraf olacağı ortada!
Galiba global kriz sonrası dünya biraz değişecek gibi!

<p>Haber: Ayşe Gültekin </p><p>'İSTANBUL BİR OKULSA BEYOĞLU BUNUN MERKEZİ' </p><p>Beyo

Kültür ve sanatın kalbi Beyoğlu

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor