• $8,3159
  • €10,1206
  • 498.898
  • 1454.25
12 Haziran 2014 Perşembe

Ekonomi dış talep kaynaklı büyüdü

Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde beklentilerin biraz üzerinde olarak yüzde 4.3 oranında büyüdü. Böylece 2013 yılı sonunda yüzde 4 olan yıllık büyüme oranı birinci çeyrek itibarıyla nerede ise yüzde 4.4’e ulaştı. Bu verilerin ardından, geçen yılın sonundan itibaren gözlemlenen finansal dalgalanmaya ve seçim atmosferinde yaşanan gerginliğe rağmen, ekonomideki büyüme temposunun fazla etkilenmediği söylenebilir. Nisan ayı sanayi üretiminin de beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, büyümenin bir süre daha beklentilerin üzerinde gerçekleşeceğine ilişkin bir sinyal olabilir.
Üretimde arz yönünde verilerin detaylarına baktığımızda, büyümenin motoru sanayi sektörünün ilk çeyrekte yüzde 5 oranında büyüyerek toplam büyümeye 1.4 puan katkı yaptığını görüyoruz. İnşaat sektörün de yüzde 5.2 oranında büyümüş ancak inşaat sektörünün GSYH içindeki payı yüzde 5 yani küçük olduğundan toplam büyüme oranına katkısı sadece 0.3 puan. Hizmet sektörlerinin toplam katkısı ise 2.5 puana ulaşmış. Bu sektörler arasında finansal hizmetlerin yüzde 13.9 oranında büyüyerek toplam büyümeye 1.7 puan katkı yapmış olduğu hemen dikkat çekiyor. Aşağıdaki tablo sektörler itibarıyla büyümeye yapılan katkıları yani üretimin arz yönünü özetliyor (katkı eşittir pay çarpı artış hızı).

İşin talep yönüne, yani harcamalar tarafına baktığımızda ise, özel tüketimin yüzde 2.9 oranında, buna karşılık kamu tüketiminin yüzde 8.6 oranında büyüdüğünü görüyoruz. Özel tüketimin payı yüzde 70 civarındadır, kamu tüketiminin ise yüzde 10. Geçen yıla göre özel tüketim talebinde bir miktar yavaşlama, buna karşılık kamu tüketiminde bir miktar artış görülüyor. Hem yılın ilk çeyreğinde görülen faiz artışı ve finansal dalgalanmalar, hem de seçim takvimi de dikkate alındığında bu gelişmeler sürpriz değil.
Ancak yatırım tarafında özel yatırımın yerinde saymaya devam ettiğini, buna karşılık kamu yatırımlarındaki artışla bunun bir miktar telafi edildiğini görüyoruz. Kamu yatırımı küçüktür, payı yüzde 4. Özel yatırım ise büyüktür ve yüzde 20 paya sahiptir. Özel kesim tarafında yatırımlar ilk çeyrekte yüzde 1.3 oranında azalırken, kamu yatırımları yüzde 4.1 oranında artmış. Ancak kamu yatırımlarının toplam yatırımlarda payı düşük olduğundan, toplam yatırımlar (gayrı safi sabit sermaye oluşumu) yüzde 0.5 oranında azalmış. Böylece, özel yatırımlar toplam büyüme oranını 0.3 puan aşağıya çekmiş. Stok değişimi de dikkate alındığında bu rakam eksi 1.5 puana yükseliyor. Kamu yatırımlarındaki artış bu durumu bir miktar dengeleyerek büyüme oranını 0.2 puan yukarıya çekmiş.
Aşağıdaki tabloda, harcamalar yöntemiyle GSYH büyümesine yapılan katkıların özeti veriliyor. Yukarıda olduğu gibi GSYH büyüme oranına yapılan katkıyı, o sektörün büyümesiyle GSYH içindeki payını çarparak hesaplıyoruz.

Tabloya dikkatle bakıldığında, talep tarafında ilk çeyrekte büyümeye en fazla katkı yapan kalemin ihracat olduğu görülüyor. Bu da ithalatın kabaca sabit kalırken ihracatın yüzde 11.4 oranında büyümesinden kaynaklanıyor. Yılın geri kalanında, iç talepte hızlı bir toparlanma beklenmezken, ihracat talebinin azalmadan devam etmesi büyüme temposunda olumlu bir sürpriz yapabilir.

<p>Piyasalar haftaya nasıl başladı? Altın fiyatları neden  yükselişte? Kademeli  normalleşmenin ekon

Kademeli normalleşmenin ekonomiye etkisi nasıl olacak?

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı