• $ 5,7884
  • € 6,4038
  • 271.932
  • 108869
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Demirtaş’tan geç kalmış paralel güzelleme

Yazdığım yazılarda ve televizyonlarda yaptığım değerlendirmelerde Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmasının, Türk demokrasisinin kalitesini göstermesi açısından son derece önemli olduğunun altını hep çizdim. Bir dönem Kürt milletvekillerinin yaka paça parlamentodan alınarak tutuklandığı ‘eski Türkiye’yi hafızalarımızda canlandırdığımızda, Tayyip Erdoğan’ın inşa mücadelesi verdiği ‘yeni Türkiye’nin nasıl bir değer ifade ettiğini sanırım daha iyi anlarız.
Sadece Kürtler için değil elbette, daha yedi yıl önce ‘dindar’ bir cumhurbaşkanının Çankaya’ya çıkmaması için ne tür karanlık senaryoların devreye sokulduğunu da çok iyi biliyoruz. Daha doğrusu uğruna 2007 yılında Danıştay ve Hrant Dink cinayetlerinin, provokasyonların gerçekleştirildiği ve nihayet 367 gibi hukuk cinayetlerinin işlendiği cumhurbaşkanlığı makamına eşi başörtülü olan Abdullah Gül’ün seçilmesinin ardından bugün Demirtaş’ın bir Kürt siyasetçi olarak Çankaya adayı olması demokrasimiz adına bir başarı hikâyesidir.
Ancak Türkiye demokratikleşmede her gün yeni mesafeler alırken, Demirtaş’ın seçim bildirgesini açıkladığı toplantıda ortaya koyduğu fotoğraf endişe vericidir. Türkiye yüzyıllık kanlı bir sorunun çözümünde ‘barış baharı’ yaşarken önce Gezi ile vurdular ama demokrasiyi yıkamadılar. Sonra 17 Aralık’ta devletin kılcal damarlarına kadar sirayet eden paralel yapıyla bu ülkeye ve millete inanılmaz kötülükler yaşattılar.

Şimdi Demirtaş, tam da seçim bildirgesini açıkladığı gün Gezi ve paralel güzellemesi yapıyor. Paralel yapı ile ilgili bir soruya verdiği cevapta diyor ki: “Sadece bir cemaatin sempatizanı olmak, bir kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.” Elbette bir insan cemaat mensubu olduğu için suçlu değildir. Demirtaş aslında bu sözleriyle ‘paralel sempati gösterisi’ne bir ambalaj oluşturmaya çalışıyor. İsterseniz 17 Aralık’tan sonra yaşananları hatırlayalım; aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler, cemaatler, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, işadamları, bakanlar, başbakan ve cumhurbaşkanı yasal olmayan yollarla dinlenmiş, insanların mahremiyetine tecavüz edilmiş, şantaj kasetleriyle bütün Türkiye’ye kirli bir dönem yaşatılmıştır. İşte paralel tehlike budur, yoksa kimsenin cemaatlerle filan bir derdi yok bu ülkede.

Nedense Selahattin Demirtaş ‘darbe’ bahsini tümden taca atarak ‘Paralel’e gül göndermeyi tercih ediyor. Belirtmek gerekiyor ki Demirtaş’ın 17 Aralık sorusu karşısında ‘darbe’ ifadesini kullanamaması Kürt siyaseti adına bir talihsizliktir. Çünkü Kürtler ve Türkler 30 Mart seçimlerinde 17 Aralık’ın Türkiye’nin demokrasi hamlelerine, ekonomideki başarı hikâyelerine ve çözüm sürecine karşı açık bir darbe girişimi olduğunu çok net bir ifadeyle ortaya koydular. Öcalan’ın bile PKK’yı 17 Aralık darbe girişiminden uzak tuttuğu bir Türkiye’de Demirtaş’ın paralel bir coşkuya kapılması, doğrusu bana pek anlaşılır gelmiyor.

Diyelim ki oy hesabıyla Gezi’ye de, Paralel’e de selam gönderiyor. İyi güzel de 30 Mart seçimleri öncesi aynı yöntemleri kullanan CHP ve MHP sezonu hezimetle kapattılar.
Şimdi de bütün Gezi çapulcuları, yarım akıllı liberaller, bu toplumun değerleriyle hiçbir alakası olmayan kifayetsiz sosyalistler, ellerinde Erdoğan düşmanlığı dışında bir sermayesi bulunmayan paraleller Demirtaş’ın etrafında bir ittifak fotoğrafı oluşturmuş bulunuyorlar.

Eğer hiç paralel yollara sapmadan, hayatları boyunca cuntacıların etrafında yalakalık yapan kıytırık solculara müdane etmeden geniş toplum kesimleriyle buluşmayı tercih etseydi, yüzde 10 hedefi Demirtaş için uzak bir hayal olmayabilirdi. Ama bu çıkıştan sonra 6-7 bandının üzerine çıkması mümkün değildir. Hiç karışık hesap yapmaya gerek yok, çözüm sürecine karşı tuzaklar kuran, binlerce KCK’lının tutuklanmasını planlayan paralel yapıya selam çakan bir Demirtaş’ın geniş Kürt seçmen kitlelerinin teveccühüne mazhar olması mümkün değildir.

<p>-Can Yaman İspanya´da katıldığı bir TV programında yaptığı espri sebebiyle geçtiğimiz haftaya dam

Can Yaman´ın Hangi Fakülteyi Bitirdiğini Öğrenince Çok Şaşıracaksınız!

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Tıp dünyasında çığır açacak cihaz Türkiye'ye geliyor