• $7,3286
  • €8,8036
  • 404.724
  • 1528.33
03 Haziran 2012 Pazar

'Grexit' out, 'Spanic' in !

Global gelişmeler ve özellikle Avrupa'nın sürünmesi iki konuda ülkemizde son 11 yılda doğru şeyler yapıldığını gösteriyor.
Birincisi, 2001 krizinden sonra banka sistemini ve kamu maliyesini hızla tamir etmiş olmamızın ne kadar isabetli olduğu ortada . Türkiye 2001 krizi sonrasında global ortamın da güçlü olmasından faydalanarak, sorunlarını küçülttü, ama vatandaş da gık demeden faturayı ödedi. Geride kalan önemli ekonomik riskimiz ihracat pazarı olarak Avrupa'ya büyük ölçüde endeksli olmamız.
İkincisi, kasım 2010 tarihinde başlayan, Merkez Bankası'nın ikazları ve farklı para politikası uygulamaları ile yavaşlama ve cari açığı küçültme girişimleri ve kamunun erkenden kemer sıkarak bütçe açığını (yüzde 2'nin altında) ve kamu borçluluk oranını da rekor düzeyde düşük (yüzde 40 oranının altında) tutması, bize global krizden az hasarla ve çabuk sıyrılma olanağı sağladı ve ayakta tutuyor. Tabii ihracat açısından, tüm dünyadaki yavaşlama ve özellikle temel ihracat pazarımız Avrupa'nın bugün ekonomik açıdan en sorunlu bölge olması bizim açımızdan önemli bir risk, ama yeterince kuvvetli döviz rezervi yapımız ve güçlü iç talep yaratabilen ekonomimiz bizi dış krize karşı koruyabildi. Tabii dış dengeyi kontrol altında tutarsak!
Avrupa'da ise Grexit yani Yunanistan'ın euro tek para siteminden çıkış olasılığı konusunda yarattığı panik, İspanya'yı da piyasaların kucağına attı. Şimdi moda kelime 'Grexit' değil, 'Spanic' yani İspanya paniği.
Bu noktada Madrid'deki hükümetlerin işin başında ortalık kızışmadan sorunun gidebileceği yönü görmeyip, baştan gerçekçi davranıp, bir kurtarma operasyonuna gitmemeleri sorunu çok büyüttü. Halbuki İspanya 50-75  milyar euro civarında bir yardım paketini baştan kabullense idi ve bu fon ile de şimdi çok sorunlu olan bankalarını erkenden tamir etse idi, farklı bir yerde olacaktı. Şimdi ise bankaları kabaca 125 milyar euro civarında bir kurtarma fonu ihtiyacı içinde ve Mariano Rajoy ve konservatif hükümeti hala sorunu yok farzediyor, piyasalar da faizleri yükselterek cezayı kesiyor.
Hükümet bankaları likit hale getirmek yerine  kemer sıkma ve bütçe açığını tamir ile yani kemer sıkmakla uğraşıyor. Kriz öncesinde İspanya kamu sektörü bütçe açığı ve borç oranı açısından kötü bir durumda değildi. Bugün de çok kötü durumda değil. Bugün yüzde 7 oranındaki bütçe açığı (geçen yıl yüzde 8.9 idi) Almanya'nın bütçe açığından küçük. Kamu, hane halkı ve şirketlerin toplam likit varlıkları ve alacakları düşüldükten sonra İspanya'nın toplam (hane halkı, şirket ve devlet toplamı) ülke dışına borcu da GSYİH oranı olarak yüzde 90 civarında yani düşük (Portekiz, Yunanistan ve İrlanda'nın boyutunda).Nominal olarak bir trilyon euro kadar bir borçluluk var. İspanya bu nedenle kamunun bütçe açığını kısma operasyonunu bir kenara koyup, acilen bankaları tamir etmek yoluna gitse durum değişecek. Üstelik İspanya'nın borç sorunlarında büyük kısım özel tarafın borcu, yani kamu tarafının borçluluğu değil. Bu nedenle kamu mali yapısını tamir ve reforme etmeden önce, özel tarafın göçüklerini halletme yolunda enerjik önlem alınsa sorun çözülebilecek. Geçmişte aşırı davranılan sektör konut sektörü ve kredi musluğunu sonuna kadar açan  bankalardı. Yani sorunu yaratan özel kesimdeki banka, hane halkı ve şirketler idi.
Bankalar için gereken finansman kabaca 100 milyar euro kadar. Bu finansman İspanya'nın kendisi tarafından bulunsa da kamu borçluluk oranı büyüyecek ve kamu borçlanması faizleri de daha da artacak. Eğer bu finanasman Avrupa Birliği ülkeleri tarafından AB ortak bonoları veya Avrupa kurtarma fonları veya Avrupa Merkez Bankası tarafından sağlanıp doğrudan İspanya bankalarına aktarılsa, kamu borçluluk oranı artmadan banka sorunu çözülmüş olacak. IMF ve Avrupa Birliği komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası bu çözümlere taraftar. Ama AB ülkeleri henüz taraftar değil ve tabii bu çözümün gerçekleşmesi için İspanya'nın da sorunları inkarı bırakıp bunları kabullenmesi, kurtarılmayı gurur işi yapmaması gerek. AB ülkelerinin de başta Almanya olmak üzere, İspanya'nın sorunları önlenmediği taktirde (Avrupa'nın dördüncü büyük ekonomisinin İspanya olduğunu hatırlayalım) Avrupa genelinin ve hatta dünyanın sorununun da hızla büyüyeceğini görmeleri gerekiyor.

<p><span>28 Şubat darbesiyle iktidardan uzaklaştırılan ve bu uğurda büyük bedeller ödeyen Erbakan'ı

CHP'nin 'Erbakan' ilgisi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler

Madde madde kademeli normalleşme dönemi! İşte merak edilen soruların cevabı