• $ 5,7389
  • € 6,3576
  • 272.777
  • 103072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Dayanamadım, yazıyorum...

Aradan neredeyse 20 yıl geçti. Ama dün gibi hatırlıyorum o günü. Akşam Gazetesi, Mehmet Emin Karamehmet’teydi o zaman. Ayrıca Turkcell’in de sahibiydi. Biz de gazete olarak Turkcell’in Cinnah Caddesi’ndeki binasına geçecektik.

Binayı gezmeye gittiğimde Turkcell’in en üst yöneticisi, iki kişiyle birlikte yanıma geldi. Birini tanımıyordum, diğeri ise iyi tanıdığım ve o dönemde Ankara’da muhabirlik yapan İsmail Küçükkaya idi.

“Sana emanet ediyorum. Bu arkadaşlar gazetede yazarlık yapacaklar” dedi.

Çok şaşırmıştım! Çünkü gazete yönetiminden böyle bir bildirim gelmemişti. Gazetenin idaresiyle hiç ilgisi olmayan bir kişi devreye giriyor, bana karar tebliğ ediyordu! Oysa, o dönemde Genel Yayın Müdürü olan Deniz Arman’ın bu bildirimi yapması gerekiyordu.

Etik değildi. Ama yapacak bir şey yoktu. Gazete yönetimi böyle uygun görmüştü. Ardından basında bazı iddialar ve değerlendirmeler çıkmaya başladı. Çok ağır suçlamalardı onlar. Bir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ağır ifadelerle bu iki isme yüklendi.

Yazmayacağım o iddiaları. O yılları yaşayan gazetecilerin çoğu bilir. Merak edenler de basit bir arşiv taraması ile ulaşabilir.

Aradan biraz zaman geçti…

O süre içinde de bazı yazarlar bu iki isimle ilgili ağır yazılar yazdılar. Dedikodular ayyuka çıktı. Yönettiğim Ankara Bürosu’nda ciddi sıkıntılar belirdi. Sonunda dayanamayıp onları bana teslim eden ismi aradım ve “Mümkünse büroya gelmesinler” dedim:

-Sizin imkânlarınız daha iyi. Madem onları bu kadar çok seviyorsunuz, Turkcell’de bir yer verin, orada otursunlar.

Mesleki değerlere sahip çıktım. Etik bir duruş sergiledim. Kendimce bir tavır ortaya koydum. Almadım onları büroya.

Sonrasında ne olduğunu tahmin edersiniz…

Aradan biraz zaman geçti. Bütün iddialar, dedikodular ve eleştirilerin üzeri kapatıldı. Konu biraz soğuyunca, Akşam’ın o dönemdeki İcra Kurulu’nun kararıyla gazete ile yollarımız ayrıldı. Meslek etiğine sahip çıkmanın karşılığını böyle ödedim. Ben gittim, onlar kaldı.

Konuyla ilgisi yok, ama FETÖ’cü Akın İpek, Bugün Gazetesi’ni aldıktan sonra da aynısı oldu. Gazeteyle ilişiği kesilen ilk isimlerin arasına girdim.

O yüzden, Yıldırım-İmamoğlu tartışmasının moderatörlüğü İsmail Küçükkaya’ya verilince, bu yaşadıklarım aklıma geldi. Biliyordum nelerle karşılaşılabileceğini. Tahmin edebildim program sırasında neler olabileceğini. Üstelik, sosyal medyadan uyardım da. Yanılmadım, sonuç tam da beklediğim gibi oldu.

O programda da gazetecilik etiği ayaklar altına alındı!

Görüyorsunuz işte, programın ardından neler çıkıyor, neler!..

HHH

Bir de programın geneline bakalım isterseniz…

CHP adayını destekleyenler, yayının ardından elinde salladığı Sayıştay Raporu’na sarıldılar. Çünkü, kendilerine pay çıkarabilecekleri tek dayanakları oydu.

Ne oldu sonra?

Sayıştay, peş peşe iki açıklama yaptı. Raporda yer aldığı iddia edilen ifadelerin hiç birinin gerçek olmadığını ortaya koydu.

O da gitti, elde kaldı sadece bir çarpıtma! Duyulabilirse bir mahcubiyet!

Demek ki…

Olmuyor, oyunlarla, kumpaslarla, çarpıtmalarla, etik dışı davranışlarla bir yere varılamıyor!

Emin Pazarcı Diğer Yazıları

İşte fırsat!

12.06.2019

Ah YSK, ah...

07.06.2019

<p>Çağlayan beldesinde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Necdet Anlar, gece saatlerinde yaylaya hayvanl

Dünyanın En İlginç 19 Hayvanından Biri Erzincan´da Görüntülendi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Yer: Gaziantep... Havadan böyle görüntülendi

Korkutan görüntü! Dünden bu yana artış gösteriyor