• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
6 Nisan 2014 Pazar

Avrupa Japonya gibi deflasyon yaşar mı?

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Avrupa Merkez Bankası'nın o zaman yeni göreve gelmiş olan Başkanı Draghi 2012 yılı yazında sallanan Euro Bölgesi ekonomisini, borçlu olup borcunu ödeyemeyeceği düşünülen ülkeleri, sorunlu bankaları ve euro tek para sistemini kurtarabilmek için bütün itibarını ortalığa dökerek "Ne yapılması gerekiyorsa hepsini yapacağım!" diyerek sakinleştirmiş ve hiç de farklı bir şey yapmasına gerek kalmadan durumu iyileştirmiş, Avrupa'yı "salimen limana yanaştırmıştı". "Bana inanın sadece bu yeter!" demiş, insanlar ve piyasalar ona inanmıştı. Böylece euro tek para sistemi kurtulmuş, İspanya ve Yunanistan gibi ülkeler de faizlerini düşürebilmişti.
Bugün Avrupa ekonomisi (IMF'in başındaki Lagarde'ın da altını çizdiği gibi) bir kere daha sorunlu, ama bu sefer sorun deflasyon, yani enflasyonun düşüklüğünün durgunluk yaratması! Ancak bugünkü sorun Avrupa'yı yönetenlerin emrettiği krizden çıkmak için kemer sıkma politikalarının bir sonucu. Avrupa'yı yönlendirenler herkese kemer sıktırdılar ve doğal olarak işsizlik pek düşürülemedi. Avrupa bir Japonya olma riski içine girdi. Durgun ekonomide fiyatlar artmıyor tersine bazı fiyatlar da azalıyor. İnsanlar fiyatlar daha da düşer diye düşündüğünden tüketimi de kısmış durumdalar ve bu da talebi kısarak büyümeyi yavaşlatıyor. Euro bölgesi enflasyonu iyice azaldı ve şu anda yüzde 0.5 düzeyinde. Avrupa Merkez Bankası'nın enflasyon hedefi ise yüzde 2. Avrupa Merkez Bankası bu yıl reel büyümenin % 1.2 düzeyinde olmasını ve ancak 2016 yılında yüzde 1.8 düzeyine yükselmesini bekliyor.

Konuşmakla inandıramadı

Bu durumda normal Merkez Bankası reaksiyonu da ABD ve İngiltere'de Merkez Bankası'nın yaptığı gibi olmalı. Avrupa para politikasının başındaki Draghi'nin de bono satın alıp likiditeyi artırmak gibi bir şeyler yapması gerek. Ama Avrupa Merkez Bankası biraz "Alman", ne de olsa Bundesbank'ın mirasçısı! Bu nedenle de diğer ülkelerden daha fazla enflasyona hassas. Ama bu sefer yani geçen hafta Almanlar da (Alman Merkez Bankası'nın başındaki Weidman başta olmak üzere) likidite artırmanın gerektiğine katıldılar. Fakat bu haftaki Avrupa Merkez Bankası Para Poltikası Komitesi'nden bir politika değişimi kararı çıkmadı. Sadece Draghi gene 2012 yılında olduğu gibi konuşarak (yani hiç bir değişiklik yapmadan) bir kere daha sonuç üretme çabasına girişti, toplantıda QE'nin yani ABD gibi (bono alıp likidite artırma) yaklaşımların tartışıldığını ve herkesin gerekirse yapılmasını desteklediğini söyledi. Ama bu sefer konuşmakla kimseyi inandıramadı.
Draghi konuştuktan hemen sonra euro biraz değer kaybetti. Piyasalardan zaman yayılarak oldukça çelişkili sonuçlar gelmeye başladı. Yani piyasanın kafası icraat görmediği için karışmaya başladı. Hisse senetleri kısmen değerlendi. Ama bono piyasası hiç ikna olmuş değil. Ama euro gene de çok kuvvetli kaldığı için piyasa Draghi'den politika değişikliği talep eder oldu. Bu sefer sadece sözle ikna olmayacak gibi duruyorlar. Draghi itibar kaybetmeye başladı galiba.
Diğer taraftan kuvvetli bir euro ihracatı desteklemez durumda. Üstelik enflasyonu da yükseltmiyor, düşürüyor. Avrupa enflasyonu da 2012 yılındaki en düşük değerinden bugüne kadar yüzde 0.4 puan azalmış. Bu ortamda Draghi söz söylemek yerine icraat yapmazsa, fiyatları yukarı itebilecek önlemler almazsa, Avrupa yavaş yavaş düşen enflasyon ve azalmayan işsizlik ve reel durgunluk ortamına sürüklenir diye düşünenler oldukça yüksek sayıda.
Avrupa medyasında bunlar yazılıyor ve konuşuluyor!

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler